Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı çeltik alım fiyatlarının Edirne’de üreticinin beklentisini karşılamadığını belirtti. Açıklanan rakamların maliyetin sınırında kaldığını belirterek, “Maliyet 35–36 lira iken bu fiyatlarla üretici girdiği kapıdan neredeyse zararla çıkmış oluyor. Çok tatmin edici bir kazançtan söz etmek mümkün değil. TMO’nun açıkladığı fiyatlar, üretici için sadece borcunu ödeyebileceği, günü kurtarabileceği bir alım merkezi işlevi görüyor. İnşallah bu fiyatlar tekrar gözden geçirilir ve üretici lehine bir düzenleme yapılır. Çünkü bu fiyatlarla üretici sadece günü kurtarıyor, para kazanamıyor” dedi.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı çeltik alım fiyatlarını açıklamasının ardından, Türkiye çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 45’inin karşılandığı Edirne’de üreticilerin tepkisi yükseldi. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede hem süreci hem de açıklanan fiyatların üretici üzerindeki etkilerini anlattı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2025 yılı çeltik alım fiyatlarını 23 Ocak 2026 tarihi itibarıyla kamuoyuna duyurdu. TMO tarafından yapılan açıklamada, çeltik hasadının eylül ayında başladığı ve kasım ayı içerisinde tamamlandığı belirtilirken, piyasaların üretici lehine seyrettiği vurgulandı. Açıklanan alım fiyatları şu şekilde belirlendi: Baldo Grubu 40.000 TL/ton, Cammeo Grubu 38.000 TL/ton, Osmancık Grubu ise 32.000 TL/ton. Açıklanan bu fiyatlar özellikle Edirne’de beklentilerin altında kaldı.
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, hasat döneminde sahada oluşan beklentilere dikkat çekerek, “2025 sezonunda hasat döneminde serbest piyasalarda fiyatlar oluşmuştu ve alımlar başlamıştı. Bu süreçte TMO Genel Müdürümüz ve Tarım Bakanımız Edirne’ye geldiklerinde, üretici olarak hem bakanımızı hem de TMO Genel Müdürlüğü’nü sahada görünce, piyasada oluşan fiyatların da üzerinde, üreticiyi daha fazla memnun edecek bir fiyat açıklanacağı yönünde ciddi bir beklenti oluştu. O günkü görüşmelerimizde, piyasadaki rakamların fena olmadığı, hatta iyi sayılabilecek seviyelerde olduğu ifade edildi. Bu nedenle, “Şimdi bir fiyat açıklarsak piyasalar düşebilir” düşüncesiyle hasat döneminde TMO tarafından bir fiyat açıklaması yapılmadı. O dönemde serbest piyasadaki fiyatlar çok iyi miydi? Hayır, çok iyi değildi ama kötü de değildi. Ancak o süreçte alıcı vardı; sanayici aktif değildi, üretici de ürünü hemen satma eğiliminde değildi. Piyasada bir hareketlilik yaşandı. Sonrasında ise sanayicinin finansal gücü devreye girdi. Sanayici, ihtiyacı olan ürünü aldıktan sonra bunu paraya çevirmek zorunda. Bunun için de zamana ihtiyaç duyuldu. Bu süreçte piyasalar durdu ve doğal olarak bu duraksamayla birlikte fiyatlar beklenenin çok çok altına düştü. Hem üretici hem sanayici bu noktada TMO’dan bir fiyat açıklaması bekler hale geldi” dedi.
TMO’nun alım fiyatı açıklamasını olumlu ancak yetersiz bulduklarını belirten Arabacı, “TMO, her iki tarafın da beklentisini dengelemek adına bir fiyat açıklama kararı aldı ve fiyatlar açıklandı. Evet, üretici açısından bakıldığında, ürünü satabileceği bir alım merkezinin olması önemli ve bu anlamda TMO’nun devreye girmesi olumlu oldu. Üretici en azından malını satabileceği bir kapı bulduğu için sevindi. Ancak maalesef açıklanan fiyatlar, hasat döneminde oluşan serbest piyasa fiyatlarının gerisinde kaldı. Karlılık açısından baktığımızda üreticinin çok fazla kazanç sağlayamayacağı bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz en azından TMO’nun açıkladığı fiyatların, hasat dönemindeki serbest piyasa fiyatları seviyesinde olmasını bekliyorduk. Bu anlamda fiyatlar biraz düşük kaldı. İnşallah önümüzdeki günlerde bu konuda bir değerlendirme yapılır ve fiyatlarda bir revizeye gidilirse üretim açısından daha iyi olur” şeklinde konuştu.
Üretim maliyetlerine dikkat çeken Arabacı, yıllık ortalama 700–750 kilogram verim üzerinden maliyet hesabı yaptıklarını belirterek, “Bugün maliyetlere baktığımızda; biz her yıl ortalama 700–750 kilogram verim üzerinden maliyet hesabı yapıyoruz. Elbette 400 kilo biçen üreticimiz de var, bir tonun üzerinde biçen üreticimiz de var ama geneli ele aldığımızda bu ortalamalar öne çıkıyor. 700 kilo üzerinden hesapladığımızda üreticinin ton başına maliyeti 35–36 lira bandında. Bugün açıklanan fiyatlara baktığımızda; Baldo çeşidi 40 lira, 55 randıman üzerinden alınıyor. Cammeo (Kamera) çeşidi 38 lira, 58 randıman üzerinden alınıyor. Osmancık çeşidi ise 32 lira, 60 randıman üzerinden alınıyor. Evet, 60 randıman Osmancık ürünü var ama genel piyasada randıman 50–60 arasında değişiyor. Randıman düştüğünde fiyat daha da aşağıya iniyor. Zaten 32 lira 60 randıman için geçerli; 55 randıman Osmancık’ta bu rakam daha da düşüyor. Maliyet 35–36 lira iken bu fiyatlarla üretici girdiği kapıdan neredeyse zararla çıkmış oluyor. Çok tatmin edici bir kazançtan söz etmek mümkün değil. Önümüzdeki süreçte sürdürülebilirlik açısından bu rakamlar üreticiyi tatmin edecek rakamlar değil. TMO’nun açıkladığı fiyatlar, üretici için sadece borcunu ödeyebileceği, günü kurtarabileceği bir alım merkezi işlevi görüyor. Fiyat olarak bakıldığında çok tatmin edici değil. İnşallah bu fiyatlar tekrar gözden geçirilir ve üretici lehine bir düzenleme yapılır. Çünkü bu fiyatlarla üretici sadece günü kurtarıyor, para kazanamıyor” ifadelerini kullandı.
Provize (ince tane) çeşitlerinde yaşanan mağduriyete de dikkat çeken Arabacı, bölgedeki ekilişin yaklaşık yüzde 60–65’inin bu ürünlerden oluştuğunu söyledi. Arabacı, “Bir diğer önemli konu ise Provize çeşitleri. Bölgemizde ekilişin yaklaşık yüzde 60–65’i ince tane dediğimiz Provize çeşitlerinden oluşuyor. Maalesef bu ürünler için TMO’nun bir alım fiyatı açıklamaması üreticilerimizi ciddi şekilde mağdur etti. Bakanlığımızın bu konuda çalışmalar yaptığı bilgisi bize ulaştı ancak şu ana kadar proje çeşitleri için bir fiyatlandırma yapılmadı. Bu ürünlerin fiyatı olmadığı için üretici serbest piyasaya mahkûm kaldı. Sezon başında proje çeşitlerinde fiyatlar 27–28 lira bandında başladı. Çok nadir de olsa 30 liraya satılan ürünler duyduk. Ancak sonrasında fiyatlar 22 liraya, hatta 18 liraya kadar düştü. Bugün piyasada 22–23 lira bandında seyrediyor. Verimi yüksek bir çeşit olmasına rağmen bu fiyatlar maliyetlerin çok altında ve üreticiye para kazandırmıyor. Bu nedenle Provize çeşitleri için de TMO’nun mutlaka bir fiyat açıklaması gerektiğini düşünüyoruz. En azından üreticinin mağdur olmayacağı bir rakam belirlenirse, bu büyük mağduriyet ortadan kalkar. Ekilişin yüzde 65’ini oluşturan bir ürünün fiyatının olmaması kabul edilebilir değil. İnşallah bakanlığımız bu konuda yeniden bir çalışma yapar ve üreticimizin mağduriyeti giderilir” diye konuştu.
Adem Batuhan SEVER