Emekliden manifesto; ‘Yük değil, bel kemiğiyiz’

Emekliden manifesto; ‘Yük değil, bel kemiğiyiz’
Yayınlama: 27.02.2026
19
A+
A-

Edirne’de düzenlenen Türkiye’nin ilk Emekli Çalıştayı’nda bir araya gelen emekliler, yayımladıkları sonuç bildirgesi ve manifestoyla insanca yaşam haklarını talep ederek “Biz bu ülkenin yükü değil, bel kemiğiyiz” mesajı verdi.

Edirne’de Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan 1. Emekli Çalıştayı, 22 Şubat Pazar günü Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda emeklilerin yaşadığı sorunlar, talepler ve çözüm önerileri ele alındı. Çalıştaya Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof.Dr. Mehmet Akalın, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda emekli katıldı. Programın ardından Edirne Emekliler Derneği tarafından hazırlanan sonuç bildirgesi, kamuoyuyla paylaşıldı.

ÇALIŞTSAYIN SONUÇ BİLDİRGESİ

Çalıştayda söz alan konuşmacıların değindiği konulara da yer verilen bildirgede, talepler ve öneriler ile sonuç da yer alırken, bildirgede şu ifadelere yer verildi:

“TALEPLER VE ÖNERİLER

· Çalışanlara verilen seyyanen zam, güncel haliyle düzenlenerek biz emeklilere de verilmelidir.

· İntibak yasası yeniden güncellenerek haklarımız geriye dönük olarak faizi ile birlikte ödenmelidir. (Aynı yıl aynı prim ödeyen ancak farkı yıllarda emekli olanlar arasında ciddi farklar var.)

· 3600 ek göstergedeki haksızlıklardan emeklilerimizde mağdur olmuştur, giderilmelidir.  

· Muayene ve ilaç katkı payları kaldırılmalıdır.  Sağlık giderleri ayrıcalıksız  ödenmelidir.    

· En düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenmeli, taban maaş uygulaması kaldırılmalıdır.  (Daha önce asgari ücretin üstündeydi)  

·  Yılda iki kez ödenen bayram ikramiyeleri en az asgari ücret düzeyinde olmalıdır.  

·  Yapılan zamlar tüm emekli kesimine aynı oranda yansıtılarak ödenmelidir.  

·   İşçi ve Kamu çalışanlarına verilen sendika ve toplu sözleşme hakkı Emeklilere de verilmelidir.    

· Aylık bağlama oranlarının en az %70 e yükseltilmesini istiyoruz. Emekli bağlanma oranları %40 la ra gerilediği için kimse Emekli olmak istemiyor.

Ayrıca Emekli olduktan kısa bir süre sonra hayatını kaybeden emeklinin eşine  %40 ın %75 Bağlanıyor, Çocuk varsa bu oran %50 Eş e ,%25 çocuğa olarak uygulanmaktadır. Bu oranlar gözden geçirilmeli Dul ve yetimlerin aylıkları insanca yaşayacak düzeyde olmalıdır.

· En büyük kitle olan emeklilerin Banka promosyonlarında en düşükten faydalandığı(bireysel yapıldığı için)Banka promosyonların dan en yüksek oranda faydalanması için hükümetin çözüm üretmesi gerekir. Genelde çözüm üretilemiyorsa Yerelde Emeklilere bir nebze ilaç olacak Bankalarla promosyon görüşmelerine başlanması ve Belli kurumlardan indirim için görüşmelerin yapılması.

· Sendika hakkı için mücadele edilmesi gerektiği

· Bir sonraki çalıştayın, Emeklilerin en büyük sorunlarından biri olan SAĞLIK konusunda olması gerektiği

· Belediyenin 65 yaş üstü ücretsiz ulaşım konusunda destek olması, Belediye olarak Emeklilerin sosyal yaşamlarını yürütecekleri sosyal alanların çoğaltılması gerekmektedir.

· 65 yaş üstü Emeklilerin ulaşımı ücretsiz kullanımı dile getirilip rencide edilmelerinin önüne geçilmesi

· Üniversitelilerle, Emeklilerin sorunlarının aynı olduğu ve birleşik mücadele edilmesi gerektiği.

· Siyasi parti temsilcileri konuşmacı değil dinleyici olmalı ve sorunların çözüm yollarını bulmak için çalışmalıyız.

· Sorunların çözümünde hepimize görev düştüğünü, sadece yasama, sadece parti çalışmalarının sorunları çözemeyeceğini, tüm vatandaşlarımızın sistemi değiştirme konusunda görev almasını, partilerini zorlayarak sistemin değişmesine katkı sağlamaları gerektiği. Partilerin çözüm yolları gerçekçi olmalıdır.”

SONUÇ

Bildirgenin sonuç bölümünde ise, “Demokrasi olmadan Emeklilerin sorunlarının çözülemeyeceği, Tam demokrasi için birleşik mücadele etmek gerektiği. Bu süreçte herkesin bir gün emekli olacağı düşünüldüğünde, Emeklilerin sorunlarının çözümünü her yerde dile getirileceği ve bu konuda hep birlikte mücadeleye destek olunacağı ortak düşünce olarak belirlenmiştir” denildi.

‘EDİRNE’DE 117 BİN EMEKLİYİZ’

Dernek tarafından yayınlanan ‘Emekliler Manifestosu’nda ise şu ifadelere yer verildi:

“Bu manifesto bir rica değil, bir hesap sormaktır. Çünkü biz, Atatürk’ümüzün “Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla ve asla yorulmazlar” dediği 70’li ve 80’li yılların gençleriyiz. Bugün de “Demokrasi mücadelesinden emekli olunmaz” diyen, çalışırken de emekliyken de “Çağdaş insan örgütlü insandır” görüşünü savunan, Türkiye genelinde 16 milyon, Edirne genelinde ise 117 bin emekliyiz. Biz bu ülkenin yükü değiliz; gençliğimizde bu ülkenin çarklarını döndürdük, yıllarca çalıştık, ürettik, vergi ödedik ve sonunda emekli olmaya hak kazandık. Bu hakkı; gençliğimizi vererek, sağlığımızı kaybederek ve boğazımızdan kısarak kazandık.

‘SEÇİM ZAMANI HATIRLANAN BİR KİTLE OLMAYACAĞIZ’

Kimse bize bütçe masalı anlatmasın; bütçe emeği yok sayarak yapılmaz. Kimse bizi bu ülkenin sırtında yük ilan etmesin, yük arıyorsanız yanlış yerde arıyorsunuz; bu yükün sorumlusu bizler değiliz. Bugün yaşadığımız adaletsizliğin adı nettir: 2008 yılında çıkarılan yasadır. Bu yasa, emekliyi yoksulluğa mahkûm etme belgesidir. Buradan soruyoruz: Bu yasayı iptal etmeye cesaretiniz var mı, yoksa bedelini ömrümüzle ödediğimiz bu düzeni savunmaya devam mı edeceksiniz? EYT’yi bahane etmeyin; sorun EYT değil, sistemin kendisidir. Altı ayda bir belirlenen sefalet maaşlarla yaşamaya zorlanıyoruz. Bu bir düzenleme değil, bir yıpratma politikasıdır. Seçim zamanı hatırlanan, seçim bitince unutulan bir kitle olmayacağız. Biz sadaka istemiyoruz, müjde beklemiyoruz ve alkışlanmak da istemiyoruz; biz hakkımızı istiyoruz.

‘İTİBAR EMEKLİYİ YAŞATMAKLA BAŞLAR’

“İtibardan tasarruf olmaz” diyorsanız, itibar emekliyi yaşatmakla başlar. Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan her yama sorunu daha da büyütüyor; biz adaletli bir sistem istiyoruz. Bugün değilse ne zaman? Biz bu hayattan çekildikten sonra mı? İnadına çok yaşayacağız, size inat ölmeyeceğiz. Buradan açıkça söylüyoruz: Emeklilik bir lütuf değil, bedeli ödenmiş bir haktır. Ama siz, hayatlarımızı masa başı hesaplara kurban ettiniz. Haklarımızı kanun değişiklikleri ile parça parça aldınız, 657 sayılı yasayı yok sayarak seyyanen zamlarımızı vermediniz. Biz meydanlara çıktık, yürüdük, susmadık. “Sendika olmaz” dediniz, derneklerde birleşerek geldik. Şimdi buradayız; daha örgütlü, daha bilinçli ve daha kararlıyız.

‘TORUNLARIMIZA ONURLU BİR GELECEK BIRAKMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ’

Çok şey mi istiyoruz? Adil ve adaletli bir düzende, çocuklarının ve torunlarının geleceğinden kaygılanmayan, her türlü şiddetten uzak ve güvenli bir şekilde, yaşam alanlarımızla, doğamızla ve çevremizle geçim derdi düşünmeden insanca yaşamak istiyoruz. 75-80 yaşında çalışmak zorunda kalan emeklimiz inşaattan düşüp ya da fabrikalarda yanarak ölmesin. Biz kimsenin hakkına göz dikmedik, kısa yoldan zengin olmayı hayal etmedik. Bir tas çorbayı, onurlu bir yaşamı ve başkasına muhtaç olmadan ayakta kalmayı yeterli gördük. Bu bir çağrıdır, bu bir son hatırlatmadır. Herkesin hak ettiğini almasını istiyoruz; çünkü bu, sosyal devlet olmanın en temel şartıdır. Emekliler bu ülkenin sırtında yük değil, bel kemiğidir ve istiyoruz ki bu bel kemiği kırılmasın. Biz çocuklarımıza ve torunlarımıza onurlu bir gelecek bırakmak için mücadele ediyoruz. Ya siz?”

Adem Batuhan SEVER

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.