Balkanlar Selimiye’nin gölgesinde bir arada

Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu tarafından düzenlenen ‘Selimiye Gölgesinde Edirne-Balkan Buluşması’ kapsamında 5 bin kişilik iftar programı gerçekleştirildi. Balkanların çeşitli ülkelerinden din adamları ve siyasetçilerin katılımıyla gerçekleştirilen iftar programına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da katıldı. İftarın ardından konuşan Prof. Dr. Erbaş; “Toplum olarak, millet olarak ve insanlık olarak sevgi, saygı, sadakat ve sabır ile hareket edersek insanlık olarak selamete ulaşırız. Ramazan ayı bize bunları öğretiyor” dedi.
Edirne Valiliğince hayata geçirilen Balkan Şehirleri İş birliği Edirne Platformu kapsamında düzenlenen ‘Selimiye Gölgesinde Edirne-Balkan Buluşması’ iftar programı, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın katılımıyla Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirildi.

Balkanların ve Trakya’nın çeşitli bölgelerinden 5 bin kişilik katılımla gerçekleştirilen iftar programına Edirne Valisi Yunus Sezer, Kırklareli Valisi Birol Ekici, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Bulgaristan Filibe Valisi İliya Zümbilev, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın Bulgaristan Ulusal Meclis Başkan Yardımcısı Filiz Hyusmenova, Dostluk-Eşitlik-Barış Partisi Onursal Başkanı Işık Sadık Ahmet, Hak ve Özgürlükler Hareketi Başkan Yardımcısı Halil Latifov, Balkanlar’ın çeşitli bölgelerinden çok sayıda din temsilcisi, milletvekilleri, Edirne ve Balkanlar’dan belediye başkanları katılım sağladı.

“EDİRNE’Yİ ÇOK ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
Edirne Devlet Türk Müziği Topluluğu konseriyle başlayan program dua okunması ve oruçların açılmasıyla devam etti. İftar yemeğinin ardından konuşan Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdullah Eren, her yıl 50’den fazla eğitim, kültür ve sosyal içerikli projeyi faaliyete geçirdiklerini belirtirken, Edirne’yi de çok önemsediklerini ifade etti. Eren; “Her sene 50’den fazla eğitim, kültür ve sosyal içerikli projeyi Balkan ülkelerindeki paydaşlarımızla faaliyete geçiriyoruz. Yunanistan’dan Bulgaristan’a Kuzey Makedonya’dan Kosova’ya Karadağ’dan Bosna Hersek’e Sırbistan’dan Romanya’ya kadar Balkan ve Doğu Avrupa coğrafyasının hepsinde faaliyetler yürütüyoruz. Sadece biz değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 20 senede Balkan coğrafyasıyla Türkiye’ye çok yakın ilişkiler kurmaya başladı. Edirne’nin hem Osmanlıya başkenti yapması itibariyle hem de ecdat yadigârı eserlerin burada çokça olması itibariyle ve serhat şehri Edirne’nin Balkanlar’a açılan kapımız olması itibariyle de Edirne’yi çok çok önemsiyoruz” dedi.

‘HEDEFİMİZ SINIRLARI AŞAN KARDEŞLİKLERİMİZİ PEKİŞTİRMEK VE GÖNÜL BİRLİĞİ OLUŞTURARAK’
Eren’in ardından konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu kapsamındaki 10’uncu iftarı Edirne’de gerçekleştirdiklerini ve Balkanların çeşitli kentlerinde 9 adet iftar programı gerçekleştirdiklerini bildirdi. Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu eliyle Balkan şehirlerini buluşturmak istediklerini ifade eden Vali Sezer, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Bugün burada her dinden, her milletten, her kültürden insanımızı iftar sofrasında bir araya getirdik. Bu birliktelik Balkan coğrafyasının zenginliğinin bir yansımasıdır. Bulgaristan, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’da dokuz şehrimizde iftar programları gerçekleştiriyoruz. Edirne iftarımızda da tüm Balkanlar’daki kardeşlerimizle bir araya geldik. Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu tarihten ve kültürümüzden kardeşliğimizi pekiştirmek, ilişkilerimizi güçlendirmek, aynı zamanda ticaretten turizme, kültür ve sanattan tarıma, eğitimden gençlik spora, yerel yönetimlere ve yine insani yardım konularına kadar birçok konularda ciddi adımlar atacaktır. Hedefimiz sınırları aşan dostlukları, kardeşliklerimizi pekiştirmek, gönül birliği oluşturarak tarihi bağlarımızı güçlendirmek ve ortak bir geleceği hep beraber inşa etmektir.”

‘BALKANLAR, BARIŞ İÇERİSİNDE YAŞAMA TECRÜBESİNİ EDEN EN ÖNEMLİ BÖLGELERDEN BİRİSİ’
Vali Sezer’in ardından konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Balkanların barış içerisinde yaşama tecrübesinin yaşandığı en önemli bölgelerden birisi olduğunu belirterek; “Ramazan ayı kardeşlik ayı, birlik ayı, beraberlik ayı. Ramazan ayı; dayanışma ayı, yardımlaşma ayı. Bizim medeniyetimiz sevgi medeniyeti, sadakat medeniyeti bizim medeniyetimiz. İnançları, kültürleri, renkleri farklı olmasına rağmen çok farklı özelliklere sahip olan insanlarla bir arada, barış içerisinde yaşama tecrübesini dünyaya tanıtan bir medeniyet bizim medeniyetimiz. İşte burası, işte Balkanlar bu tecrübenin yaşandığı en önemli bölgelerden birisi. Şu anda onun bir örneğini yaşıyoruz burada. Ne mutlu bize ki böyle bir medeniyetin mensuplarıyız. İnancı, mezhebi, kültürü, ırkı, dili ne olursa olsun birlikte yaşama tecrübesi bizim bütün dünyaya örnek gösterebileceğimiz, tarihimize baktığımız zaman bizim için mutluluk verici bir konu” şeklinde konuştu.

‘SEVGİ VE SAYGI OLMADAN BİZ NASIL BARIŞ İÇERİSİNDE YAŞARIZ?’
Huzur içerisinde yaşamak için insanların birbirlerine sevgi ve saygı göstermesi gerektiğinin altını çizen Erbaş; “Dedim ya bizim medeniyetimiz sevgi medeniyetidir. Peygamber efendimiz buyuruyor ki ‘sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz ama birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş olamazsınız.’ Onun için S ile başlayan bazı kavramlar var. Onları biz toplumumuzda o kavramların oluşması için hepimiz birlikte gayret etmeliyiz. Bunlardan birisi sevgi, bir diğeri saygı. Sevgimizi hepimize, birbirimize göstereceğiz. Sevgiyi göstermeden nasıl bir arada huzur içerisinde yaşayacağız? Birbirimizin yaşantısına, inancına, mezhebine, kültürüne saygı göstermemiz lazım. Bu saygı olmadan biz nasıl barış içerisinde yaşarız?” diye konuştu.

“SADAKAT OLMAZSA BİRBİRİMİZE NASIL GÜVENİRİZ?”
Müslümanların sadık olması ve birbirlerini güvenmesi gerektiğini söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Erbaş; “Bir diğer kavram sadakat. Birbirimize karşı dürüst olacağız, sadık olacağız, sadakatli olacağız. Sadakat olmazsa birbirimize nasıl güveniriz? Bakınız, bizim peygamberimizin isminin devamında ’emin’ var. Peygamber olmadan önce aldığı bir isim. Ne demiş Mekkeliler peygamber efendimize? Muhammedül emin yani güvenilen Muhammed, Emin Muhammed. Onun için her ismimizin devamında bir emin sıfatı olması lazım ki birbirimize güvenelim. Zaten Peygamber Efendimiz Müslüman’ı da böyle tanımlıyor. Müslüman şudur; insanların elinden ve dilinden emniyette olduğu kimsedir. Emin olduğu kimsedir. İşte biz Müslümanlar olarak, insanlar olarak birbirimize karşı güven duymalıyız, güven içerisinde olmalıyız. İşte bu da sadakattir. Sabırla bunları yaparsak selamete ulaşırız” ifadelerini kullandı.

‘SEVGİ, SAYGI SADAKAT VE SABIR İLE HAREKET EDERSEK İNSANLIK OLARAK SELAMETE ULAŞIRIZ’
İnsanlığın sevgi, saygı, sadakat ve sabır ile hareket etmesi durumunda selamete ulaşacağını ifade eden Prof. Dr. Erbaş; “Toplum olarak, millet olarak ve insanlık olarak sevgi, saygı, sadakat ve sabır ile hareket edersek insanlık olarak selamete ulaşırız. Ramazan ayı bize bunları öğretiyor. Ramazan ayı cennetin, Rabbimizin ifadesiyle; ‘Rabbinizden mağfirete koşunuz, affa koşunuz, bağışlanmaya koşunuz.’ Ramazan ayında inşallah mümkün olduğunca Rabbimizin bu emirlerine uymaya gayret etmişizdir. Çoluk, çocuk, genç, yaşlı, orta yaşlı, yetişkin herkes işte bu mağfirete, Rabbimizin mağfiretine koşmak için ramazanı idrak ettik. Bu gece iftar sofrasında ramazanın güzelliklerini daha da güzelleştiren, bu iftar sofrasında bu anı bize yaşatan Rabbimize hamdolsun diyorum” açıklamasını yaptı.

Konuşmaların ardından Edirne Emel Özgür Subaşıay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Edirne Serhat Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından gerçekleştirilen semazen gösterisinin sunulmasıyla program son buldu.
Adem Batuhan SEVER







