Edirne’de 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü etkinlikleri kapsamında Selimiye Meydanı’nda TSK’nın yerli ve milli savunma sistemleri sergilendi. Binlerce vatandaşın akın ettiği etkinlikte, Türkiye’nin savunma sanayiindeki dev adımları ve askeri gücü gururla incelendi.
Edirne, 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü vesilesiyle tarihinin en anlamlı ve gurur dolu günlerinden birine tanıklık etti. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait yerli ve milli savunma sistemlerinin Selimiye Camisi Meydanı’nda sergilendiği etkinlik, yediden yetmişe tüm vatandaşların akınına uğrayarak adeta bir teknoloji şölenine dönüştü.
Edirne Valiliği koordinesinde titizlikle hazırlanan program çerçevesinde, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı devasa boyutu simgeleyen modern silahlar, zırhlı araçlar ve yüksek teknoloji ürünü mühimmatlar şehrin kalbinde yerini aldı. Mimar Sinan’ın ustalık eseri olan Selimiye Camisi’nin gölgesinde sergilenen bu sistemler, geçmişin ihtişamı ile geleceğin teknolojisini aynı karede buluşturdu. Sabahın erken saatlerinden itibaren meydanı dolduran vatandaşlar, daha önce sadece televizyon ekranlarında veya askeri törenlerde uzaktan görebildikleri araçlara dokunma ve onları yakından inceleme şansı yakaladı.

Sergi alanında oluşturulan özel koridorlarda, TSK bünyesinde görev yapan uzman personel, araçların teknik özellikleri ve kullanım alanları hakkında meraklı ziyaretçilere bilgiler sundu. Özellikle çocukların ve gençlerin milli savunma teknolojilerine olan ilgisi gözlerden kaçmazken, sergi alanı adeta bir açık hava müzesi havasına büründü. Kalabalığın yoğunluğu nedeniyle meydanda adım atacak yer kalmazken, her bir stant önünde uzun kuyruklar oluştu.
Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayi alanında attığı stratejik adımlar, bu sergiyle birlikte halkın takdirine doğrudan sunulmuş oldu. Sergilenen her bir parça, dışa bağımlılığın azaldığının ve yerli üretim kapasitesinin hangi seviyeye ulaştığının somut birer kanıtı niteliğindeydi. Ziyaretçiler, araçların dış gövdelerinden iç aksamlarındaki ince işçiliğe kadar her detayı dikkatle süzdü. Bu noktada toplumun genelinde uyanan ortak duygu, tam bağımsızlık yolunda atılan bu adımların verdiği güven oldu.

Sergiyi baştan sona büyük bir titizlikle gezen vatandaşlardan Eray Dağdeviren, gördükleri karşısında duyduğu memnuniyeti dile getiren isimlerden biriydi. Dağdeviren, özellikle araçların üzerindeki mühendislik detaylarına ve işçilik kalitesine vurgu yaparak, savunma sanayiindeki estetiğin ve gücün kendisini etkilediğini belirtti. Teknolojik gelişimin sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda ulusal bir itibar meselesi olduğunu ifade eden Dağdeviren, alandaki ikramlar ve görevlilerin ilgisiyle birlikte organizasyonun tam not aldığını söyledi.

Bir diğer ziyaretçi Nuri Doğan ise sergilenen devasa araçların caydırıcılık özelliğine dikkat çekti. Bu tür sistemlerin dosta güven, düşmana ise ciddi bir çekince verdiğini ifade eden Doğan, sahadaki askeri varlığın teknik donanımla desteklenmesinin önemine değindi. Meydandaki atmosferin kendisine verdiği huzuru dile getirirken, teknolojik üstünlüğün Türkiye’nin bölgesel gücünü pekiştirdiğini kaydetti.

Sergiyi ziyaret eden Aydın Kurtulan ise konuya daha stratejik bir perspektiften yaklaştı. Özellikle sınır komşularımızda ve yakın coğrafyamızda devam eden gerilimleri hatırlatan Kurtulan, güçlü bir ordunun ancak güçlü bir milli teknoloji ile mümkün olabileceğini ifade etti. Bir Edirneli olarak, bu denli modern ve güçlü mühimmatların kendi şehrinde sergilenmesinden büyük bir onur duyduğunu belirten Kurtulan, savunma sistemlerinin sadece birer makine değil, aynı zamanda vatan savunmasının sigortası olduğunu vurguladı.

Edirne, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle her zaman bir savunma kalesi olmuştur. Balkan Savaşları trajedisi, modern Türkiye’nin savunma doktrinini şekillendiren en acı derslerden biridir. Bugün Selimiye Meydanı üzerinde sergilenen bu zırhlı araçlar ve mühimmatlar, sadece bugünün teknolojisini değil, geçmişte yaşanan eksikliklerin bir daha tekerrür etmemesi için verilen büyük bir emeği temsil etmektedir.
Türk Savunma Sanayii, son yirmi yılda yerlilik oranını %20’lerden %80’lerin üzerine çıkararak dünya genelinde bir başarı hikayesi yazmıştır. Bu başarının meyveleri olan taktik tekerlekli zırhlı araçlar, insansız hava araçları ve gelişmiş roket sistemleri, bugün Edirne halkının bizzat dokunabileceği mesafeye getirilmiştir. Edirne Valiliği tarafından organize edilen bu etkinlik, vatandaşın ordusuyla olan bağını güçlendirirken, milli teknolojinin ulaştığı şeffaf ve güven verici boyutu da gözler önüne sermiştir.

Meydanda sergilenen araçların en dikkat çekici özelliği, tasarımından yazılımına kadar Türk mühendislerinin imzasını taşımasıdır. Ziyaretçilerin “işçilik harikası” olarak tanımladığı bu sistemler, en zorlu arazi koşullarında dahi yüksek performans sergileyebilecek şekilde optimize edilmiştir. Askeri araçlar üzerinde yer alan elektro-optik sistemler, gece görüş kabiliyetleri ve uzaktan komutalı silah kuleleri, Türkiye’nin dijital harp alanındaki yetkinliğini de simgelemektedir.
Adem Batuhan SEVER