Cakapo

“Sen Cakapo olacaksın” dedi, koca kafa Selman. ” İyi” dedim de Cakapo kimdi? Ama arkadaşım bana “Sen Cakapo olacaksın” dediyse ben artık bir Cakapoydum. Söz dinlerim de; Cakapo kim? Görevi ne? Ne iş yapar bu Cakapo? Kafamda deli sorular.

Selman, dönüp İbrahim”e  “Sen de Riko olacaksın ” dedi. Selman, bir şey söyledi mi o şey olurdu. Çünkü Selman kırk kiloydu. Ben yirmi iki buçuk kiloyum. Koca kafa Selman “ben de Maskeli Süvariyim” dedi. Anlaşmıştık Tıfıl İbrahim, itiraz ederek” Cakapo ben olmak istiyorum” dedi.

Şimdi işler biraz karıştı. Koca kafa Selman, benim Cakapo olmamı uygun gördükten sonra ben seve seve Cakapo olurdum. İtiraz etmek benim yaradılışımda yoktu. Koca kafa Selman, Tıfıl İbrahim’in koluna girip onu okulun bahçesindeki çeşmenin arkasına götürdü. Tıfıl önde, koca kafa arkada geldiler. Dudağı patlayan Tıfıl İbrahim ” Ben Rikoyum” dedi. Bu güzeldi işte.

Neyse atlara bindik; aslında at da yoktu. At dediğim kuru gündöndü sopası yada baldıran sopası. Ama onlar gene de attı. Atlar buna itiraz etmediler. Bize daha çok gündöndü sopası ve baldıran gibi gelen gündöndü sopası ve baldıran, Selman’a at gibi geldiği için atlarımıza atladık. Okulumuzun bahçesinden çıktık. Yazın tozlu, topraklı yollarında tozu dumana katarak gidiyorduk. Bir aralık baktım. Tıfıl İbrahim ve ben yan yana gidiyoruz ama koca kafa Selman yok. Arkamı dönüp baktım, duman çekildikten sonra koca kafayı gördüm. Bekledik, soluk soluğa geldi ve ” Eee, Tıfıl İbrahim, bu at hızlı koşmuyor. Sen atını bana ver.” İbrahim isteksizce atını ona verdi. Tekrar yola çıktık.  Sokağı döndük ama Selman gene yoktu. Bekledik, Selman sokağın köşesinden söylene söylene ve yürüyerek çıktı. Soluk soluğa ve öfkeyle İbrahim’e  “Seni de atını da…” dedi.

Tıfıl İbrahim ” Ne oldu?” dedi.

” Ne huysuz hayvanmış o öyle” dedi koca kafa Selman.

İbrahim, bezgince “Ona ne yaptın?” dedi. Selman istifini hiç bozmadan ” Huysuzluk etti, vurdum.” dedi.

– Atımı geri ver

– Olmaz.

Birlikte trafonun arkasına gittiler. Döndüklerinde İbrahim’in burnu kanıyordu. Tekrar atlara bindik. Biz yan yana rahvan gidiyorduk. İbrahim ise arkadan yürüyerek geliyordu. Sokağın sonundaki tatlı yokuşu aheste çıkıp sola, boş araziye döndük. Biz atlarımızla İbrahim yürüyerek bizden bir iki adım öndeydi. Selman, atı huysuzluk ediyormuş gibi atın başını bir sağa, bir sola hareket ettiriyordu.

İbrahim’e “Geride kal. Atı huysuzlandırma” dedi. Biraz sonra küçük bir tepenin üstüne çıkmış  uzakta görünen İplik Fabrikasına bakıyorduk. Selman, fabrikayı göstererek “Bakın çocuklar size  bahsettiğim Ford Kalesi. Bunu haftasonu izlediği kovboy filminden duyduğuna emindim.

Şimdi oraya gidip onlara General Coşuha Simit’in mektubunu vereceğiz.” dedi. İbrahim “Ama bizde öyle bir mektup yok ve oraya gitmek en az bir saat sürer” dedi. İşte bu kötüydü. Selmanla İbrahim ağacın arkasına gittiler. Döndüklerinde İbrahim’in kaşı açılmıştı ve Selman’ın yakaladığı vahşi bir ata (baldırandı bu) binmişti. İbrahim “Gidelim” dedi.

Selman bana dönüp ;

-Cakapo sen burada kal ve bizi koru. Kaleye vardığımızda gidip mektubun başarıyla ulaştırıldığını Yüzbaşı Vilyıma iletirsin.

Tüm ciddiyetimle selam çakıp “Emredersin Maskeli Süvari” diye bağırdım.

Belli etmese de bu cevap Selman’ın hoşuna gitmişti. Onlar yola koyuldular. İyice gözden kayboluncaya kadar bekledim ve sonra atımı dörtnala kaldırıp sokağımıza döndüm. Tarzan Bakkaliyesi’nin önünde Pembo Candemir Ağabey dün gece izlediği Dünya Kupası maçını çevresindekilere bire bin katarak hararetle anlatıyordu.

Bir Trakya gazozu alıp Candemir Ağabey’in anlattığı maçı bir süre dinledim. Sonra babam iş dönüşü biraz bizim yanımızda ayaküstü müsabakaya kulak misafiri oldu. Babamla beraber eve dönerken İbrahim ile karşılaştım. Üstü başı yırtılmış ve toz toprak içindeydi. Ağlayarak olanları anlattı. Yolda yanlışlıkla atına basınca Selman çılgına dönmüş. İbrahim’i epeyce hırpalamış. İbrahim, tüm bunlara üzülmüyor ve bana;

– Bak Fuat, Selman’a söyleme ama ne olur bir dahaki sefere ben Cakapo olayım. Söz mü? Diyordu.

– Söz İbrahim dedim. Söz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
error: İçerik korunmaktadır !!