Hak

10 Aralık 1948’de İnsan Hakları Evrensel Bildirisi kabul edildi. Tam yetmiş beş yıl oldu olmasına, ancak dünyanın her yerinde adalet ve eşitlik sağlanabildi mi, savaşlar sona erdi mi?

Büyük devletler tarafından gündeme getirilerek bu bildirgenin kabul edilme nedeni daha iyi, özgür, eşit ve yaşanabilir bir dünya yaratarak savaşları önlemekti. Ayrıca bütün insanların doğum anından itibaren sahip olduğu en büyük hak olan yaşam hakkının korunması için de hem devletlerin ve bireylerin, hem de uluslararası hukuk kurallarının bu anlayışı esas alması kabul edildi. Beyannameyi hazırlayan büyük devletler olmasına rağmen ilk ihlal edenler de yine kendileri olmuştur. Öyleyse bu bildirge neden kabul edildi?

1914-1918 ve 1939-1945 yılları arasında birçok devletin katılımı ve dünyadaki insanların büyük bir bölümünün etkilenmesiyle ve yüz binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan iki dünya savaşı yaşandı. Ayrıca özellikle II. Dünya Savaşı’nda atom bombasının kullanılması neticesinde ortaya çıkan korkunç sonuçlar savaşın başrol oyuncuları olan büyük devletlerde yaşayan insanların ve insanım diyebilen herkesin vicdanlarında onarılmaz yaralar açınca, yayılmacı ve sömürgeci devletleri yönetenler de “insafa gelip” bu beyannameyi kabul ettiler. “Aferin” deyip büyük devletleri alkışlamamız mı gerekiyor diye bir an için de olsa düşündüğümüzde, bırakın alkışı, eleştirinin ve cezanın en büyüğünü yine kendilerinin hak ettiklerini görüyoruz.

Sömürgecilik daha çok üretim, daha çok kazanç üzerine kurgulandığı için silah üretenler maalesef ölüm saçmaya, insanlar arasındaki eşitliği, barışı bozmaya devam edecektir. Bu devletlerde ve insanoğlunda dünyanın bütün kaynaklarına sahip olup, tamamını yönetme hırsı bitmediği sürece savaşların sonu da gelmez, eşitlikte, özgürlükte olmaz, “Adalet fakire keskin kılıç, zengine sihirli değnek” olmaya devam eder.

Çocuklar ve siviller fillerin savaşındaki çimenler gibi ezilip yok ediliyorsa, açlıktan, yoksulluktan ölüyorsa, kimse insan haklarından ve beyannameden söz etmesin. Sonuçta insan hakları evrensel beyannamesinin kabul edilmiş olması önemli, fakat yeterli değil.

İnsanların hırslarından arınmaları için bu dünyada kalıcı olmadıkları, önemli olanın sevgiyle yaşamak ve geriye bir hoş seda bırakmak olduğu, insanın sevgisini karşısındakine aktarabildiği kadar insan olduğu öğretilmeli ve bu yönde eğitilmeli.

Dünyamıza ancak böyle huzur ve barış gelir.

İnsanca ve sevgiyle kalın…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu