Gündem

“Gereken önlemler ivedilikle alınmalı”

“Gereken önlemler ivedilikle alınmalı”

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
17 Ağustos 2023 10:02
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası Edirne Temsilciliği yaptığı yazılı açıklamada 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos Marmara depremini hatırlatarak, yalnızca deprem sonrası yapılacak müdahaleler değil depremden önce alınması gereken tedbirler ve depreme dayanıklı yapı stokunun iyileştirilmesi gerektiğini belirtti. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Edirne Temsilcisi Kadir Aydoğdu 17 Ağustos 1999 yılında Gölcük merkezli meydana gelen depremin yıldönümünde yazılı açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada; “Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, yurdumuzun yüzde 92'sinin deprem bölgesi içerisinde yer aldığı, nüfusumuzun yüzde 95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin yüzde 98'i ve barajlarımızın yüzde 93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir. Bir deprem coğrafyasında yer alan ülkemiz tarih boyunca birçok kez yıkıcı depremlerle karşı karşıya kalmıştır. Ülkemiz bundan 24 yıl önce, 1939 büyük Erzincan depreminden sonra 20. Yüzyıldaki en büyük ikinci felaketi yaşamıştı. 1999 yılının 17 Ağustos günü Kocaeli Gölcük merkezli meydana gelen Marmara Depremi ve ardından 12 Kasım'da yaşanan Düzce Depremi büyük bir yıkıma neden olmuştu. 20 binden fazla vatandaşımız bu depremlerde yaşamını yitirmiş, 50 bine yakın vatandaşımız yaralanmış, yüz binlerce konut hasar görmüş, bölgenin altyapısı tamamen çökmüş, toplam ekonomik kayıp ise 50 milyar doları aşmıştır” ifadelerine yer verildi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depreme de değinen Aydoğdu; “En son yaşadığımız 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 9 saat arayla yaşanan 7.7 ve 7.6 büyüklüklerindeki depremler 15 milyona yakın nüfusun yaşadığı 11 ilimizde Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır ve Elazığ’da büyük bir yıkıma ve can kaybına yol açmıştır. Oldukça geniş bir coğrafyayı etkileyen depremlerde resmi açıklamalara göre 50 bin 783 kişi hayatını kaybetmemiştir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının açıklamalarına göre Hatay'da 12 bin 920, Kahramanmaraş'ta 7 bin 295, Adıyaman'da 5 bin 826, Malatya'da 4bin 197, Gaziantep'te ise 3 bin 805 olmak üzere bölgede 35 bin 964 bina deprem anında yıkılmış. Toplam 872 bin bağımsız bölümden oluşan 311 bin bina ise aldıkları hasarlar nedeniyle kullanılamaz hale gelmiştir” dedi. Doğal afetlere yönelik bütün tedbirlerin alınması gerektiğini de vurgulayan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası Edirne Temsilcisi Kadir Aydoğdu; “Maalesef bugüne kadar depreme karşı hazırlık, yapı güvenliği, hasar tespiti gibi konularda çokça konuşulmuş, bu konular hakkında çokça yazılıp çizilmiştir. Ancak bir doğa olayı olan depremin ülkemizde her defasında afete dönüşmesine bir türlü engel olunmamıştır. Çıkarılan yasa ve yönetmelikler, yıllara dayanan çalışmalarla oluşturulan plan ve projeler uygulama aşamasına geçmeden kâğıt üzerinde kalmıştır. Yalnızca deprem sonrası yapılacak müdahaleler değil depremden önce alınması gereken tedbirler ve depreme dayanıklı yapı stokunun iyileştirilmesi gerekmektedir. Ülkemizdeki yapı stokunun büyük bir kısmı depreme karşı dayanıksız durumdadır. Deprem sonrası hasar gören yapılarda teknik ekiplerin gözlem ve değerlendirmelerin sonucunda; malzeme ile ilgili sorunlar, donatı detaylandırması ile ilgili sorunlar, alt kat kolonlarının göçmesi ile ilgili sorunlar, kısa kolon oluşumu ile ilgili sorunlar, tasarım, imalat ve kullanım aşamasındaki denetim eksikliği sorunları gibi anarken hususlar tespit edilmiştir. Deprem etkileri nedeniyle oluşan yapısal hasarlar büyük oranda yapıların inşası ya da sonrasındaki denetimsizlik nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Yapı üretim sürecindeki sorunların ortadan kaldırılması tüm paydaşların öncelikli görevi olmalıdır. Depremler başta olmak üzere, afetlere karşı bütünlüklü, sağlıklı, insanca bir yaşam ve çevre için, ülkemizin yeni büyük sosyal afetler, sosyal yıkımlar yaşamaması için gereken önlemlerin ivedilikle alınmasını, yapı denetimi uygulamasını yönlendiren kararlar ve ilgili tüm mevzuatın, TMMOB ve bağlı Odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla düzenlenmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” diye konuştu. Haber Merkezi

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!