Tekirdağ’da CHP İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen Marmara Yerel Medya Buluşması’nda konuşan CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, yerel ve ulusal medyanın baskı altında olduğunu belirterek basın özgürlüğünün demokrasinin temel şartı olduğunu ifade etti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından düzenlenen “CHP İletişim Marmara Yerel Medya Buluşması”, CHP Tekirdağ İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde Tekirdağ Ramada Otel’de gerçekleştirildi. Buluşmaya; CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, CHP Tekirdağ İl Başkanı Cenk Boduç, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı’nın yanı sıra çok sayıda basın mensubu, parti yöneticileri ve partililer katıldı.

Toplantıda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Türkiye’de basın özgürlüğü ve medya üzerindeki baskılara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Basın özgürlüğü sorununun yalnızca gazetecilerin değil, doğrudan demokrasinin sorunu olduğunu vurgulayan Bulut, “Basın özgürlüğü sorunu bir demokrasi sorunudur. Gazetecilik yapılamıyorsa o ülkede demokrasiden söz edilemez” dedi.

Gazeteciliğin yerel ya da ulusal olarak ayrıştırılmasının yanlış olduğunu ifade eden Bulut, yerel medyanın demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu söyledi. Bulut, “Yereldeki gazeteciliğin ulusaldaki gazetecilikten hiçbir farkı yoktur. Yerelde çıkan haber işin temelidir, yukarıyı besler. Gazetecilik gazeteciliktir ve haber aktarır” diye konuştu.
Yerel medyanın çoğu zaman küçümsendiğini ve müdahaleye açık bir alan olarak görüldüğünü dile getiren Bulut, bunun bilinçli bir yaklaşım olduğunu savundu.

Türkiye’de ulusal medyanın ciddi bir kutuplaşma yaşadığını belirten Bulut, medyanın büyük ölçüde iktidara yakın “havuz medyası” ile sınırlı sayıda muhalif kanal arasında sıkıştığını ifade etti. Bu yapının gerçek anlamda gazetecilik yapılmasının önüne geçtiğini söyleyen Bulut, “Gazetecilik her şeyden önce araştırmadır, sorgulamadır, toplumsal hafızadır. Bu yapı gazetecilik yapma imkanını ortadan kaldırıyor” dedi.
Basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bulut, “Bir ülkede gazetecilik yapılamıyorsa orada demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Gazetecilik yoksa yolsuzluk artar, güvensizlik artar” ifadelerini kullandı.
Mevcut sistemde denetim mekanizmalarının işlemediğini öne süren Bulut, “Yargı yürütmeye bağlıysa, yasama çoğunluk nedeniyle denetleyemiyorsa geriye basın kalır. Basının dördüncü kuvvet olarak işlemesi gerekirken bu bugün mümkün olmuyor” şeklinde konuştu.
RTÜK, Basın İlan Kurumu ve İletişim Başkanlığı’na yönelik eleştirilerde de bulunan Bulut, bu kurumların basını korumak yerine baskı aracı haline getirildiğini savundu. RTÜK’ün yalnızca muhalif kanallara ceza verdiğini, Basın İlan Kurumu’nun ise yerel basını zorla birleştirmeye çalıştığını ileri süren Bulut, “Yerel basın belediyeyi denetler, kentin hafızasını yaşatır. Yerel basını güçlendirmek gerekirken tam tersine kontrol altına alınmak isteniyor” dedi.
Basın alanındaki sorunların siyasi partiler eliyle değil, mesleğin sahipleri tarafından çözülebileceğini vurgulayan Bulut, “Bu mesleğin sorunlarını çözecek olan sizlersiniz. Bugün bu toplantıları yapmamızın amacı, yedi bölgeden toplanan birikimi ortaklaştırmak ve çözüm üretmektir” ifadelerini kullandı.
Gazeteciliğin en temel sorunlarından birinin ekonomik özgürlük olduğuna dikkat çeken Bulut, “Bu alanda ekonomik özgürlüğü sağlayacak en önemli unsur, gazetecilerin örgütlenmesi ve iç disiplinidir” dedi.
Haber Merkezi