Açık
Açık

23 Nisan 2018 Pazartesi
   EDİRNE | RÖPORTAJLAR | YAZARLAR | FOTO GALERİ | VİDEO GALAERİ | Reklam | Künye | İletişim
 HABER
"BİR KADIN GİRİŞİMCİDEN EKOLOJİK TARIM MUCİZESİ ÖRNEĞİ"
Türkiye tarım ülkesi, Türkiye tarımda ileri seviyelere gelecek diye diye belki de bu güne kadar kendimizi kandırdık.
11 Mart 2016, 13:48

Türkiye tarım ülkesi, Türkiye tarımda ileri seviyelere gelecek diye diye belki de bu güne kadar kendimizi kandırdık. Hala ne olduğunu bilmediğimiz tohumları, buğday, mısır gibi gıda ürünlerini yurt dışından almak zorunda kalıyoruz. Çünkü bu ülkenin tarımı kendine yetmiyor.

  • Elbette olumlu adımlar da atılıyor ve organik tarıma genel anlamda bir yöneliş var. Çünkü herkes gibi bizim milletimiz de yapaylıktan bıkmış durumda. Dışı kıpkırmızı olan bir domatesin içinin hala yeşil olduğunu görmekten bıkmış durumda. Evine aldığı salatalığın günden güne büyüdüğünü görmekten bıkmış durumda.
  • Organik tarıma yöneliş var ama organik tarımla elde edilen ürünlerimizin iç pazara girişi, satılması bir hayli zor. Çünkü organik tarımla elde edilen tarım ürünlerinin fiyatları diğerlerine nazaran çok daha yüksek. Ülkemizin de içinde bulunduğu ekonomik durum göz önüne alınırsa normal vatandaş yine ne koşullarda üretildiğini bilmediği ürünleri yemek zorunda kalacak.
  • Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu’nun da destek verdiği çok önemli projelere imza atan Fatma Denizci finans sektöründen geliyor. Fakat 1994 yılında Şile’nin Ovacık köyünde bir arazi satın alarak bu işe girişiyorlar. Araziye önce orman ve meyve fidanları dikerek arazinin ve köyün manzarasını değiştirmeye başlıyorlar.
  • 2010 yılında emekli olduktan sonra biyolojik tarıma başlıyorlar. Hem açık alanda hem de serada üretim yapıyorlar.  Ayrıca kümes hayvancılığı, süt ve süt ürünleri, arı yetiştiriciliği yapıyorlar.
  • Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO)’nin yürüttüğü “Alman-Türk İşbirliği Organik Tarım Projesi” kapsamında da 2013 yılı en iyi organik çiftlik ödülünü alan Şile’nin Ovacık Köyündeki bu çiftlikte Fatma Denizci gerçekten organik tarım nedir ve nasıl yapılır konusunda bir söyleşi gerçekleştirdik. 

 

“Türkiye tarım ülkesi, Türkiye tarımda ileri seviyelere gelecek diye diye belki de bu güne kadar kendimizi kandırdık. Hala ne olduğunu bilmediğimiz tohumları, buğday, mısır gibi gıda ürünlerini yurt dışından almak zorunda kalıyoruz. Çünkü bu ülkenin tarımı kendine yetmiyor”.  Bunları Ovacık Köyü Kadın Tohum Derneği Başkanı ve SlowFood Şile Palamut Birliği Lideri Fatma Denizci söylüyor. Denizci, Slow,Food’un uluslararası ve halk destekli bir örgütlenme modeli olduğunu söylüyor.

Fatma Denizci’den  ekolojik tarım, organik tarım, biyolojik tarım, organik sertifakalar, permakültür, Tohum Takas Şenlikleri, yerel tohumlar, Yeryüzü Pazarları ve tarımla ilgili birçok konuda açıklama geldi. 

Ekolojik tarım ile organik tarım arasındaki fark nedir?

Fatma Denizci:Ekolojik Tarım, Organik Tarım ve Biyolojik Tarım aynı kavramlardır sadece kullanıldıkları ülkelere göre değişim gösterebilirler.

Ekolojik/Organik/Biyolojik Tarım: Tarımsal ilaç, suni gübre, hormon, antibiyotik ve zararlı gıda katkı maddeleri gibi uygulamaları yasaklayan, üretimden tüketime her aşaması kontrollü, doğal kaynakları en iyi şekilde kullanarak sağlıklı tarımsal ürünler üretilmesini sağlayan bir tarım sistemidir.

 

Organik sertifikalar ne derece güvenlidir? Organik bir ürünü alırken bunun gerçekten organik mi değil mi olduğunu biz tüketiciler nasıl ayırdedebileceğiz?

Fatma Denizci:Ülkemizde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yetkilendirildiği sertifikasyon kuruluşları var. Organik Tarım yapmak isteyen üreticiler bu kuruluşlara başvururlar. Gerekli şartları yerine getiren üreticiler sertifikasyon sahibi olurlar.  Tüketici aldığı ürüne ait sertifika ile ürünün kim tarafından, nerde, nasıl, üretildiğini sorgulayabilir. Organik ürünlerde bulunan “Organik Tarım Logosu” insan ve çevre sağlığını koruyan üretim tekniklerin kullanıldığını gösterir.

Organik ürünleri alırken bu sertifikasyon belgesine bakmak, Organik pazarlardan alışveriş yapmak gerekir. Organik Pazarlarda ayrıca denetlenmekte olduğu için güvenilir alışveriş yapılabilmektedir.

 

Permakültür Türkiye’de çok yeni bir kavram. Nedir ve nasıl uygulanıyor?

Fatma Denizci:Yeryüzü Derneği’nin 2012 yılında düzenlediği Permakültür Tasarım kursu eğitmen Emet Değirmenci liderliğinde Ovacık köyünde bizim çiftliğimizde yapıldı. Ben de bu eğitimi alarak permakültür ile tanıştım ve çok heyecanlandım. Hayata, doğaya bakışım değişti. Yaşamımın geri kalanını bu felsefe ile değiştirmeye çalıştım. Bahçemi permakültür uygulamaları eğitimlerine açtım. Özellikle çocukların öğrenmesi benim için çok önemli.

Permakültür tasarımcıları doğal ekosistemlerin dengesine, çeşitliliğine ve direncine sahip ve tarımsal olarak üretken ekosistemler tasarlarlar; tasarımlarında su kullanımı, barınak ve enerji sistemlerini ve yenilebilir ve farklı amaçlarla kullanılan yıllık ve çok yıllık bitkiler, su ürünleri ve hayvancılığı birbirini destekler şekilde bir arada kurgularlar.

Bu prensipler, doğanın ve doğal döngülerin dikkatli gözlemini temel alır ve her türlü coğrafya, iklim ve kültürde uygulanabilir.

Türkiye’de birçok PermakültürPalatformları, enstitüleri ve grupları var. Belli dönemlerde Permakültür Tasarım kursları düzenlenmekte.

 

Türkiye’de yerel tohum yok mu, ya da kalmadı mı? Tohum Takas Şenlikleri’nin amacı nedir?

Fatma Denizci:Türkiye’de 2006 yılında bir yasa çıktı ve bu yasayla yerel tohumların sertifikalı olmasını ve çiftçilerin bunları satmasını yasaklandı. Tohum yasası, köy popülasyonu dediğimiz tohumların sertifikalı olmasını, ekilmesini bile yasaklıyor. Yasada “yurt içinde sadece kayıt altına alınmış tohumların satışına izin verilir” deniyor. Herhangi bir çiftçinin bu sertifikasyon işlemini kendi adına yapmasına olanak yok. Dolayısıyla eğer siz sertifikasız bir ürünü sürerseniz idari ve parasal cezai yaptırımlarla karşılaşırsınız.

Bu nedenle köylüler yerel tohum ekmiyor ve mirasımız olan değerleri, sağlığımızı kaybediyoruz. Yerel tohumları korumak ve çoğaltmak amacı ile ülkemizde “Tohum Takas Şenlikleri” yapılıyor. Biz de Şile’de 3 yıldan beri yapıyoruz. Atalık tohumlarımızın önemi konusunda farkındalık yaratmak ve üreticilerin ellerindeki atalık tohumları birbiri ile değiştirip çoğalmasını sağlamak için bu şenlikleri düzenliyoruz. Bu buluşmaları hem üreticinin hem tüketicinin bilinçlendiği, yerel lezzetlerin tanıtıldığı sosyal bir paylaşım aracı olarak görüyoruz.

Tohum Takas şenliklerinde yerel yönetim desteği önemli. Şile Belediyesi bu konuda çok duyarlı ve her zaman yanımızda olmuştur.

 

Atalık tohumları korumak neden önemli? Ne yapmak gerekiyor?

Fatma Denizci:Yerel tohumları korumak ve çoğaltmak için ekmek, diğer üreticiler ile paylaşmak ve her sene ektiğiniz üründen yeniden tohum almak gerekir ki tohumlarımızı kaybetmeyelim. Gelecek nesillere bırakacağımız en güzel miras “tohumlarımız” dır. Korumak da en önemli görevlerimizden olmalıdır.

 

Tohum Derneğiniz var, bu derneği niçin kurdunuz, amacı nedir?

Fatma Denizci:2010 yılında “0rganik Tarım” yapmaya karar verdiğim de, başlamak için yerel tohum bulmakta zorlandım ve araştırmaya başladım. Anadolu’nun çeşitli köylerine gittim her yerden tohum topladım. Tohum Takas Şenliklerine katıldım. 2012 yılında ilk Şile Ovacık Köyü Tohum Takas Şenliğimizi yaptık. Üreticilerin, tüketicilerin, yerel yönetimin, sivil toplum kuruluşlarının o kadar büyük ilgisi oldu ki doğru bir iş yaptığımızı anladım.

Tohumları korumak, çoğaltmak, paylaşmak ve biyoçeşitliliği korumak amacı ile Ovacık Köyü Kadın Tohum Derneği’ni kurduk. Kadın üretim alanlarında tohumu saklayan, koruyan ve çoğaltandır dedik ve gıdanın üretimini gerçekleştirmek hem de köy ekonomisinde kadının katkısını arttırmak için yürüyüşümüze adım adım başladık.

 

Yeryüzü Pazarlarının diğer pazarlardan farkı nedir?

Fatma Denizci:2013 yılında 10-15 üretici ile “Üretici Pazarı” açtık. Daha sonra bunun Şile’ye ve İstanbul’a yetmediğini farkettik. Şile Belediyesi, Şile Tarım İlçe Müdürlüğü, Şile Turizm Derneği ve Ovacık Köyü Kadın Tohum Derneği’nin katkıları ile “Şile Doğal Ürünler Pazarı”nı açtık. Üretici sayımız 45’e çıkmıştı.

Bu sırada SlowFood Şile Palamut Birliği’ni kurduk.

SlowFood;  İtalya’da başlayan İyi, Temiz, Adil kavramlarını benimseyen bir hareket. Amacımız Pazarımızı bu hareketin içinde yeralan “Yeryüzü Pazarı/Earth Market diye adlandırılan satış alanına dönüştürmekti. 15 Kasım 2015 tarihinde Yeryüzü Pazarı/ Earth Market olarak tescillendik ve adımızı uluslararası bir alanda duyurmayı başardık.

Türkiye’de ilk olarak Foça’da kuruldu. Sonra Gökçeada ve 3. olarak Şile.

 

Nasıl kuruluyorlar? Standartları nelerdir?

FatmaDenizci:YeryüzüPazarı 40 km mesafedeki sadece kendi ürettikleri ürünleri satan çiftçilerden oluşan uluslar arası Pazarağıdır. Bu Pazarağında Slow Food’un ‘iyi, temiz, adil’ ilkesine uygun olarak üretilmiş ürünler bulunur. Sadecemevsimsel, yöresel ve sürdürülebilir tarım metotları ile üretilmiş ürünler yer alır. Yeryüzü pazarında fiyatların ulaşılabilir olmasına dikkat edilir. Üretici ve tüketici doğrudan diyalog kurarak ürününün kalitesi hakkında bilgi verir ve sorumluluğunu alır. Yeryüzü Pazarı sadece satış yeri değil, tadım yerleridir. Ürün ve üreticiler uluslararası yer değiştirme imkanı sağlanmaktadır.

 

 Üreticiler memnun mu? Bu pazarın sosyo-ekonomik katkısı nedir?

Fatma Denizci:Bu kriterleri sağlayabilenler pazarda yerini alıyor, hem ürün üretmeye devam ediyorlar, ürünlerinin satıldığını görünce o ürüne, toprağa yatırım yapmaya devam ediyorlar. Yerli ekonomiyi de canlı tutuyorlar, bence en önemlisi kendi bildikleri işi yaparak evlerini geçindirebilmeleri, köylerinde kalmaları şehirlere iş aramak için göçmemeleri.

 

Siz tüm bu çalışmalarda SlowFood’un da ilerisine mi geçtiniz?Gelecekteki projeleriniz neler?

Fatma Denizci:SlowFood Şile Palamut Birliği olarak bundan sonra açılacak (talep var) Yeryüzü Pazarları için destek olmak, rehberlik yapmak istiyoruz. Var olan Pazar tüzüğü, kuralları ile ilgili standardisazyon oluşturabilirsek herkesin faydalanacağı bir kaynak yaratmış olacağız.

 

 

2014 YILINDA DÜNYADA ORGANİK PAZARLARDAKİ GELİŞMELER:

Almanya organik pazarı yüzde 4.8 oranında arttı.  ABD’deki organik pazar yüzde 11 artışla, 35.9 milyar dolar değerine ulaştı. Organik Ticaret Birliği’nin ABD organik satışlarını ilk kez araştırdığı 1997’ye kıyasla, pazar 10 kat artış gösterdi. Fransa’da organik gıda pazarında satışlar yüzde 10 arttı. Danimarka’da satın alınan her dört havuçtan biri ve her dört litre sütten biri organik.İsveç organik pazarı % 5.6’lık bir pazar payına erişti. En fazla talep meyve ve sebze ürün grubunda oldu. İsviçre organik pazarı yüzde 7.5 arttı. Kişi başına düşen tüketim 269 İsviçre Frangı’na (2013’te 223 euro) yükseldi. Bu, Avrupa’daki en yüksek rakam. Ülkede dağlık bölgedeki her 5 hektar alandan bir hektarı organik olarak işleniyor.

 

2014 TÜRKİYE ORGANİK TARIM VERİLERİ

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre, 2002’de çiftçi sayısı 12 bin 428 iken bugün70 bini aşmış durumda. Organik tarımda 2014 ihracat verileri de 79 milyon dolara ulaştı. Ürün çeşitliliği ise 2013 verilerine göre 213’e yükseldi. IFOAM ve FIBL’in 2014 raporuna göre; Türkiye organik tarım arazisi artışı gösteren 81 ülke arasında 4’üncü sırada.

 

"SERAP GİRGİN BAYKAL EDİRNE MEYDAN GAZETESİ "ve kadın" dergisi için özel olarak yazdı"

11 Mart 2016, 13:48
 YORUMLAR
 YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 DİĞER HABERLER
“Lalapaşa ve Bolyarovo için hayırlı olsun”
Lalapaşa Belediyesi ile Bulgaristan Bolyarovo Belediyesi arasında kültürel işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla planlanan "Lalapaşa ve Bolyarovo'nın Kültürel Mirasının Tanıtılması” Projesi için ilk imzalar atıldı.
Daha fazla elektrik üretilecek
Edirne Katı Atık Yönetim Birliği (EDİKAB), 2018 yılının ilk toplantısında Meclis üyeleri tarafından birliğe üye olmayan kurum ve kuruluşlardan bertaraf ücretinin ton başına 38 lira 18 kuruş alınmasını oy birliğiyle kabul edildi. Toplantıda ayrıca Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne Katık Atık Düzenli Depolama ve Bertaraf Tesisleri’nden öngörülen miktardan daha fazla elektrik üretilebileceğini söyledi.
Ortak tepki: “OHAL değil, demokrasi”
​​​​​​​CHP Genel Merkezinin, 81 ilde "OHAL’in kaldırılması ve Türkiye’nin yeniden demokrasiye dönerek normalleşmesi" çağrısı üzerine, CHP Edirne İl Örgütü, KESK Edirne Şubeler Platformu ve pek çok sivil toplum kuruluşundan temsilcilerin katılımıyla şiddetli yağışa rağmen Saraçlar Caddesi’nde protesto gerçekleştirildi.
"Doğru sürüm ve ekim erozyonla mücadelede önemli"
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü Danışmanı Prof. Dr. Doğan: "Erozyonla mücadelede en önemli etkenlerden biri tarla sürüm teknikleridir. Çiftçilerimiz tarlalarını iş yükü kolaylığı nedeniyle yokuş aşağı değil de yan olarak sürmeli ve ekim yapmalıdır. Doğru sürüm ve ekim yapıldığında erozyonla mücadelede yüzde 50 başarı sağlanabilir" dedi.
211 kaçak ve sığınmacı yakalandı
​​​​​​​Edirne'de yasa dışı yollardan Yunanistan ve Bulgaristan'a geçmeye çalışan 211 kaçak ve sığınmacı yakalandı.
“Göğe Bakma Durağı”
İnsanların tabiriyle “Göğe Bakma Durağı” nın tam karşısındaydı İstasyon Kafe. Hiçbir yerden görülemeyen tabelasının yerine konsepti gibi renkli bir duvar yazısı ile karşılardı insanlarını. Kapısını açmanın zorluğu gibi kapadıktan sonra da çıkmanın zor olduğu şahsına münhasır bir istasyon. Ve İstasyon’u sıcak ve samimi tavırlarıyla bir kafeden çok evindeymiş gibi hissettiren İşletme Sahibi, “İstasyon İnsanları”nın nam-ı diğer annesi Şenay Durmaz.
“Kadına onur yakışır”
Mesleğinde yarım asrı deviren Avukat Nurten Yücel. “Avukatlığı hayatın içinde olan bir meslek olarak” tanımlıyor. Şu an Edirne Barosu’nun en tecrübeli ismi olarak gençlere örnek olan Yücel “bizde Kadına onur yakışır” dedi.
“Hayallerinizden vazgeçmeyin”
Edirne’de hem iş dünyasında hem de siyasette ismi parlayan kadınlarımızdan Pınar Ersaçmış ile keyfili bir sohbete imza attık.
Nevser ERASLAN

Siz sınıfta kaldınız!
Çetin ÜNSALAN

İktidara talip partilere ortak çağrı
Ali İhsan GÜRCİHAN

Bir  ölümün  hatırlattıkları !...
Buşra DENGİN

Nasıl bir gelecek?
Melek CANİKLİ

Kabak salatalı tavuk köftesi
Behiç GÜNALAN

SAROS RUHUNU TESLİM EDİYOR!..
İnci Küpeli Kız

Çünkü vakit, ömürdür…
Serap Girgin BAYKAL

AB ve Türkiye arasında neler oluyor?
Fatma BAYKO

Kırsalın türküsü
Hakan İNCİ

Edirne sosyal sorumluluk projelerinin neresinde ?
Emin İNAĞ

KOBİ'lerin Marka gücü
Altay BAYATLI

Edirne’yi unutma.
Nilgün ERMAN

Hangi Mesleği Seçmeliyim?
    FETÖ şüphelileri yol kontrolünde yakalandı
    Yunanistan'a kaçma girişimindeyken yakalandı
    İmam, çocuklara sporu tarihi camide sevdiriyor
    3 yaşında İstiklal Marşı’nı ezbere okudu
    Çocuk Şenliği kapılarını açtı
 EDİRNE | RÖPORTAJLAR | YAZARLAR | FOTO GALERİ | VİDEO GALAERİ | Reklam | Künye | İletişim

NG Ajans Yayıncılık Reklam ve Danışmanlık Sabuni Mah.Vavlı Cami Sk.Halise Atlı İş Merkezi No :8 D:6/15 EDİRNE
Tel: 0284 214 69 19
Edirne Ahval Gazetesi resmi web sitesi ©2015 Tüm hakları saklıdır, içerik kaynak gösterilmeden kopyalanamaz.
EDIRNEAHVAL.COM ABONESİ sanalbasin.com üyesidir