Parçalı Bulutlu
Açık

19 Nisan 2018 Perşembe
   EDİRNE | RÖPORTAJLAR | YAZARLAR | FOTO GALERİ | VİDEO GALAERİ | Reklam | Künye | İletişim
 YAZARLAR
 
Ali İhsan GÜRCİHAN
Eğitime el atan cemaatlerden ders almadık mı?
01 Şubat 2018, 12:13

FETÖ’nün bu kadar çok sayıda insanın kanına girmesi ve güçlenmesi özellikle eğitim sektörüne el atması ve nerede ise ele geçirmesi ile mümkün olmuştur.

Özellikle 2004 sonrası hileli bir şekilde elde ettiği sözde başarıları sonucu Milli Eğitimin ve iktidarın takdirlerinden de güç alarak nerede ise alternatif  bir eğitim ortamı yaratmış ve vatandaş tarafından da tercih edilir bir konuma gelmiştir.

Özellikle 15 Temmuz hain ayaklanma sonrası; insanları, yok şu cemaat okulunda okumuş, yok şu dershanede kursa gitmiş ya da cemaatin şu yurdunda kalmış diye rahatlıkla suçluyoruz. En azından bu insanlara şüphe ile bakıyoruz.

         İyi güzel de; özellikle 2004 yılından itibaren Eğitim dünyamızda Fetullah imzalı okul, dershane ve yurtların nasıl teşvik edildiğini unutuyoruz. O dönem Valiler’in, Milli Eğitim Müdürleri’nin bu cemaatçi kurumlara nasıl kanat gerdiğini, daha kaliteli bir eğitim verdikleri ve başarılı olduklarını tanıtma adına dolaylı bir şekilde nasıl gayret gösterdiklerini yaşadığım şehir Edirne özelinde bile çok iyi hatırlıyorum.

Cemaatin elinde yetişen çocukların yaptığı gösteri ve yarışmaları gözyaşları içerisinde izleyip takdirlerini sunan siyasileri de unutamıyorum. Vatandaşın çocukları ile ilgili tercihinin her yıl artan bir şekilde Fetullah’ın eğitim kurumlarına kaymasında özellikle iktidarın ve iktidar etkisindeki yöneticilerin cemaat eğitim kurumlarını takdir ve teşvik eden yaklaşımlarının etkisi olduğunu düşünüyorum. Takdir ve teşvikten öte, sadece Bülent ARINÇ’ın, Melih GÖKÇEK’e yaptığı suçlama bile büyük belediyelerin Fetullah’çı yapılanmalara arazi tahsisi bile yaptığını ortaya koymaktadır.

Dershane ve okul zincirinin yanı sıra, öğrencilerle birebir ilgilenebilecek ve etki edilebilecek en uygun ortam, ders dışında yemekhane, gazino, kütüphane ve çalışma mekanları  olduğu için cemaatler bu ortamı sağlayacak yurt kapasitesini arttırmaya da çok önem vermişlerdir.

Cemaat ve tarikatlar, ellerindeki bu yurtlarda militanca  çalışan öğretmenleri, ağabeyleri ve ablaları vasıtası ile aleni şekilde bir nevi cemaatin askerlik şubesi ve acemi eğitim merkezi gibi öğrenciler üzerinde çalışmışlardır. Güzel bir gelecek ve umut vaadi ile onların büyük kısmını kazanmayı başarmışlar, cemaat himayesinde ulaşacakları hedeflerini belirlemiş ve yol haritalarını da çizmişlerdir.

Bugün terör örgütü dediğimiz o ğünlerin Fetullah’çıları, gençleri amaçlarına uygun işlemeye çalıştığı sırada, bizler  yaklaşan tehlikeyi anlatıyor, yazıyor, haykırıyorduk ama,  ne yazık ki kimseye kabul ettiremiyorduk. Daha da ötesi “Dindar insanlarla uğraşan, Din düşmanı “ birileri gibi bakılıyor, suçlanıyor ve dikkate dahi alınmıyorduk.

15 Temmuz’da tüm çıplaklığı ile ortaya çıkan hain ve üzücü tablo sonucu, FETÖ gerçeği ve ne yapmak istediği, geç te olsa  işbirlikçileri dahil herkes tarafından anlaşılmıştır.

Ancak aynı hatayı bir başka şekilde devam ettirdiğimizi düşünüyorum. Bugün masum gördüğümüz diğer cemaat ve tarikatların da gelecekte gençler üzerinde hangi güç odakları adına nasıl bir değişim yapacağını  kestirmemiz mümkün değildir. İnanç Dünyamızda saygın ve güvenilir dahi olsa, çocuklarımızın eğitimi  hiçbir cemaat ve tarikatın hayır ve hizmet maksatlı çalışmasına  bırakılmamalıdır diye hatırlatmak istiyorum . 

Cumhuriyet karşıtı ve Laik Devlet düzenini değiştirmeyi amaçlayan böyle paralel ve sinsi bir yapılanmayı, birileri işin kendilerine dokunduğu 17-25 Aralık 2014 tarihine kadar “ Hizmet Hareketi ” diye takdir ve teşvik ederken, biz bir vatandaş sorumluluğu ile 2007 yılında bu tehlikeyi ikaz ederek  “Tarikat Kapanı Yurtlar” başlığı altında bakın neler yazmışız. 

Bu yazının bugün eğitim alanında faaliyet gösteren diğer cemaat ve tarikatlar açısından da halen önemli olduğunu ve bu alandaki faaliyetlerine son verilmesi  gerektiğini düşünüyorum. Tekrarlıyorum aşağıdaki yazım 2007 yılında yazılmış ve yayımlanmıştır.

TARİKAT KAPANI YURTLAR

8 Nisan 2007

Yeni Eğitim ve Öğretim yılı  kayıtları başlar başlamaz, özellikle üniversiteli gençlerimizin kalacakları yurt ve yer sorunu tekrar gündeme oturmaktadır.

Haberlere göre; geçen yıl Üniversite’de okuyan yaklaşık 3 milyon öğrenciden sadece 201.000 kadarı Yurt-Kur’a bağlı Devlet yurtlarından istifade edebilmiş.

Elbette ailesinin yaşadıkları ilde okuyabilen bir kısım şanslı öğrencinin böyle bir sorunu yok. İmkanı olan bir kısım öğrenci de ev kiralama şansına sahip.

Ancak, bunların dışında kalan büyük bir öğrenci kitlesinin içine düştüğü çaresizlik, bu ülkenin geleceğini şekillendirmek isteyen cemaat ve tarikat ağırlıklı bir kesim için senelerdir çok güzel bir taban genişletme ortamı yaratmış ve oldukça mesafe de almış durumdadır.

         Bilerek ve isteyerek bu yurtları tercih edenleri, yani zaten tarikatın bir şekilde parçası olanları elbette konu haricinde tutmamız gerekir.

Ancak, sıradan bir veli ve öğrenciye çaresiz olduğu ve kendini yabancı hissettiği bir ortamda, üniversite önlerinde ya da toplu ulaşım merkezlerinde dertlerine çare bulma maksadı ile yanaşmak ve ilk teması kurmak CEMAAT ve TARİKAT AVCILARI için güzel ve kolay bir fırsat yaratmaktadır.

Basın ve yayın organlarında yayınlayabildikleri ölçüde de , cemaat ve tarikat avcılarının militanca ve korkusuzca nasıl öğrenci kazanmaya çalıştığını hep beraber görmekte ve ne yazık ki takdirle izlemekteyiz.

Bir kısım veli ve öğrenci cemaat tuzağını bilse, anlasa bile çaresiz oldukları için , bir kısmı da daha masumane bir bakış açısı ile olayın farkına varamadıkları için, özellikle bir kısım velinin de maddi açıdan çıkarına uygun geldiği için üniversite eğitimine diye yola çıkan bazı gençler böylece ve kolaylıkla  CEMAAT ve TARİKAT AVCILARI’ nın kapanına düşmektedirler..

Sonrası mı, sonrası malum.

Türkiye’nin geleceği,başta Fetullah olmak üzere Cumhuriyet karşıtı Cemaat ve Tarikatçı’ların elinde şekillenmeye devam etmektedir.

Bazı sermaye grupları ile olan ilişkileri ve özellikle yurt dışı irtibatları nedense bir türlü ortaya çıkarılamayan ve her geçen gün güçlenen bu cemaat ve tarikatlar, geliştirdikleri ortama  paralel olarak yurt kapasitelerini ve imkanlarını da arttırmakta, ülkenin her köşesinde artık yaz kampları bile açmaktadırlar.

Böyle çok açık oynanan ve her geçen gün cesaretle güçlenen bir manzara karşısında, Demokrasi ve Cumhuriyet sahipleri tarafından ne yapıldığı ve ne yapılmadığı düşünüldüğünde , insan gerçekten tereddütte kalıyor ve deliler gibi kendi kendine soruyor;

-Devletin yurt sorununu çözmesi çok mu zor ? Cemaat ve Tarikatlar Devlet’ten, Atatürk’çü geçinen Dernek mensuplarından, Odalardan, Borsalardan, Üniversite’lerden, seçkin iş adamlarından ve hatta Oyak’tan  daha mı güçlüler ?

- Cemaat ve tarikatçı yurtlar para kazanıyor da, gençlerin yurtları için biz yatırım yaparsak kazanamaz  ve  çok kar edemeyiz diye mi korkuyoruz. Oysa yatıp, kalkıp “En karlı yatırım gençliğe ve eğitime yapılan yatırım”diye söylemiyor muyuz ?

-Tarikatçılar ülke gençlerini bizlerden daha mı çok seviyorlar ve ülkenin geleceğini bizlerden daha mı fazla düşünüyorlar ?

-Gençlerimizi ve geleceğimizi ümmetçi bir yaşam içine çekmek ve Ilımlı İslam’ın tabanını yaratmak için özellikle ABD kaynaklı ve Fettullah markalı yürütülen bu örtülü faaliyetler için en uygun ortam olarak kullanılan  yurtları önlemek mümkün değil midir, çok mu zordur ?

Akla gelen birçok soru .Ya cevabı; cevap verecek halim de yok, işi çözecek gücüm de yok.

Ama sonuç; hem bireysel olarak, hem toplum olarak, hem de gençliğe emanet edilmiş koca bir Cumhuriyet olarak yurt sorununu dahi çözememiş acizlik kokan bir tablo.

Suç olmayacak ise bari şunu da söyleyeyim. Acaba bu konu Cemaat ve Tarikatçılar rahat çalışsın ve tabanını genişletsin diye kasten yarattığımız bir tablo mudur?

01 Şubat 2018, 12:13
 YORUMLAR
 YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 DİĞER YAZILARI
Bir  ölümün  hatırlattıkları !... - (21 Mart 2018, Çarşamba 10:14)
Duyarsızlık  ahlaki bir  suçtur.. - (16 Mart 2018, Cuma 10:02)
Siyasete  kumpas  olmasın !! - (09 Mart 2018, Cuma 10:31)
Samimiyetsiz bir teklif - (27 Şubat 2018, Salı 10:29)
Sözde gazeteci             - (09 Şubat 2018, Cuma 09:49)
Hangi  yüzle !... - (05 Şubat 2018, Pazartesi 10:14)
Eğitime el atan cemaatlerden ders almadık mı? - (01 Şubat 2018, Perşembe 12:13)
Suriyeli gençler nerede? - (24 Ocak 2018, Çarşamba 12:20)
Afrin harekatı - (23 Ocak 2018, Salı 11:02)
Ben de milli ve yerliyim - (15 Ocak 2018, Pazartesi 10:12)
Yazar arşivi  
Nevser ERASLAN

Siz sınıfta kaldınız!
Çetin ÜNSALAN

Türkiye’nin petrolü…
Ali İhsan GÜRCİHAN

Bir  ölümün  hatırlattıkları !...
Buşra DENGİN

Nasıl bir gelecek?
Melek CANİKLİ

Kabak salatalı tavuk köftesi
Behiç GÜNALAN

SAROS RUHUNU TESLİM EDİYOR!..
İnci Küpeli Kız

Çünkü vakit, ömürdür…
Serap Girgin BAYKAL

AB ve Türkiye arasında neler oluyor?
Fatma BAYKO

Kırsalın türküsü
Hakan İNCİ

Edirne sosyal sorumluluk projelerinin neresinde ?
Emin İNAĞ

KOBİ'lerin Marka gücü
Altay BAYATLI

Edirne’yi unutma.
Nilgün ERMAN

Hangi Mesleği Seçmeliyim?
    Zıpkınkurt kazandı “Özür bekliyorum” dedi “Edirne’de bir kazanan var ama kaybedenler çok”
    Bakan Soylu'nun konvoyu önünde trafik kazası
    Yurda kaçak yollarla getirilen köpekler ihaleyle satılacak
    "Türkiye'de nükleer santral kurulumu geç kalınmıştı"
    İlk resmi nikahı kıyıldı
 EDİRNE | RÖPORTAJLAR | YAZARLAR | FOTO GALERİ | VİDEO GALAERİ | Reklam | Künye | İletişim

NG Ajans Yayıncılık Reklam ve Danışmanlık Sabuni Mah.Vavlı Cami Sk.Halise Atlı İş Merkezi No :8 D:6/15 EDİRNE
Tel: 0284 214 69 19
Edirne Ahval Gazetesi resmi web sitesi ©2015 Tüm hakları saklıdır, içerik kaynak gösterilmeden kopyalanamaz.
EDIRNEAHVAL.COM ABONESİ sanalbasin.com üyesidir