İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti’nin önergesine sert tepki göstererek, insan hakları söylemi üzerinden Suriye’deki siyasal gerilimlerin Türkiye’ye taşınmak istendiğini savundu.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti tarafından sunulan önergeye sert sözlerle karşı çıktı. Akalın, insan hakları söylemi üzerinden Suriye’deki siyasal gelişmelerin Türkiye gündemine taşınmak istendiğini savundu.
İnsan onurunun evrensel ve tartışmasız bir değer olduğuna dikkat çeken Akalın, bu noktada herhangi bir itirazlarının olmadığını belirtti. Ancak önergenin arka planına ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade eden Akalın, “Burada samimiyetle sorulması gereken bir soru var. Bu önergenin amacı gerçekten Türkiye’de hukuk düzenini güçlendirmek midir, yoksa Suriye’de yaşanan gelişmelerin siyasal yansımalarını ülkemize taşıyarak farklı bir kamuoyu mu oluşturulmak istenmektedir?” dedi.
Önergede, Türkiye Cumhuriyeti devletini sistematik şekilde suçlayan bir dil kullanıldığını öne süren Akalın, özellikle güvenlik güçlerinin hedef alındığını ve töhmet altında bırakıldığını söyledi. Bu yaklaşımın, daha önce dile getirilen söylemlerle de çeliştiğini belirten Akalın, söz konusu tutumun insan haklarına duyarlılıktan çok, siyasi hesapların bir sonucu olduğunu ifade etti.
Suriye’de yaşanan trajedilerin etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden derinleştirildiğini dile getiren Akalın, bu süreçlerin Suriye’nin ulusal bütünlüğünü zedelemeye yönelik projeler kapsamında yürütüldüğünü söyledi. Bölgeyi istikrarsızlaştıran emperyalist ve siyonist müdahalelerin bugün farklı yöntemlerle Türkiye’ye taşınmak istendiğini savunan Akalın, bu durumun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu gelişmelerin toplumda doğal olarak bir güven sorunu yarattığını ifade eden Akalın, benzer süreçlerin geçmişte Nusaybin’de yaşandığını hatırlattı. Mağduriyet söylemi üzerinden sorunlu politikalar üretildiğini dile getiren Akalın, bu yaklaşımın gerçek sorunları çözmek yerine yeni gerilim alanları oluşturduğunu söyledi.
Her türlü iddianın araştırılmasının hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğunu belirten Akalın, ölçüsüz güç kullanımı varsa bunun mutlaka ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini kaydetti. Ancak bu sürecin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal bütünlüğünü, kurumsal yapısını ve temel değerlerini hedef alan bir zeminde yürütülmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Akalın, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Cumhuriyeti’nde anayasal hakkını kullanan vatandaşlara yönelik haksız bir müdahale söz konusuysa, gerekli cezalar en üst sınırdan verilmelidir. İnsan onurunu savunmak hepimizin görevidir. Ancak bu hassasiyetin başka siyasi hesapların aracı hâline getirilmesine de asla izin vermeyeceğiz.”
Haber Merkezi