Eğitim İş’ten MEB’e zayıf karne

Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, Edirne’de yeni yerleşim bölgesinde sınıfların kalabalıklaştığına ve bölgeye yeni okul ihtiyacı bulunduğunu ifade etti. Eğitim İş Edirne Şubesi Mali Sekreteri Erhan Toprak da özel okulların velilerden oldukça yüksek ücret talep etmelerine rağmen, bünyesinde çalışan öğretmenlere asgari ücret seviyelerinde maaşlar ödediklerinin altını çizdi. Eğitim İş, ayrıca eğitim sektöründeki birçok soruna da değindi.

Okullarda 2023-2024 eğitim öğretim yılının ilk döneminin bitmesiyle birlikte, Eğitim iş Edirne Şubesi tarafından dönem değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, Bir Kahvenizi İçeriz Ev Ziyaretleri projesini eleştirdi. Akçay, Edirne’de yeni yerleşim bölgesindeki okullarda sınıfların kalabalıklaştığını ve bölgeye acil olarak yeni okul yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

‘ZİYARETLER FOTOĞRAFLARLA İFŞA EDİLEREK DEĞİL, BÜYÜK BİR GİZLİLİK İÇİNDE YAPILMALIDIR’

Edirne Valiliği himayesinde Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Bir Kahvenizi İçeriz Ev Ziyaretleri projesinin, dezavantajlı ailelerin kendilerini mahcup ve üzgün hissetmesine sebep olduğunu dile getiren Akçay; “Bilindiği gibi bu eğitim-öğretim yılının başlangıcında Edirne Valiliği himayesinde İl Milli Eğitim Müdürlüğünce “Bir Kahvenizi İçeriz” projesi başlatılmıştı. Bu proje kapsamında Edirne’de örgün eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin evlerine öğretmenler, okul idarecileri, bazı kurum müdür veya yetkilileri ile beraber ziyaretler yapılacak, öğrencilerin okul dışı yaşantıları gözlemlenecek, devamsız olanların okula kazandırılmaları sağlanacak, sorunları varsa çözüme kavuşturulacaktı. Bu uygulamanın sakıncaları da beraberinde getireceğini dile getirmiştik. Öngörülerimizde yanılmadık. Mevcut ekonomik şartlarda velilerin evlerine emrivaki bir şekilde gidilmesi uygun değildi ve bu durum aynı zamanda birçok veliyi de kaygılandırdı. Kaldı ki özellikle dezavantajlı yerlerde birçok velinin evinde ne doğru düzgün misafir ağırlanacak yer, ne de gelen misafire ikram edeceği bir kahve, ne de sunabileceği bir yiyeceği vardır. Böyle bir beklenti ile zaten gidilmez, fakat bu durum velinin kendisini mahcup ve üzgün hissetmesine de vesile olmaktadır. Bu ziyaretler fotoğraflarla ifşa edilerek değil tamamen büyük bir gizlilik içinde, mahremiyete dikkat edilerek yapılmalıdır. Ayrıca bu ziyaretler, okulların kendi bünyelerinde, öğrencilerin ihtiyaç ve devamsızlık durumlarına göre okul idaresi ve öğretmenler tarafından hali hazırda zaten yapılmaktaydı” dedi.

WhatsApp Image 2024 01 19 at 16.15.08 | Edirne Ahval Gazetesi
Eğitim İş’ten MEB’e zayıf karne | Edirne Ahval Gazetesi

“KAÇ ÖĞRENCİ VE VELİNİN BARINMA, ISINMA, BESLENME, GİYİM, KIRTASİYE, ULAŞIM SORUNUNA ÇÖZÜM BULUNMUŞTUR?”

Bir Kahvenizi İçeriz Ev Ziyaretleri projesi kapsamında gerçekleştirilen ev ziyareti sayısının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Akçay; “Okullarda devam takip komisyonları bulunmakta, bu komisyon sürekli veya parçalı devamsızlık yapan öğrenciler ile ilgili gerek veli görüşmeleri, gerek ev ziyaretleri gerekse raporlama, ilgili kurumlara bildirme gibi işlemleri zaten yapmaktadırlar. Bu sebeple, yürütülen bu proje kapsamında şu soruları sormak ve cevaplarını yetkililerden talep etmek bir zorunluluk haline gelmiştir; Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğünden edinilen bilgiye göre 13 bin 689 dan fazla öğrencinin evlerine ziyaret gerçekleştirilmiş ki bu ziyaretlerin neredeyse büyük çoğunluğu gerçeği yansıtmadığı, bu sayının aslında şişirme ve tamamen görüntü, fotoğraf vermekten ibaret olduğu milli eğitim camiasında görev yapan tüm öğretmen ve idarecilerin malumudur. O halde bu proje kapsamında; Kaç parçalı veya sürekli devamsız öğrenci okula kazandırılmıştır? Kaç öğrenci ve velinin barınma, ısınma, beslenme, giyim, kırtasiye, ulaşım sorununa çözüm bulunmuştur? Kaç öğrencinin ailesindeki adli vaka veya sağlık sorunu çözüme kavuşturulmuştur? Çalışıp evine para götürmek zorunda olan ve bu sebeple okulunu aksatan veya okula gidemeyen kaç öğrenci vardır ve bu sorun nasıl çözülmüştür? Ortaöğretim kurumları yönetmeliğine göre 1 öğrenci 1 eğitim öğretim yılında özürsüz olarak en fazla 10 gün devamsızlık yapma hakkına sahiptir. 20 gün, 30 gün hatta 40 gün özürsüz devamsızlık yapmış olan öğrenciler vardır. Farz edelim ki bu öğrencileri okula gelmeye ikna ettiniz, e-okula sistemine göre devamsızlıktan kalmış gözüken bu öğrencilerin devamsızlıklarını nasıl sileceksiniz, sildiniz diyelim bu öğrencilere geçmiş sınavları nasıl yapacaksınız ve neye göre not vereceksiniz, verdiniz ve sınıfı geçirdiniz diyelim. Bu durumu devamsızlık yapmayan okula düzenli gelen öğrencilere ve velilere nasıl izah edeceksiniz? Onlara haksızlık yapılmış olmayacak mısınız? Projeler sona erdiğinde elde edilen verilerle, sonuçlarla, kazanımlarla, sorunlara çözüm kavuşturmalarıyla daha anlamlı hale gelir. Bu projede ne gibi kazanımlar elde edilmiştir veya edilecektir?” şeklinde konuştu.

“EDİRNE’MİZE 100. YIL İSMİNİ TAŞIYAN BİR OKULUN YAPILMASI ARTIK ELZEMDİR”

Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılarak, öğrencilerinin başka okula gönderildiği Trakya Birlik İlkokulu’nda herhangi bir çalışma yapılmadığını söyleyen Akçay, yeni yerleşim bölgesindeki okul eksikliğine dikkat çekti. Akçay; “Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılan Trakya Birlik İlkokulu binası ile ilgili bir çalışma daha henüz başlamamıştır. Bu okul Vali Fahri Yücel İlkokulu ile beraber aynı binada ikili eğitim yapmak zorunda bırakılmıştır. Özellikle kalıcı yaz saati uygulamasından dolayı buradaki öğrenciler sabahın kör karanlığında okula gitmekte, akşam hava karardıktan sonra okuldan çıkmaktadırlar. Bu durum eğitimi ile öne çıkan kentimize hiç yakışmamaktadır. Boşaltılan Trakya Birlik binasının yerine depreme dayanıklı yeni bir okul binası inşası bir an önce başlatılmalı ve bitirilmelidir. Yine Depreme dayanıksız diyerek boşatılan ve yıkım kararı verilen Mimar Sinan Ortaokulunun yerine yeniden bir okulun yapılıp yapılmayacağı hala kocaman bir soru işaretidir. Edirne de özellikle yeni yerleşim yeri bölgelerindeki ilk ve ortaokullarda okullarda kalabalık sınıflar sorunu artık ciddi bir boyuta ulaşmıştır. Cumhuriyetimizin 100. Yılında Bir Cumhuriyet kenti olan Edirne’mize 100. Yıl ismini taşıyan bir okulun yapılması artık elzemdir” diye konuştu.

“ÖĞRENCİLERİN HAYATLARINA DOKUNACAK, GELECEKLERİNE IŞIK TUTACAK ÇALIŞMALAR HEP BİRLİKTE PLANLANMALIDIR”

Öğrencilerin ders saatleri esnasında okuldan alınarak sportif faaliyetler için götürüldüklerini kaydeden Akçay; “Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile yapılan protokol kapsamında özellikle dezavantajlı bölge okullarındaki öğrenciler ders saatleri esnasında yüzme bilmeyen kalmasın projesi kapsamında alınıp araçlarla (ki bu araçlar ile ilgili sıkıntılar bulunmakta, örneğin araçlarda bir refakatçi yetişkin kişi bulunmamakta, onun yerine 1 idareci veya öğretmen görevlendirilmekte) havuzlara götürülmektedir. Öğrencilerin bedensel ve ruhsal gelişimlerini desteklemekle beraber, bu tür uygulamaların eğitim öğretimi aksatmayacak şekilde, öğretmen ve idarecilere ek külfet getirmeyecek şekilde planlanarak yapılması gerekmektedir. Yine gençlik ve spor müdürlüğü personelleri yapılan protokol kapsamında dezavantajlı okullara görevlendirilmekte, beden eğitimi derslerine sokulmaktadır. Bu durum derse giren pedagoji ve eğitim bilimi ile alakası olmayan kişiler ile öğrenciler ve veliler arasında zaman zaman sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Geçtiğimiz yıllarda lise ve üniversite giriş sınavlarında ülke sıralamasında sürekli üst sıralarda bulunan Edirne’nin eğitimde ve sınav başarısında son dönemde oldukça gerilere düşmesi işte bu anlayışın eseridir. Eğitim-İş olarak diyoruz ki eğitimin bütün paydaşlarının fikirleri alınarak projeler üretilmeli, göstermelik değil öğrencilerin hayatlarına dokunacak, geleceklerine ışık tutacak çalışmalar hep birlikte planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

“ÖZEL OKUL OLMAMALIDIR, BU İŞİ DEVLET TAMAMEN KENDİSİ HALLETMELİDİR”

Diğer yandan özel okullarda, ailelerden normalin üstünde ücret talep edildiğine dikkat çeken Eğitim İş Edirne Şubesi Denetleme Kurulu Üyesi Olcay Dal; “Normal kayıt ücretini o baremden alıyorlar. Kitap, yemek, servis, kıyafet ücretini genel giderler adı altında normal olmayan miktarların üzerinde talep ediyorlar. Sonuçta bunlar ticari işletmedir. Bize kalsa özel okul olmamalıdır, bu işi devlet tamamen kendisi halletmelidir. Türkiye’de veliler öğrencileri için çok fazla para harcıyorlar fakat eğitim sistemi bu kadar öğrenci başına para harcamıyor. Edirne gibi bir şehirde bu kadar çok özel okul olmasını da sorgulamak lazım. Yeni yerleşim bölgesindeki sınıfların kalabalık olması velileri daha önce özel okullara itiyordu. Daha önce öğrenci başına 3 bin lira destekleme vermişlerdi. O alışkanlık devam etti ama bu yükselen fiyatlarla özel okullarda öğrencilerin devlet okullarına nakil olmaya başladığını görüyoruz. Ağırlaşan bu ekonomik şartlarda bu ibre daha da hızlanacak” açıklamasını yaptı.

‘ÖZEL OKULDA ÇALIŞAN ÖĞRETMENLERE İNSANCA YAŞAYABİLECEKLERİ ÜCRET VERİLMİYOR’

Eğitim İş Edirne Şubesi Mali Sekreteri Erhan Toprak ise, özel okullardan talep edilen ücret miktarlarının yüksek olmasına rağmen, özel okullarda çalışan öğretmenlere asgari ücret seviyelerinde maaşlar ödendiğini ifade etti. Toprak; Özel okul ücretleri bu kadar artmışken özel okullarda çalışan öğretmenlerin asgari ücret düzeyinde kalması da çok komik. Veliden o kadar ücret talep eden okul idarecileri, çalıştırdığı öğretmenlere insanca yaşayabilecekleri ücret vermiyorlar maalesef” açıklamalarında bulundu. Adem Batuhan SEVER

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu