Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2025 yılı çeltik alım fiyatlarını hasattan aylar sonra açıklaması Edirne’de tepkiye yol açtı. Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu, açıklanan fiyatların piyasanın gerisinde kaldığını ve bölgede neredeyse üretilmeyen çeşitler üzerinden belirlendiğini söyleyerek, “Bu açıklama çiftçi için tam anlamıyla bir talihsizliktir. Avrupa’ya baktığımızda çiftçi, daha ürünü ekmeden kaça satacağını biliyor. Fiyatlar en azından harman hazırlıkları yapılırken açıklanmalıydı. Çiftçi kaça satacağını, parasını kaç gün vadeyle alacağını bilirdi. Belki çok para kazanmazdı ama geleceğini planlayabilirdi. Şu an alım zamanı, alım yeri, ödeme tarihi belli değil. Sadece ‘Ben mal alacağım’ denildi. Bu da çiftçinin ağzına adeta bir parmak bal çalmak oldu” dedi.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2025 yılı çeltik alım fiyatlarını 23 Ocak 2026 tarihi itibarıyla kamuoyuna duyurdu. TMO tarafından yapılan açıklamada, çeltik hasadının eylül ayında başladığı ve kasım ayı içerisinde tamamlandığı belirtilirken, piyasaların üretici lehine seyrettiği vurgulandı. Açıklanan alım fiyatlarına göre TMO’nun 2025 yılı çeltik alım fiyatları şu şekilde belirlendi:
Baldo Grubu: 40.000 TL/Ton
Cammeo Grubu: 38.000 TL/Ton
Osmancık Grubu: 32.000 TL/Ton
Ancak açıklanan fiyatlar, özellikle Türkiye çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 45’inin gerçekleştirildiği Edirne’de tartışmaları da beraberinde getirdi. Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu, TMO’nun açıkladığı çeltik alım fiyatlarına sert tepki gösterdi.
Fiyat açıklamasının hasattan yaklaşık dört ay sonra yapılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Sancakçavuşu, açıklamanın çiftçiye hiçbir fayda sağlamadığını ifade etti. Sancakçavuşu, “Çeltik hasadının üzerinden yaklaşık dört ay geçtikten sonra Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fiyat açıklaması açıkçası çok geç kalınmış bir açıklamadır. Ofis sanki bugün aklına gelmiş gibi, ‘Ben artık biraz da çiftçimin arkasında durayım’ diyerek fiyat açıklamış oldu. Açıklanan fiyatlara baktığımızda, sezon başındaki piyasa fiyatlarıyla neredeyse birebir aynı olduğunu görüyoruz. Yani açıklasa da olurdu, açıklamasa da olurdu” dedi.
Açıklanan çeltik türlerinin Edirne’de neredeyse hiç üretilmediğine dikkat çeken Sancakçavuşu, bölgedeki üretim gerçekleriyle TMO’nun açıklamasının örtüşmediğini vurguladı. Sancakçavuşu, “Şöyle bir gerçek var: Baldo çeşidi bu bölgede uzun zamandır zaten ekilmiyor. Kameo çeşidinde ise çeltik her yıl üst üste ekildiği için, tarlalarda önceki yıllardan kalan tohumlar nedeniyle istenilen verim alınamıyor. Osmancık ise neredeyse bitme noktasına geldi. Onun yerine alternatif çeşitler çıkmıştı. Yıllar içinde teknolojinin ilerlemesiyle, tarlada kalan eski tohumları temizlemek amacıyla yeni çeşitler denendi. Ancak bu konuda da istenilen başarı tam olarak sağlanamadı. Son iki yıldır çiftçimiz, özel ilaçları olan, otla mücadelesi daha kolay yapılan, verimi yüksek çeltik tohum çeşitlerine yöneldi. Bu anlamda verimlerimiz iyiydi, güzel ürünler aldık. Sezon başında fiyatlar da aslında iyiydi. Ancak çeltiğin belli bir borsası olmadığı için, fiyatlar tamamen fabrikacının ya da piyasanın insafına kalıyor. Bu nedenle çiftçimiz her zaman Ofis’ten bir müdahale bekledi” şeklinde konuştu.
Sancakçavuşu, ithal pirincin piyasaya girmesiyle birlikte yerli üreticinin ciddi sıkıntılar yaşadığını vurgulayarak, “Piyasa ise ithal pirinçler nedeniyle zamanla gerilemeye başladı. İthal pirincin daha lezzetsiz ve pilav yapmadığı söylentilerinden dolayı fabrikacılar buna ilgi göstermiyor, piyasada rağbet göstermiyor. Buna rağmen ofis de bu gruptaki çeltiğe fiyat vermemesi nedeniyle, çiftçi ikinci bir darbeyi de TMO’dan yedi. Çiftçinin tek beklentisi devletti. Çünkü devlet alım garantisi verdiği zaman, çiftçi hem malını satabileceğini hem de parasını ne zaman alacağını bilir. Bugün yapılan açıklama ise bana göre tam anlamıyla bir talihsizliktir. Çünkü Baldo, Kameo ve Osmancık gibi çeşitler şu anda çiftçimizin elinde zaten yok denecek kadar az. Olan ürün de büyük ölçüde elden çıkmış durumda. Açıklanan fiyatlar piyasada zaten giden fiyatlarla aynı. Devlet sanki iyi ürünü olan çiftçiden mal alırım, diğerini boş veririm gibi bir yaklaşım içinde. Peki alım ne zaman yapılacak? Alım yeri neresi olacak? Ödemeler ne zaman yapılacak? Alım baremleri nedir? Bunların hiçbiri açıklanmadı. Sadece üç kalem fiyat açıklamakla bu iş olmaz. Çünkü çiftçinin çok ciddi sorunları var. Çiftçinin mazot alması lazım, gübre alması lazım. Geçmiş dönemden kalan banka borçları var. Çiftçi şu anda kara kara düşünüyor: Ofis alacak mı, almayacak mı?” ifadelerini kullandı.
Avrupa’daki tarım politikalarını örnek gösteren Sancakçavuşu, Türkiye’de de benzer bir sistemin uygulanması gerektiğini vurguladı. Sancakçavuşu, “Edirne özelinde konuşursak, Türkiye’deki çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 40-45’i Edirne’de yapılıyor. Edirne bir tarım kentidir. Sadece çeltikte değil; pancar, buğday, ayçiçeğinde de son derece önemli bir kenttir. Bu yıl kuraklık yaşandı, sulamada ciddi problemler oldu. Bunu herkes biliyor. Ama çiftçimiz alnının teriyle bu süreci başardı. Peki neden devlet çıkıp da “Sen bu ürünü ek, ben bunu şu fiyattan alırım” demiyor? Neden ürün çıktıktan sonra fiyat açıklanıyor? Bu, çiftçiyle adeta alay etmek gibi. Bana göre açıklanan bu fiyatlar tam anlamıyla bir talihsizliktir. Avrupa’ya baktığımızda çiftçi, daha ürünü ekmeden kaça satacağını biliyor. Fiyatlar en azından harman hazırlıkları yapılırken açıklanmalıydı. Çiftçi kaça satacağını, parasını kaç gün vadeyle alacağını bilirdi. Belki çok para kazanmazdı ama geleceğini planlayabilirdi.”
Sancakçavuşu, mevcut durumun çiftçiyi oyalamaktan öteye gitmediğini savunarak, “Şu an alım zamanı, alım yeri, ödeme tarihi belli değil. Sadece ‘Ben mal alacağım’ denildi. Bu da çiftçinin ağzına adeta bir parmak bal çalmak oldu. Bana göre açıklanan bu fiyatlar tam anlamıyla bir talihsizliktir” dedi.
Adem Batuhan SEVER