TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilcisi Kadir Süzme, artan gıda zehirlenmesi vakalarına dikkat çekerek Türkiye’de gıda güvenliğinin ciddi biçimde zedelendiğini vurguladı. Süzme, “Denetçi sayısı artmadığı halde denetim sayısının artıyor olması etkinliğin azaldığını göstermektedir. Denetim ekipleri arttırılmalı ve denetim ekipleri içerisindeki gıda mühendisi sayıları da kesinlikle arttırılmalıdır. Ülkemizde gıda güvenliğinin tam anlamıyla sağlanması için önlemlerin hayata geçirilmesi zorunludur. Temel bir insan hakkı olan güvenli gıdaya ulaşmak ve halk sağlığını korumak tüm yetkili kurumların asli görevidir” dedi.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilcisi Kadir Süzme, Türkiye genelinde artan gıda zehirlenmelerine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak gıda güvenliğinin kırılganlığına dikkat çekti.
Süzme, “Gıda kaynaklı hastalıklar bireyde akut ve kronik sağlık sorunlarına sebep olduğu gibi, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar, yaşlılar veya kronik hastalığı olan kişilerde daha ağır seyredebilir ve ölümle sonuçlanabilir. Yine gıda kaynaklı hastalıklar ölüme neden olmadığı durumlarda da sağlık sorunlarının yanı sıra ülke ekonomisine ciddi zarar vermekte, iş gücü ve üretimi düşürmekte, sağlık sistemi üzerinde yük oluşturmaktadır. Yine toplumda gıdalara ve sektöre olan güvenin azalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, gıda kaynaklı hastalıklar ve zehirlenmelerin üzerinde ciddiyetle durulması ve acil çözümlerin alınması gereken hayati bir sorun olarak önümüzde durmaktadır” dedi.
Süzme, yalnızca kasım ayının ilk üç haftasında 750’den fazla kişinin gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere başvurduğunu belirterek, “Samsun’da okul yemekhanesinden Karabük’teki yardım kermesine, Kayseri’de sucuk festivalinden Rize’deki mevlit yemeğine, Bursa’daki işçi yemeğinden Trabzon’daki düğün yemeğine kadar ülkenin farklı noktalarında yüzlerce kişi benzer vakalarla karşı karşıya kalmıştır. Bu tablonun altında yatan temel neden, Gıda Güvenliği İlkelerine uyulmamasıdır” ifadelerini kullandı.
Artan maliyetlerin düşük kaliteli ürün kullanımına yol açtığını, hijyen gerekliliklerinin karşılanmadığını ve soğuk/sıcak zincirin sıkça kırıldığını belirten Süzme, personel ve ekipman hijyeninin de büyük eksiklik gösterdiğini kaydetti.Yerel yönetimlerin ve bakanlıkların sorumluluklarına dikkat çeken Süzme, “Yerel yönetimler, işporta tarzı, seyyar gıda satışı yapan ve herhangi bir izni veya ruhsatı olmayan bu tür noktalara kesinlikle izin vermemeli, bunlara göz açtırmamalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı ise tüm gıda üretim ve tüketim noktalarının gerek açılışından önce gerekse faaliyet süresince risk esasına göre etkili ve yeterli denetim yapmalıdır. Denetçi sayısı artmadığı halde denetim sayısının artıyor olması etkinliğin azaldığını göstermektedir. Denetim ekipleri arttırılmalı ve denetim ekipleri içerisindeki gıda mühendisi sayıları da kesinlikle arttırılmalıdır” dedi.
Restoran ve toplu tüketim alanlarının açılmadan önce sınavlı ve belgeli gıda güvenliği eğitiminden geçmesi gerektiğini ifade eden Süzme, önerilerinde de bulunarak, “Küçük çaplı gıda işletmeleri teknik gözetim altında değildir; bu boşluk, yetkilendirilmiş gıda danışmanlığı sistemi hayata geçirilerek kapatılmalıdır. Milli Eğitim, Savunma, Turizm, Gençlik ve Spor, Adalet Bakanlığı ile üniversitelerde toplu tüketimin çok yoğun olduğu alanlarda gıda mühendisi bulundurulması zorunlu hale getirilmelidir. Gıda güvenliği ihlallerine yönelik cezaların yetersizliği firmaların isim değiştirerek yeniden sektöre dönmesine yol açmaktadır. Bu yanlışlıkların önüne geçmek için Gıda İhtisas Mahkemeleri ivedilikle oluşturulmalıdır. Ülkemizde gıda güvenliğinin tam anlamıyla sağlanması için bu önlemlerin hayata geçirilmesi zorunludur. Temel bir insan hakkı olan güvenli gıdaya ulaşmak ve halk sağlığını korumak tüm yetkili kurumların asli görevidir” diye konuştu.
Haber Merkezi