Biz ancak

Sosyal hayatımızın akışı on, on beş yıldan beri değişmeye başladı ve özellikle pandemi süreciyle birlikte değişim ve yalnızlaşma hızlı bir ivme kazandı.

Pandemi sürecinde yaşanan önlemler bu yalnızlaşmada etkili oldu ve bu süreçten çıkmamıza rağmen geçirdiğimiz sıkıntılar nedeniyle eski görüşmeleri henüz yakalayamadık. Bu dönemde çekilen video ve görüntüler ile görüntülü konuşmalar bire bir görüşmelerin yerini aldı. Özellikle ünlülerin de sürekli bu tür paylaşımlar yapmaları da etkili oldu. Dolayısıyla cep telefonlarının en yoğun kullanıldığı bir süreci de yaşamış olduk.

Telefon özellikle son yıllarda hayatımızın olmazsa olmazlarından biri olmaya başladı. Sosyal medya denilen uygulamaların sayısı her geçen gün arttı ve artmaya devam ediyor. Şöyle bir düşünüyorum da, on beş yıl önce sosyal medya yoktu. Yirmi beş yıl önce de cep telefonu herkeste yoktu. Ne çok değişti günlük hayatlarımız. Şimdi sosyal medyayı birçok insan kullanıyor ve epeyce de vakit harcıyor. Cep telefonu vücudumuzdan bir parça haline geldi neredeyse. Sosyal medya ve dijital ortam beğenilerimizi, eğlence algılarımızı değiştirdi. Birlikteyken önceden ortaklaşa yapılan faaliyetlerin yerini dijital oyunlar aldı. Kentlerde, özellikle büyük şehirlerde büyüyen gençlerin hayata bakışı, algısı, seçimleri bizlerden çok farklı olmaya başladı. Bir sebzenin ya da meyvenin marketlerde üretildiğini düşünen çocuklar ortaya çıktı.

Sokaklarda oyun oynayan çocuk sayısı azalırken internette dijital oyunlara talep fazlalaşmaya başladı. Neticede insan sosyal bir varlık olmasına karşın, bu sosyalliği farkında olmadan kısıtlanarak şekil değiştirdi. İnsanlar evlerinden günlerce hiç çıkmadan sadece cep telefonunun tuşlarıyla birçok şeyi yapabilir oldu. Çarşıda, pazarda, caddede, sokakta, yolda genç, orta yaşlı, hatta yaşlı insanlar çevresine bakmak yerine artık küçücük bir ekrana bakar oldu. Aynı masada arkadaş sohbetleri çok azaldı. Sohbet yerine artık mesaj yazılıyor. Yemek yapmaktan vazgeçtik, işin kolayına kaçıp cep telefonundan sipariş veriyoruz. Artık birçok alışverişi cep telefonundan yapıp ürünü ayağımıza getirtiyoruz.

Koşullar mı bizi değiştirdi, yoksa biz gelişen teknolojik değişimi hiç sorgulamadan her yönüyle kabul yolunu mu seçtik diye düşünmeden duramıyorum. Gelişen teknolojik değişimi reddetmemiz elbette mümkün değil. Ancak biraz daha düşünerek ve özenle seçim yapmak gerek. Sosyal medya paylaşımlarımızda aldığımız beğeni sayısı değildir bizi insan yapan. Biz insanız. Teknoloji ne kadar gelişse de, cep telefonunun bilmem kaçıncı modeli ortaya çıksa da, bizim dokunabileceğimiz, elini tutabileceğimiz insanlara ihtiyacımız var ve biz ancak duygularımızla insan olduğumuzu daha iyi anlarız.

O nedenle de bizim bize ihtiyacımız olduğunu da hatırlamak gerekir. Sıcacık bakışlarımızı, buğulu gözlerimizin ardındaki duygusallığı, karşımızdaki arkadaşımız dostumuzla paylaştığımız kadar insanız.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
error: İçerik korunmaktadır !!