Bakan Memişoğlu; ‘Deprem, bize ve İstanbul’a bir uyarıdır’

Edirne’de düzenlenen Balkan Ülkeleri Sağlık-İş Forumu’nun açılış programının ardından düzenlediği basın toplantısında 23 Nisan Günü İstanbul Silivri’deki 6.2 büyüklüğündeki depreme değinen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu; “6.2’de bir can kaybımız yok hamdolsun, çökme veya yıkıma bağlı bir yaralanmamız yok ama bu bize bir uyarıdır, bu İstanbul’a bir uyarıdır. Olacak, olmayacak şeklinde bilim insanları tartışıyorlar ama sonuçta ne olursa olsun hazır olmamız gerekiyor. Bu bugün de olabilir, belki 30 sene sonra olabilir ama bizim her anımızın hazır olması gerekiyor. Onun için vatandaşlarımızın her birine, yöneticilerimizin her birine, kurumlarımızın her birine görev düşüyor. Birlikte hareket edip, ayrıştırıcı olmadan, siyasi tarafını karıştırmadan depreme hepimizin hazır olması gerekiyor” dedi.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Edirne’de düzenlenen Balkan Ülkeleri Sağlık-İş Forumu açılış programının ardından Edirne Valisi Yunus Sezer ve USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

WhatsApp Image 2025 04 26 at 18.30.52 2 | Edirne Ahval Gazetesi
Bakan Memişoğlu; ‘Deprem, bize ve İstanbul’a bir uyarıdır’ | Edirne Ahval Gazetesi

‘SAĞLIK TURİZMİNDE 4 YILDA 20 MİLYAR DOLAR GELİRE ULAŞMAK İSTİYORUZ’

Sağlık turizmi alanında Türkiye’nin son 10 yılda çok yol katettiğini dile getiren Bakan Memişoğlu; “Şu anda Türkiye’nin senelik 3 milyar dolarlık bir sağlık turizmi geliri var. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde sağlıkta büyük bir gelişim süreci yaşadık son 22 senede. Hem sağlık insan gücümüz hem sağlık altyapımız ve ulaşılabilirlik, yapılabilirlikte sağlıkla ilgili tüm işlemleri yapabilir bir Türkiye’deyiz. Böyle olunca etrafımızda veya uzak yerlerdeki Avrupası’ndan, Amerika’sına, Asya’sına, Uzak Doğu’suna kadar bütün insanlar Türkiye’deki bu iyi sağlık hizmetlerinden, altyapısı kuvvetli, insan gücü kaliteli ve bilgili olan sağlık hizmetlerinden faydalanmak istiyorlar. Türkiye’miz sağlıkla ilgili şu anda büyük bir çekim merkezi. Bunu daha iyi geliştirebilmek, daha çok yapabilmek için dört yıl içerisinde hedefimiz 20 milyar dolara ulaşmak için çeşitli faaliyetler yapıyoruz” şeklinde konuştu.

‘DEPREMLE İLGİLİ HASTANELERİMİZDE 32 YARALI VAR’

Bakan Memişoğlu, İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremle ilgili açıklamalarda bulunarak; “Şu anda hastanelerimizde depremin direkt etkisiyle herhangi bir yaralanmamız yok. Deprem esnasında veya sonrasında korku ve panikle kaçmaya veya uzaklaşmaya çalışan vatandaşlarımızın yaralanmaları oldu. Şu anda hastanelerimizde 32 yaralımız var. Bunların 28’i İstanbul’da, diğerleri diğer şehirlerimizde. Durumları iyi, hayati tehlikeleri yok. Özellikle ortopedik dediğimiz travmaya bağlı yaralanmalar var. Ama İstanbul depremi hepimizin gerçeği maalesef. Bugün baktığınız zaman 6 Şubat çok acı bir tecrübe bizim için ama Hatay’a, Maraş’a gittiğiniz zaman, Adıyaman’a gittiğiniz zaman sadece biz değil, dünyanın herhangi bir yerinden bir ziyaretçi geldiği zaman bugün deprem bölgesinde şaşkınlık içerisinde kalıyorlar. Çünkü bütün binaları yenilenmiş neredeyse, altyapısıyla, hastaneleri ki şu anda sağlık hizmetleri deprem öncesinden daha iyi, altyapı olarak da yatak kapasitesi olarak daha da geliştireceğiz. Ama çok acı bir şey var; 52 bin canı geri getiremeyeceğiz. Onun için bizler deprem öncesinde, hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bu hazırlık binasal, fizikselin yanında en önemlisi düşünce hazırlığı içerisinde ve nasıl hareket edeceğimizi, ne yapmamız gerektiğinin bilinciyle hazırlıklı olmamız lazım. Eğer çürük bir binada oturuyorsak veya çürük bir bina yapıyorsak, bu bizim kabahatimiz olur. Deprem öldürmez, bina öldürür diyoruz. Onun için insanlarımızın düşünce tarzını veya hazırlığını depreme göre yapması gerekiyor” açıklamasını yaptı.

‘BU DEPREM BİZE VE İSTANBUL’A BİR UYARIDIR’

Deprem sırasında nasıl hareket edilmesi gerektiğinin ezbere bilinmesi gerektiğine vurgu yapan Bakan Memişoğlu; “Bir sağlık sisteminde, hazırlığımızı sıfırıncı saniyede otomatik olarak nasıl hareket etmemiz gerektiğinde yapıyoruz. Mesela bu depremde 6.2 olduğu zaman İstanbul’daki ambulanslarımız hiçbir talimat vermeden otomatik olarak sahaya çıktılar. Helikopterlerimiz hiç kimseden talimat almadan sıfırıncı saniyede havalandı. Hastanelerimizi bölgesel olarak Türkiye’deki diğer hastanelerle eşleştirmiş durumdayız. Aynı zamanda aile hekimlikleri, eczaneleri dahi hangi eczane nereye ne zaman gelecek, nasıl gelecek, hangi yolla gelecek onu planlamış durumdayız. Aynı zamanda büyük hastanelerimizi deprem esnasında 12 saat kendi kendine yetebilecek bir planlama ve hazırlık içerisindeyiz. Bugün bir tatbikatımız var mesela, çok önceden planlanmış. O tatbikatta İstanbul haricinde 16 il şu anda oradaki doktor arkadaşlarımız, yönetici arkadaşlarımız bu hastanelere gelerek deprem esnasında hangi yolla nereye geleceklerini bilmesi için insanlara öğretmeye başlıyoruz. Herkesin bu hazırlığı yapması gerekiyor. Her bir vatandaşımızın yapması gerekiyor. Çünkü can değerli, geri gelmiyor ve bunu ‘bana bir şey olmaz’ değil, kendi canımızı kurtaracak şekilde deprem esnasında hareket ederizi, nasıl yapılar yaparızı hep beraber düşünmemiz lazım. Sonuçta bu yıkılan çürük yapıları da insanoğlu yapıyor, vatandaşlarımızın bu konuda daha hazırlıklı olmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü 6.2’de bir can kaybımız yok hamdolsun, çökme veya yıkıma bağlı bir yaralanmamız yok ama bu bize bir uyarıdır, bu İstanbul’a bir uyarıdır. Olacak, olmayacak şeklinde bilim insanları tartışıyorlar ama sonuçta ne olursa olsun hazır olmamız gerekiyor. Bu bugün de olabilir, belki 30 sene sonra olabilir ama bizim her anımızın hazır olması gerekiyor. Onun için vatandaşlarımızın her birine, yöneticilerimizin her birine, kurumlarımızın her birine görev düşüyor. Birlikte hareket edip, ayrıştırıcı olmadan, siyasi tarafını karıştırmadan depreme hepimizin hazır olması gerekiyor” diye konuştu.

‘EDİRNE, SAĞLIKTA EN AZ İSTANBUL KADAR İDDİALI’

Türkiye’de insan gücü ve altyapı olarak dünyanın en iyi sağlık hizmetinin sunulduğunu kaydeden Bakan Memişoğlu; “Çok net söylüyorum; bugün Türkiye’de insan gücü olarak da altyapı olarak da dünyanın en iyi sağlık hizmetlerinden birisi sunuluyor. Bu bize yetmez. Bugün 3 milyar dolar yıllık sağlık turizmi gelirimiz var. Bizim hedefimiz dört yıl içerisinde bunu 20 milyar dolara çıkartmak. Bunu rahatlıkla çıkarabiliriz. Yeter ki birlikte hareket edelim ve insanlarımızın ne kadar iyi sağlık hizmetini, hekimlerimizin sağlık hizmetini insanlara tanıtalım. Bugün baktığınız zaman bazı ülkelerdeki bazıları onlara sağlık çölü diyor artık çok gelişmiş olsalar da çok iyi sağlık hizmetleri veremiyorlar. Ama bizim hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız, altyapımız şu anda dünyanın en iyi, en yetenekli insanlarıyla iyi hizmet veriyoruz. Sadece İstanbul değil, bugün Edirne en az İstanbul kadar iddialı, Antalya en az İstanbul kadar iddialı, Nevşehir, Diyarbakır, Rize, Trabzon, Iğdır, Van, Şırnak, Hatay en az İstanbul kadar iddialı. Bizim her yerde, Türkiye’nin her yerinde sağlık hizmetini en iyi şekilde sunan altyapımız ve insan gücümüz var. Onun için bu bizim için sağlık turizmini lokomotif sektörlerden bir tanesi olarak görüyoruz. Onun için hepsinin binaları da yeni, altyapısı da yeni, insan gücü de iyi. Kamu hastaneleri de özel sektör de vakıf hastaneleri de devlet üniversiteleri de tıp merkezlerimiz de hepsi sağlık turizminin içerisinde olacak. Şu anda aile hekimlikleriyle ilgili bir çalışma yaptık biliyorsunuz. İnsanları hastalandığı zaman aile hekimine gidip orada da tedavi edilebilir hale geliyor. Onun için sağlığı bir bütün olarak, entegre olarak görüyoruz. Sağlık bakanı olarak hepsinin sağlık bakanıyım. Sağlık hizmetini nasıl iyi vereceğimizi, nasıl kaliteli vereceğimizin derdine düşmüş durumdayız. Onun için ona çalışıyoruz. Kamu hastanelerinde de özel üniversitelerde de devlet üniversitelerinde de sağlık bir bütündür diyoruz, hepsine aynı gözle bakıyoruz. Burada daha kalitelisini vermek için de özellikle TUSKA dediğimiz kalite akreditasyonunu ön plana çıkarmaya başladık. Bunu sağlık turizminde de aracı kuruluşlarda da hastanelerimizde de yapacağız. Çünkü sonuçta bir kalite standardı olduğu zaman, bu belge olduğu zaman güvenilir standartta bir sağlık hizmeti sunduğunuzun ispati olmuş olacak. Aynı zamanda USHAŞ’ı bunun da devletin güvencesinde, korumasında ve kontrolünde olan, özellikle sağlık turizmiyle ilgili koordinasyonunda olan bir yapı olarak planlamış ve ona göre çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Adem Batuhan SEVER

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu