Edirne bir ‘rüyanın’ peşinde!

Edirne’de 15’inci yüzyılda Sultan 2’nci Murat tarafından yaptırılan Muradiye Camisi’nin bahçesindeki Edirne Mevlevihanesi, yeniden ihya ediliyor. Bu kapsamda caminin bahçesinde düzenlenen törenle, mevlevihanenin inşası için düğmeye basıldı. Temel atma töreninde konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, Sultan 2’nci Murat’ın rüyasında Mevlana Celaleddin Rumi’yi gördüğü yönündeki rivayeti paylaştı. Vali Sezer; “Rivayet edilir ki Sultan 2’nci Murat cennetmekan burada, bu tepeden Mevlana Celaleddin Rumi’yi rüyasında görür. O gördüğü rüyadan öyle etkilenir ki Mevlevihane’nin inşa edilmesine dair ferman yazdırır. İşte bugün o rüyanın, o gönül çağrısının izinde ilerliyoruz. Bu mekanda tekrardan ney sesleri yükselecek. Gençlerimiz sema ile tanışacak, aşk ile irfan ile yoğurulacak, Mevlana’nın ‘Gel, ne olursan ol yine gel’ çağrısı, Edirne semalarından, Edirne ve tüm gönül coğrafyamızda yankılanacaktır” dedi.
Edirne Valiliğince geçtiğimiz yıl şubat ayında başlatılan kazı çalışmaları sonucu temellerine ulaşılan, Sultan 2’nci Murat tarafından 15’nci yüzyılda yaptırılan Muradiye Camisi’nin bahçesinde bulunan Mevlevihane, kazı çalışmalarından elde edilen bulguların ışığında yeniden ihya edilecek. Mevlevihanenin inşası için bugün temel atma töreni düzenlendi.

Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Kırklareli Valisi Uğur Turan, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı Başkanı Devlet Sanatçısı Ahmet Özhan, Uluslararası Mevlana Vakfı Başkanı Faruk Hemdem Çelebi, kurum ve kuruluş temsilcileriyle vatandaşlar katıldı.

Programın açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve aynı zamanda Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Dr. İsmet Osmanoğlu, Mevlevihane’nin inşa edildiği 15’inci yüzyıldan itibaren pek çok kez hasar görerek onarıldığını, 1925’te diğer tekke ve zaviyelerle birlikte kapatıldığını aktardı. Yapının 1935 yılında yıktırıldığını anlatan Osmanoğlu, “Kültürümüzün ve mimarimizin bu değerli yapısını yeniden ihya eden, Edirne’de de büyük bir kültürel ihya programı başlatan sayın valimize ve tüm ekibine şükranlarımı sunuyorum” dedi.

‘SADECE ESTETİK DEĞİL, İNSANİ DEĞERLERDİR’
Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Devlet Sanatçısı Ahmet Özhan, bu tarz eserlerin sadece estetik değil, aynı zamanda insani değerleri de oluşturduğunu dile getirdi. Özhan; “Bütün Mevlevihaneler, bütün dergahlar, tasavvuf ilmi ve İslam dini, sadece ritüelleri için ve zahiri estetik boyut için Cenab-ı Hak tarafından bizlere yollanmamıştır. Bunlar, işin kültürel ve estetik boyutudur. Ancak bunlarla birlikte oluşması gereken insani değerlerdir. Güya dünyada demokrasi havarisi olan sözde büyük devletleri yediği herzeler herkes tarafından görülmektedir. Kıyımızda 50 bin tane çoluk, çocuk, kadın, yaşlı, genç mahvedilmiştir, şehit edilmiştir. Bugün temelinin tekrar ihya edileceği Edirne Mevlevihanesi’nin ivedilikle tamamlanması ve yetiştirdiği ekiple, estetik boyutumuzu, bu muhteşem kreatif boyutumuzu temsile derhal başlaması ve Balkanları fevkalade etkisi altına alarak, insan değerlerinin tekrar ortaya çıkmasını ve iktidar olmasını temin etmek açısından çok önemlidir” şeklinde konuştu.

‘EDİRNE MEVLEVİHANE’SİNİN YENİDEN DOĞUŞUNA ŞAHİT OLUYORUZ’
Uluslararası Mevlana Vakfı Başkan Vekili Esin Çelebi Bayru, Mevlana’nın eserleri ve Mevlevi kültürünün, son 20 yılda büyük yol kat ettiğini ifade ederek; “Bizler inanırız ki Hazreti Mevlana’dan ve Mevlevilikten bahsedilen yerlere, ‘onların misafirleri’ denir. Demek ki bugün hepimiz şu anda Hazreti Mevlana’nın misafirleriyiz. Ülke kültürümüzün değerlerinden ve temel taşlarından olan Hazreti Mevlana, onun eserleri ve Mevlevi kültürü konusunda özellikle son 20 yılda kat edilen yol çok fazla. Mesnevi’de ‘Madem ki bir ağaç diktin, onu sula’ dendiği gibi, yapılan bunca maddi ve manevi çalışmanın karşılığı bulunması gerekir. Bu gönül ve kültür mekânlarının, amacı doğrultusunda ehil kişilerin kültürümüzü yaşatması ve insanlarımıza faydalı olması en büyük dileğimizdir ve duamızdır. Bugün tarihimize ve kültürümüze vefalı bir temel atma töreni vesilesiyle buradayız. Edirne Mevlevihane’mizin yeniden doğuşuna şahit oluyoruz” diye konuştu.

‘EDİRNE, SELİMİYE’SİYLE GÖKYÜZÜNE, MEVLEVİHANESİ’YLE GÖNLÜMÜZE DOKUNUYOR’
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Mevlevihane’nin yeniden hayat bulması için her türlü desteği vereceklerini kaydetti. Gencan Akın; “Edirne sadece bir şehir değil, aynı zamanda bir medeniyet hafızasıdır. Bu şehir Selimiye’si ile nasıl gökyüzüne dokunuyorsa Mevlevihanesi ile ruhumuza, kalbimize dokunuyor. Yüzyıllar boyunca bu topraklarda ilim, irfan, sanat ve hoşgörü bir arada yaşamış Mevlevihane de bunun taşıyıcısı olmuştur. Bugün attığımız bu temelle birlikte sadece bir yapının değil, bir kültürün, bir nefesin, bir ritmin yeniden hayat bulmasına tanıklık ediyoruz. Edirne Belediye’si olarak bizler geçmişi koruyan, geleceği kucaklayan bir anlayışla çalışıyor, bu kadim mirasın yeniden hayat bulmasında her türlü desteği vermeyi görev biliyoruz. Bu vesileyle böyle anlamlı bir süreci başlatan başta Sayın Valimiz Yunus Sezer’e olmak üzere tüm emeği geçenlere yürekten teşekkür ediyorum. Muradiye Mevlevihanesi yeniden nefes alsın ki Edirne’nin sesi geçmişten geleceği daha güzel duyulsun. Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

‘MEVLEVİHANELER, İNSANİ DEĞERLER, BİLİM VE SANAT MERKEZİ OLMUŞLARDIR’
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, Mevlevihane’nin tekrardan Balkanların ve Türkiye’nin ilim, sanat ve bilim merkezlerinden birisi olacağını söyledi. “Tarihi 15’inci yüzyıla 2. Murat dönemine uzanan Muradiye Mevlevihanesi, Osmanlı’nın manevi atmosferini ve kültürel mirasını asırlarca taşımıştır. Tabi Mevlevihaneler sadece ibadetlerin yapıldığı mekanlar değil, insani değerlerin, bilimin ve sanatın merkezi olmuşlardır. İnşallah Muradiye Mevlevihanesi’de ihyasıyla birlikte tekrar bütün Balkanların ve bütün ülkenin ilim, sanat, bilim merkezi olacaktır. Ben bu eserin ihyasında başta sayın valimiz olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” açıklamasını yaptı.

‘EDİRNE, RUH DÜNYAMIZIN DERİN İZLERİNİ TAŞIYAN BİR KÜLTÜR BAŞKENTİDİR’
Edirne Valisi Yunus Sezer de, Mevlevihane’nin yeniden ihya edilmesinden dolayı yaşadığı mutluluğu dile getirdi. Sezer; “Bugün burada tarihimizin, kültürümüzün ve maneviyatımızın kadim bir nişanesi olan 15’inci yüzyılda Sultan 2’nci Murat tarafından inşa edilen ve inşa edilen ve asırlar boyunca Mevlevi geleneğinin yaşatıldığı Edirne Mevlevihanesi’nin yeniden ihyası için bir araya gelmenin onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Edirne, kalbinde yüzyıllardır saklı bulunan güzide mekanın asırlar sonra tekrar hayat bulacağı bu temel atma programıyla, bugün anlamlı bir gün yaşamaktadır. Edirne, yalnızca bir şehir değil; medeniyetlerimizin, irfanımızın ve ruh dünyamızın derin izlerini taşıyan bir kültür başkentidir. İlmin, sanatın, maneviyatın ve hoşgörünün de asırlardır yoğurulduğu bir kültür başkentidir. Osmanlı’nın serhad şehri, Avrupa’ya açılan kapı, mimaride Sinan’ın kalem izini, musikide Mevlevi ritüellerinin latifelerini, gönül ikliminde Mevlana’nın hoşgörüsünü taşıyan kadim bir yerdir. İşte bu ruhun en zarif yansımalarından birisi de hiç şüphesiz içerisinde bulunduğumuz bu anlamlı mekandır” dedi.

‘SULTAN 2’NCİ MURAT’IN RÜYADAN ETKİLENEREK, MEVLEVİHANEYİ YAPTIRDIĞI RİVAYET EDİLİR’
Vali Sezer, Sultan 2’nci Murat’ın rüyasında, Muradiye Camisi’nin bulunduğu tepeden Mevlana Celaleddin Rumi’yi gördüğü ve bu rüyadan etkilenerek Edirne’deki Mevlevihane’nin inşası fermanını yazdırdığı rivayeti anlattı. Vali Sezer; “Rivayet edilir ki Sultan 2’nci Murat cennetmekan burada, bu tepeden Mevlana Celaleddin Rumi’yi rüyasında görür. O gördüğü rüyadan öyle etkilenir ki Mevlevihane’nin inşa edilmesine dair ferman yazdırır. İşte bugün o rüyanın, o gönül çağrısının izinde ilerliyoruz. Bu mekanda tekrardan ney sesleri yükselecek. Gençlerimiz sema ile tanışacak, aşk ile irfan ile yoğurulacak, Mevlana’nın ‘Gel, ne olursan ol yine gel’ çağrısı, Edirne semalarından, Edirne ve tüm gönül coğrafyamızda yankılanacaktır. Çinileriyle, mimarisiyle ve huzur veren atmosferiyle Osmanlı’nın Edirne’ye bıraktığı eşsiz eserlerinden biri olan Muradiye Camisi’nin hemen yanı başında yükselen bu Mevlevihane, hem Edirne’nin hem de Balkanların manevi hafızasında önemli bir yer edinmiştir, bundan sonra da önemli bir iz bırakacaktır” şeklinde konuştu.

‘BU TOPRAKLAR TARİH YAZDI, TARİHİ YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ’
Geçmişi seyretmek değil, onu anlayarak gelece taşıma anlayışıyla Edirne Mevlevihanesi’ni ihya edeceklerine vurgu yapan Vali Sezer; “Bu mekanda, ecdadımızın emanetine sahip çıkmak, geçmişi sadece seyretmek değil, onu anlayarak geleceğe taşımak, bizlere de bu anlayışla Edirne Mevlevihane’sinin hayat bulmasını sadece bir yapı olarak değil, ortak hafızası olarak ve ihyası olarak görüyoruz. Bugün burada hep birlikte sadece temel atmıyoruz, bu hatırayı, bir sesi, bir nefesi yeniden yaşatıyoruz. Bu topraklar tarih yazdı, şimdi hep birlikte yeniden tarihi inşa edeceğiz. Bu vesileyle, böylesine kıymetli bir mirası bizlere emanet eden ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyor, bu toprakların manevi yükünü omuzlayan Mevlevi büyüklerimizi hürmetle ve rahmetle selamlıyorum. Bu değerleri yaşatmak için emek veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Rabbim attığımız bu temeli sağlam kılsın” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu ile İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu tarafından tasavvuf müziği konseri sunarken, konserle eş zamanlı olarak, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu semazenleri ve Edirne Valiliği Semazen Topluluğu tarafından sema gösterisi sunuldu. Post duasının yapıldığı tören sonunda Devlet Sanatçısı Ahmet Özhan tarafından gülbank adı verilen dua okunarak mevlevihanenin yeniden ihyası için temel atıldı.

Törenin ardındankatılanlara mevlevi mutfağından fodla, zerde ve şerbet ikramında bulunuldu.
Damla GÖÇ AKYÜZ/Adem Batuhan SEVER



