Çamerya Katliamı’nın 81’inci yılında Edirne’de toplanan Balkan Türkleri Federasyonu, Edirne’de Yunanistan Konsolosluğu önüne “Çamerya soykırımını unutmadık” yazılı siyah çelenk bıraktı. Etkinliğe katılan sivil toplum kuruluşu temsilcileri adına konuşan Babaeski Balkan Türkleri Dayanışma Derneği İcra Kurulu Üyesi Mehmet Tamar, yaşananların insanlık suçu olduğuna vurgu yaparak; “Bunun adı etnik temizlik değil de nedir? İnsan haklarını savunduğunu söyleyen Yunan yetkililer, Tripolice, Mora ve Çamerya’da yaşananlarla yüzleşmeli” dedi.
Edirne’de Balkan Türkleri Federasyonu, 1944-1945 yıllarında Yunanistan tarafından Çamerya bölgesinde katledilen Müslüman Arnavutları anmak amacıyla Yunanistan Konsolosluğu önüne üzerinde “Çamerya soykırımını unutmadık” yazılı siyah çelenk bıraktı.

Katliamın 81’inci yıl dönümünde gerçekleştirilen etkinliğe çeşitli sivil toplum kuruluşları da destek verdi. Babaeski Balkan Türkleri Dayanışma Derneği İcra Kurulu Üyesi Mehmet Tamar, grup adına yaptığı basın açıklamasında, yaşananların insanlık suçu olduğunu vurguladı.

Tamar, 1944 Haziranı ile 1945 Martı arasında Yunan şovenistlerce Çamerya’da gerçekleştirilen katliamda 3000 erkek, 214 kadın ve yaklaşık 100 çocuğun öldürüldüğünü, 745 kadına tecavüz edildiğini belirterek; “Yunan şövenistler 81 yıl önce 1944 Haziran ayından başlayarak 1945 Mart ayına kadar Çamerya Bölgesinde büyük bir katliam gerçekleştirmiştir. Bu katliamda 3000 erkek, 214 kadın ve yaklaşık 100 çocuk katledilirken 745 Arnavut Müslüman kadına da tecavüz edilmiştir. 68 köyde 5800 ev yakıldı, 2000’i aşkın kişi ise baskı ve zulümden kaçarken hayatını kaybetti. Bunun adı etnik temizlik değil de nedir? İnsan haklarını savunduğunu söyleyen Yunan yetkililer, Tripolice, Mora ve Çamerya’da yaşananlarla yüzleşmeli. Arnavutluk Meclisi 1994 yılında aldığı kararla 27 Haziran’ı ‘Çamerya Soykırım Anma Günü’ olarak kabul etmiştir” dedi.

Çamerya’da yaşananların unutulmayacağını dile getiren Tamar, “Bugün burada toplanmamızın sebebi; Çamerya’da yaşananları unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı göstermektir. Geçmişten ders alıp geleceğin nefret değil barış üzerine tesis edilmesi gerekliliğini hatırlatarak, her fırsatta Türkiye’ye yönelik haksız ve nefret dolu ithamlarda bulunan Yunan yetkililerini kendi tarihleri ile yüzleşmeye davet ediyor, önemini bir kez daha vurguluyoruz. Büyük Atatürk’ün çok değerli bulduğumuz ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ sözlerini ilke edinmiş bir sivil toplum kuruluşu olarak, başta bölgemiz olmak üzere tüm dünyada barış dolu bir geleceğin inşa edilmesini arzu ediyor ve bu yönde çalışmalarımızı inançla sürdürmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Adem Batuhan SEVER