Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi (EYBAL) öğrencilerinin 1. Murat Anadolu Lisesi’ne taşınmasına ilişkin velilerin tepkilerine yanıt veren 1. Murat Anadolu Lisesi Müdürü Yakup Öz, sosyal medyada ve bazı açıklamalarda yer alan eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Öz, “Okulumuzun öğrenci sayısının düşmesinden kaynaklı orada halk eğitim kursları vardı. Badanası yapıldı, boyası yapıldı, elektriği yapıldı, ısınma alanları yapıldı. Her şey yapıldı. Pencereler korunaklı hale getirildi. Daha ne istiyorsunuz? Devlet daha ne yapsın size? Amacınız ne? Bizim okul olarak, mahalle olarak, veli olarak, öğrenci olarak günahımız ne? Biz niteliksiz miyiz? Biz burada öğrenci yetiştirmiyor muyuz? Bu anne ve babaların çocukları değil mi bunlar?” dedi.

Edirne’de depreme dayanıksız olduğu için yıkım kararı verilen Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi (EYBAL) öğrencilerinin tarihi 1. Murat Anadolu Lisesi’ne taşınmasına EYBAL velileri çok kez tepki göstermişti. 1. Murat Anadolu Lisesi imkanlarının yetersiz olduğunu savunan veliler, öğrencilerin önce Hasan Sezai Anadolu İmam Hatip Lisesi, en son ise Serhat Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne taşınmasını talep etmişti.

Kent genelinde ses getiren tepkilere karşı, 1. Murat Anadolu Lisesi Yönetimi de sessizliğini bozdu. Lise Müdürü Yakup Öz, bugün okulda düzenlediği basın toplantısında, okulun fiziki koşullarıyla ilgili eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Öz, “Bu eğitim-öğretim yılında Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nin konuğumuz olarak okulumuzda misafir edilmesi, bizler için hem sorumluluk hem de paylaşıma dayalı yeni bir birliktelik anlamı taşımaktadır. 1. Murat Anadolu Lisesi olarak her zaman eğitimde iş birliğini önemseyen, kurumlar arası dayanışmanın hem öğrenciler hem de öğretmenler için zenginleştirici olduğuna inanan bir anlayışa sahibiz. Ancak son günlerde, bazı veliler tarafından okulumuzun fiziki koşulları ve imkânlarıyla ilgili dile getirilen eleştirilerin, ne yazık ki gerçeğin bütününü yansıtmadığı ve okulumuzun emek veren öğretmenlerini, çalışanlarını ve öğrencilerini üzdüğü görülmüştür” dedi.

Öz, 1. Murat Anadolu Lisesi’nin EYBAL öğrencilerine güvenli, nitelikli ve gelişim odaklı bir öğrenme ortamı sunduğunun altını çizerek, “Her okulun kendine özgü güçlü yanları, gelişime açık alanları vardır. Bizler, eksiklik olarak değerlendirilen her noktayı dikkatle ele alıyor, çözüm odaklı bir yaklaşımla iyileştirme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Fakat yaşanan bu süreçte bazı velilerin değerlendirmelerinin, okulumuzu tanımadan, iç işleyişimizi görmeden yapılmış olması; yapılan yorumların haklı eleştiri sınırının ötesine geçerek okul iklimini zedeleyici bir nitelik kazanmasına neden olmuştur. 1. Murat Anadolu Lisesi, yıllardır Edirne’de köklü bir eğitim geleneği olan, akademik başarısını sürekli artıran ve sosyal-kültürel faaliyetleriyle öne çıkan bir kurumdur. Çabamız, hem kendi öğrencilerimize hem de bu yıl misafir ettiğimiz Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi öğrencilerine güvenli, nitelikli ve gelişim odaklı bir öğrenme ortamı sunmaktır” şeklinde konuştu.

Öz, velilerin düşünceleri ve yapıcı eleştirilerine karşı her zaman açık olduklarını kaydederek, “Velilerimizin düşüncelerine her zaman değer veriyor, yapıcı eleştirilere kapımızın sonuna kadar açık olduğunu vurguluyoruz. Ancak beklentimiz, her yorumun adil, saygılı ve iş birliğini güçlendiren bir tonda yapılmasıdır. Bizler, öğrencilerimizin iyiliği için buradayız; aynı paydada buluştuğumuz her veli ve her paydaş bizim için kıymetlidir. Bu sürecin karşılıklı anlayış ve empatiyle daha sağlıklı bir noktaya taşınacağına inanıyoruz. Amacımız; iki okulun öğrencilerinin bu yılı kaygıdan uzak, huzurlu, üretken ve başarılarla dolu bir şekilde tamamlamasıdır. Birlikte hareket ettiğimiz sürece, her zorluk kolaylaşacak; her eksik güç birliğiyle tamamlanacaktır” diye konuştu.

Okulun taşınması sürecine de değinen Öz, “Biliyorsunuz ara tatilin çarşamba ya da perşembe günüydü. Hem Yıldırım Anadolu Lisesi’nin müdürü Tolga Bey, hem de 1. Murat Anadolu Lisesi Müdürü olarak bizler milli eğitim müdürlüğüne çağrıldık. Bize Ankara’dan gelen yazıyı ilettiler. Dendi ki Yıldırım Anadolu Lisesi depreme dayanıksız olduğu için araştırmaları yaptık. 15 tane şubesi var; iki tane idare odası var, 3 tane laboratuvarları var. Herhangi bir okul bunlara müsait değil. 1. Murat Anadolu Lisesi buraya uygun. Gerekli çalışmaları yapın, bu okulu 3 gün içerisinde buraya taşıyacağız. İnanın ertesi gün vali bey okula geldi, beraber gezdik Milli Eğitim Müdürü’yle birlikte. Hatta o gün Yıldırım Anadolu Lisesi’nin öğrencileri de vardı, velileri de vardı. Vali bey orada talimatını verdi. A’dan Z’ye ne yapılması gerekiyorsa, ne eksiklik varsa bunların hepsi yapılacak’ dedi. İnanın gece gündüz çalışarak, halen daha çalışılıyor ve mükemmel bir hale getirildi. O üst kat dedikleri kullanılmayan yer Halk Eğitim Merkezi’nin kursuydu. Orası 5-6 yıl öncesine kadar eğitim öğretim yapılıyordu. Ama okulumuzun öğrenci sayısının düşmesinden kaynaklı orada halk eğitim kursları vardı. Badanası yapıldı, boyası yapıldı, elektriği yapıldı, ısınma alanları yapıldı. Her şey yapıldı. Pencereler korunaklı hale getirildi. Daha ne istiyorsunuz? Devlet daha ne yapsın size? Amacınız ne?” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin sürece dahil edilmemesi gerektiğinin altını çizen Öz, “Hadi onları geçtik. O adamların yapmış olduğu emeklere saygısızlık yapıyorsunuz. Bizim okul olarak, mahalle olarak, veli olarak, öğrenci olarak günahımız ne? Biz niteliksiz miyiz? Biz burada öğrenci yetiştirmiyor muyuz? Bu anne ve babaların çocukları değil mi bunlar? Eğer bir eleştiri yaparken paylaşımcı yapıcı yaparsınız. Bir de eğitimli insan o çocukları bu işlere katmadan dışarıda hakkını arayabilir. Saygıyla bu olaya bakarım. Ama öğrencileri bu işin içerisine sokamazsınız. Burada kaybeden kim? Öğrenci. Size bir şey olmuyor. Her gün eylem yapıyorsunuz, yapın. Basına açıklaması yapmak izne tabi yaparsın. Hiçbir problem olmaz”

Sosyal medyada okulla ilgili yapılan paylaşımların gerçeği yansıtmadığını da söyleyen Öz, “Amaç burada olayın düzgün bir şekilde insanlara anlatmak değil, sadece insanlara kamuoyu oluşturup kamuoyu oluşturmak. Sadece şunu diyorum; yazıklar olsun” dedi.
Adem Batuhan SEVER