Değer

Edirne’de yaşamayı, bu kentin havasını solumayı, binlerce yıllık geçmişinde adımlarken yakaladığım ahengin melodik ritmini seviyorum. Bazen Roma İmparatoru ve Edirne’nin kurucusu Hadrianus’la karşılaşıyorum, bazen de Edirneli İstanbul Fatihi Sultan II. Mehmet’i saygıyla selamlıyorum. Sonra Mimar Koca Sinan’ın büyük bir titizlikle Selimiye Cami’inin temellerini kontrol etmek için Eski Camiye doğru kalfasıyla yürüdüğüne şahitlik ediyorum. Derken Şükrü Paşa’nın Edirne savunmasını yaptığı tabyalardan askerlerine hem cesaret hem de emirler veren inançlı sesini duyuyorum. Heyecandan neredeyse küçük dilimi yutacağım diye düşünürken o da ne! Büyük Komutan, Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk! Eski Edirne Belediye binasının merdivenlerinden inerken göz göze geliyoruz. O’nu büyük bir heyecan ve saygıyla, reveransla selamlarken gür sesiyle bana dönerek; “Nasılsın çocuk? Bak, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı. Edirne’deyim, bu hafta hangi konuda yazı hazırlamayı düşünüyorsun?” diye bir soru yönelttiğini duyuyorum.

Yerel seçimler yaklaşıyor. Belediye Başkan adayları belli olmaya başladı, Belediye Meclis üyesi adayları da belli oluyor. Edirne merkezde hangi parti ve adayı seçimi kazanacak, henüz belli değil. Adaylar seçim çalışmalarında birçok vaatlerde bulunacaklar. Ben de vatandaş olarak Belediye Başkanı ve Meclis üyesi adaylarından bazı yenilik ve değişiklikler bekliyorum. Özellikle kadın ve çocukların hayatını daha da kolaylaştıracak, kendilerini tam anlamıyla güvenli hissedecekleri, kadınlara ve çocuklara pozitif ayrımcılığın yapıldığı bir kent olsun istiyorum. Toplu ulaşımda çocuklu kadınlara indirim yapılmasının anneleri rahatlatacağına eminim. Belediyemize ait çocuk kreş sayısını da arttırabilirse özellikle çalışan annelerin yanında olduğunu hissettirecektir. Belediyemizde çalışan kadın sayısının arttırılması da modern kentimiz için daha iyi olacaktır. Örneğin Başkan yardımcılarından en az biri neden kadın olmasın? Çünkü Edirne’de bırakın kadın Belediye Başkanını, şimdiye kadar Başkan Yardımcısı kadın da hatırlamıyorum. Ayrıca her mahalleye bir kütüphane olsa ve mahalleliyi okumaya özendirecek bazı minik sürprizler hazırlansa. Gençler ve yetişkinler için rahat ve güvenli şekilde spor yapabilecekleri alanlar, bütün mahallelerde çocuk oyun parkları ve halkın nefes alacağı yeşil alanlar arttırılsa mesela!…

Yabancı ülkelerde bu konuya çok önem veriliyor. Örneğin İspanya’nın başkenti Madrid’te üçbin beş yüz(3500) dönümlük bir alanı kaplayan, halkın yararlandığı bir park var(El retiro Park). Ağaçların ihtişamla salınmaları, insanların güvenle yürüyüş yapmaları müthiş bir uyum ve huzur sağlıyor. Madrid’te böyle çok sayıda park var. Sınır komşumuz Bulgaristan’ın Burgaz kentindeki park ise insan eliyle yaratılmış bir doğa harikası ve bu park aralıksız olarak yedi (7) km. uzunluğunda. Hepimizin bildiği gibi Bulgaristan bizden hem yüzölçümü hem de nüfus olarak oldukça küçük bir ülke. Rusya’nın başkenti Moskova’da da çok sayıda park var. Gorki Parkı var mesela. 1200 dönümlük bir alana kurulu ve 1928 yılından beri halkın kullanımında.

Edirne’de sokaklarda yeterli çöp konteyneri ve geri dönüşüm toplama kutuları var. Belediyemiz bu konuda başarılı. Ancak bazı insanlar umursamaz. Özellikle bir vatandaş olarak rica ediyorum, yerlere çöp atanlara para cezası veya başka yaptırımlar uygulansın. Yerlerdeki çöpler kentimiz için çirkin bir görüntü oluşturuyor. Türkiye’yi dört sınır kapısıyla Avrupa’ya bağlayan Edirnemizin Avrupai bir kent görünümüne ve işleyişine tam anlamıyla sahip olmasını istiyorum. Şehir içi trafikte korna çalmak ta yasaklanabilir. Çalanlara ceza kesilebilir. Egzozun susturucusunu söküp yüksek ses çıkartan motosiklet ve araçları kullananlara da ceza kesilebilir mesela. Böylece gürültü kirliliği son bulmuş olur.

Yurt dışında yaşayanlar gibi biz de musluklarımızdan su içmek istiyoruz. Çok katlı binalara izin verilmesin, yeşil alanları çok fazla olan düzenli yapılaşma olsun. Yolları Avrupa kentlerinde olduğu gibi geniş, kaliteli ve kalıcı olsun, iki günde bir aynı yerde yol çalışması olmasın mesela. Hava kirliliğini en aza indirecek yöntemler uygulansın ve kontrolü sağlansın. Sokak canlarına şefkatle yaklaşılsın. Kısırlaştırılabilirler, fakat kaderlerine terk edilip hayattan kopartılmasınlar. Sahiplendirme tercih edilsin. Sokak canları konusunda halkımızın büyük bir kısmının çok duyarlı olduğunu da göz ardı etmemek lazım.

Otopark sorunu modern bir sınır kentine yakışacak şekilde çözülsün, trafik sorununa kalıcı çözümlerle çare bulunsun, yollar genişletilsin. Şehrin içindeki ağaç sayısı binalardan ve otomobillerden fazla olsun. Bu ağaçların düzenli ve bilinçli olarak bakımı yapılsın, kurumaya bırakılmasın. Sınır ötesinden gelen günübirlikçiler Edirne esnafını yeterince ihya ediyor. Esnafın bunu fırsata çevirip ederinden yüksek fiyat uygulamasını Belediyenin sıkı bir şekilde denetlemesini ve bunu kendi vatandaşlarına layık görenlere cezai işlem yapmasını istiyor ve bekliyoruz. Yapbozun olmadığı, yeşillikler içinde, insanın içinde yaşamaktan kendini mutlu hissettiği, kadim şehrimize gelenlerin “vay be!” dediği bir kültür ve turizm kenti olduğunu her yönüyle ortaya koyan bir şehrimiz olsun. Bu şehri çok seven bizler bunu hakediyoruz.

Sevgiyle kalın…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu