‘Buna zam değil, enflasyon düzeltmesi diyoruz’

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Aralık 2024 enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte belli olan memur ve memur emeklisi maaş zam oranına tepki gösteren Kamu Birlik Konfederasyonu Edirne İl Temsilciliği tarafından, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Konfederasyonun Edirne İl Temsilcisi Murat Aca, maaşlara yönelik yapılan artışın zam olarak nitelendirilemeyeceğini kaydederek; “7 dönem imzalanan toplu sözleşmede neredeyse hiçbirinde gerçekleşen enflasyon üzerinde bir anlaşmaya imza atılamamış, enflasyon altında kalan maaş zammı sonrası aradaki fark 6 ay gecikmeli olarak maaşlara yansıtılmıştır. İşte bu yüzden biz buna zam değil, enflasyon düzeltmesi diyoruz” dedi.
TÜİK tarafından Aralık ayı enflasyon verileri açıklandı. Söz konusu verilerle birlikte memur ve emekli maaşlarına yapılacak olan zamlarda belirleyici rol oynayan 6 aylık enflasyon farkı da belli oldu. Aralık ayı için TÜİK tarafından 1,03 olarak açıklanan enflasyonun ardından, 6 aylık sürecin sonunda oluşan enflasyon farkı da yüzde 5,23 oldu. Enflasyon farkının üzerine toplu sözleşmeden doğan yüzde 6’lık zammın da eklenmesiyle, memur ve memur emeklilerinin 2025 yılının ilk 6 aylık döneminde yüzde 11,55 oranında maaş zammı alacağı kesinleşti. Diğer yandan SSK ve Bağkur emeklileri için ise 2025 yılının ilk 6 ayında yüzde 15,75 oranında zam yapıldı.
Söz konusu maaş zamlarına yönelik ilk tepkiyi, Kamu Birlik Konfederasyonu Edirne İl Temsilciliği gösterdi. Konfederasyonun Edirne Temsilciliği tarafından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi önünde bugün düzenlenen basın açıklamasıyla memur ve memur emeklisi maaşlarına yapılan zamlara tepki gösterildi.

‘BİZ BUNA ZAM DEĞİL, ENFLASYON DÜZELTMESİ DİYORUZ’
Basın açıklamasını yapan Kamu Birlik Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Edirne İl Temsilcisi Murat Acar, TÜİK tarafından açıklanan Aralık ayı enflasyon rakamlarına dikkat çekerek, maaşlarda yapılan artışın zam olarak nitelendirilemeyeceğine vurgu yaptı. Acar; “Kamu çalışanlarının maaşlarında sayısal olarak artış olsa da alım gücü azalmış, her geçen gün kamu çalışanlarının alım gücü düşmüştür. Bundan 15 yıl önce kamu çalışanları birikim yapabiliyor, borç harç da olsa en azından bir evini, bir arabasını alabiliyordu. Bugün ise bırakın birikim yapıp ev araba almayı, bekar memurlar evlenemiyor, evliler geçinemiyor, emekliliği hak edenler emekli olamıyor. Emekli olanlar ise insanca yaşayamıyor. Bu bir zam değil, bu olsa olsa cüzi bir miktarda enflasyon düzeltmesidir. 7 dönem imzalanan toplu sözleşmede neredeyse hiçbirinde gerçekleşen enflasyon üzerinde bir anlaşmaya imza atılamamış, enflasyon altında kalan maaş zammı sonrası aradaki fark 6 ay gecikmeli olarak maaşlara yansıtılmıştır. İşte bu yüzden biz buna zam değil, enflasyon düzeltmesi diyoruz” şeklinde konuştu.
‘KAMU ÇALIŞANLARI YENİDEN DEĞERLEME ORANI KADAR BİR ARTIŞ YAPILMASI GEREKMEKTEDİR’
Acar, kamu çalışanlarının açlık sınırı ile yoksulluk sınırı arasına sıkıştırıldığını söyleyerek; “Bu durumu asla kabul etmiyoruz. Kamu çalışanlarının, insani yaşam endeksi doğrultusunda bir ücret alması için yetkilileri harekete geçmeye davet ediyoruz. Yeniden değerleme oranının yüzde 43,93 olduğu, asgari ücretin bizce de yeterli olmasa da yüzde 30 arttırıldığı bir durumda, kamu çalışanlarının maaşlarında yapılacak yüzde 15’lik bir artışı asla ama asla kabul etmiyoruz. Kamu çalışanlarına yapılacak bir yasal düzenlemeyle en az yüzde 30 refah payı verilmek suretiyle toplamda yeniden değerleme oranı kadar bir artış yapılması gerekmektedir. Hatta biz diyoruz ki öyle 2 yılda bir toplanıp, ‘Kamu çalışanlarına ne kadar zam verelim?’ diye günlerce tartışmaya gerek yok. Bir yasal düzenleme yapalım, kamu çalışanları her yıl yeniden değerleme oranı kadar zam alsın. Böyle kaşıkla verip kepçeyle alma dönemi son bulacaktır” diye konuştu.
‘MEMUR MAAŞI İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR HAYAT SÜRMEMİZİ SAĞLAYACAK DÜZEYDE OLMALIDIR’
Memurların alacağı en düşük maaşın, insan onuruna yaraşır düzeyde olması gerektiğini söyleyen Acar; “İnsani yaşam endeksi ve ülkenin büyüme oranları baz alınarak en düşük memur maaşı belirlenmeli ve bu tutar insan onuruna yaraşır bir hayat sürmemizi sağlayacak düzeyde olmalıdır. Benzer şekilde emekli maaşı ve ikramiyesi, insani yaşam endeksi dikkate alınarak yeniden düzenlenmeli ve tespit edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Adem Batuhan SEVER



