Ragbi Günlükleri 108

UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin 661.si, geçtiğimiz hafta sonu Saray İçi Meydanı’nda gerçekleştirildi. 2475 pehlivanın kayıt yaptırdığı bu yılki Kırkpınar’da 54 başpehlivan, altın kemer için mücadele etti. 41 kişilik davul-zurna ekibi Er Meydanı’nı inletirken, üç bin litre zeytin yağı da pehlivanların tenleriyle buluştu.

Cumartesi sabahı erken saatlerde Saray İçi’ne giriş yaptım. Kontrol noktasından geçtikten sonra rahatça alana girebildim. İnsanların erken saatte alana geldiklerini, standların hazır olduğunu gördüm. Gölgeliklerde, kafelerde oturan ve güreşlerin başlamasını bekleyen çok sayıda insan vardı. İnsanların çocuklarıyla birlikte gelmeleri, ayrıca sevindiriciydi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni izlemeye gelen insanların etkileşimleri de çok güzeldi. Gün boyunca güreş konuştuklarına şahit oldum. Organizasyonun güvenlik ve sağlık tedbirleri üzerine iyice düşünülmüştü. Stat çevresindeki önemli bir eksik,i insanların tuvalet ihtiyacının karşılanması için bir çözüm getirilmemesiydi. Güreşlere katılan her belediye, pehlivanlarının dinlenebilmesi için çadırlar kurmuştu. Tabiri caizse, kendilerine kamp alanı oluşturmuştu. Erken saatlerden itibaren çalmaya başlayan davullarla birlikte Kırkpınar heyecanı artıyordu.

Saat 11.15 gibi başlayan baş pehlivanlık kurası, yaklaşık 30-40 dakika kadar sürdü. Sonrasında çekinilen fotoğrafla, 661. Kırkpınar Yağlı Güreşleri hatırası ölümsüzleştirildi. Davul ve zurna ekibinin sesinin yükselmesiyle, pehlivanların peşreve başlaması peşi sıra gerçekleşti. Tribünlerin farklı yerlerinden farklı pehlivanlara destek sesleri yükselse de en büyük desteği Ali Gürbüz aldı. Peşrev sırasında gittiği her tribünden, ”Ali!Ali!” nidalarını işittik. 1. tur güreşleri, bazı öne çıkan isimler açısından çok zorlayıcı olmadı. Normal sürenin 10. dakikasında, Trakya Birlik adına güreşen İsmail Koç rakibini açık düşürüyor ve 2. tura yükseliyordu. O’nu takiben Ali Gürbüz, İsmail Balaban, Orhan Okulu ve Mehmet Yeşil Yeşil’de rakiplerini alt ederek 2. tura kalmayı başardılar. Bu pehlivanlar arasında Orhan ve Mehmet, yarım saatin üzerinde çayırda kalarak, daha çok yorulmuş oldular. Maçlar tamamlandığında, 27 baş pehlivan yoluna devam ediyordu.

screenshot 1 1.%5B176%5D - Edirne Ahval GazetesiGüreşleri beraber takip ettiğim 15’li Ragbi Milli takım antrenörümüz Hakan Gündoğdu’ya 1. tur hakkındaki yorumunu sordum. Kendisi güreş kökenli olup, daha önce Kırkpınar çayırına çıkmış bir isim. Hakan Hoca, ” İlk turda güzel eşleşmeler izledik. Sezon boyunca dikkat çeken genç pehlivanlar, ikinci tura kalmayı başardılar. Yusuf Can Zeybek ve Mustafa Taş, benim beğendiğim pehlivanlar. Menderes Saltuk-Cengizhan Şimşek ve Yusuf Can Zeybek-Kürşat Korkmaz eşleşmeleri, benim en çok keyif aldığım karşılaşmalardı. İlk turu, tecrübeli pehlivanların yorulmadan, rahat geçtiğini gördük. İkinci turda, bu tecrübeli pehlivanlarla eşleşebilecek gençlerden sürprizler de bekliyorum.” diyerek, ilk turu Ragbi Günlükleri için değerlendirdi.

Kura çekimlerinin tamamlanmasının ardından, saat 15.00’da 2. tur tanıtımları ve peşrevi başladı. Bu turda da en çok alkış Ali Gürbüz’e gidiyordu. Bu yılda şampiyon olması halinde, altın kemerin ebedi sahibi olacak olan Ali Gürbüz, belli ki seyircinin gönülünde sağlam bir yer etmişti. Baş pehlivanlığın ikinci tur eşleşmelerinde hiç şüphe yok ki herkesin dikkat kesildiği eşleşme, Ali Gürbüz ve Mehmet Yeşil Yeşil arasında yaşandı. Finalde karşılaşsalar şaşırmayacağımız iki şampiyon pehlivan, ikinci turda kozlarını paylaştılar. Bu turda dikkatlerimizi çeken diğer iki eşleşme, İsmail Koç-Hüseyin Gümüşalan ve Tanju Gemici- Şaban Yılmaz arasındaydı. Sırayla hepsine değineceğim. Normal süreleri yenişsiz biten bu karşılaşmalarda, heyecan puanlama anlarında yaşandı. Ali Gürbüz ve Mehmet Yeşil Yeşil arasındaki güreşte oyun, iki tarafa gidip gelse de son gülen Mehmet Yeşil Yeşil oluyor ve Kırkpınar’da büyük favori gösterilen Ali Gürbüz eleniyordu. Ali Gürbüz’ün elendiği haberini alan birçok insanın yıkılışına şahit oldum sahada. Öbür tarafta ise, büyük bir rakibi yenmiş olmanın getirdiği haklı bir sevinç vardı. Mehmet Yeşil Yeşil’in sevincine, kimi seyirciler ‘yuh’ çekerek ayıp etmiş olsa da seyircilerin büyük çoğunluğunun sahadaki mücadeleyi alkışladığını belirtelim. İsmail Koç ve Hüseyin Gümüşalan arasındaki mücadeleye gelelim. Sert başlayan müsabakada, İsmail Koç’un tırpanları sonrası bir süre sakatlık yaşayan Hüseyin Gümüşalan’ın, kendisine ait beş dakikalık sakatlık süresinin dört dakikasını kullandığı ve kalan bir dakikayı geçerse, hükmen mağlup olacağı anonsu, tribünlerden büyük tepki aldı. Belki de seyircinin desteğinin Hüseyin Gümüşalan’a kaymasındaki en önemli etken buydu. Maç boyunca, Gümüşalan’ın her olumlu hamlesi büyük destek ve tezahürat gördü. Nihayetinde puanlamada kazandığında, coşkusuna seyircilerde katıldı. Trakya Birlik ekibi için umutların bitişi, ikinci turda gerçekleşmiş oluyordu. Tanju Gemici ve Şaban Yılmaz karşılaşması ise, güreş aksiyonlarından ziyade saha dışı olaylarıyla kendisinden söz ettirdi. Puanlama bölümünde, hakem kulesinden gelen, Şaban Yılmaz’a iki sarı karttan kırmızı kart verildiği anonsu, ortalığı karıştırdı. Bu karar sonrası çılgına dönen Şaban Yılmaz, hakem kulesine tırmanmaya çalıştı. Bunu başaramayınca, seyirci tribününe çıkıp, hakem kulesine geçmeyi denedi. Sahaya döndükten sonra basın mensuplarına açıklama yapan pehlivan, Kırkpınar’a veda ettiğini açıklarken, ”Burada siyaset o kadar mı güçlü?” diyerek isyan etti. Samsunlu genç pehlivanların Antalya’ya gitmek istediğini belirten Yılmaz, ”Samsun’da neden güçlü kulüplerimiz yok?” sorusunu da sordu. Kıspetinin iplerini çözerek, Er Meydanı’na veda eden Şaban Yılmaz, seyircilerin alkışlarıyla çayırdan ayrıldı.

Baş pehlivanlar adına günün son turu, saat 18.00’da başladı. Peşrev sırasında tribünlere giden Mehmet Yeşil Yeşil’i alkışlayanlar kadar ”yuh” çekenlerde vardı. Tribünlerden en çok destek gören pehlivanın İsmail Balaban olduğunu söyleyelim. Eşleşmelere bakacak olursak, eski şampiyonlardan Recep Kara Serhat Gökmen’le; Mehmet Yeşil Yeşil Ertuğrul Dağdeviren’le; Orhan Okulu Cengizhan Şimşek’le; İsmail Balaban Yusuf Can Zeybek’le karşılaştılar. Bu turda mücadelesini ilk sonuçlandıran, rakibi Yalçın Öncül’ü yenerek final gününü gören Hüseyin Gümüşalan oluyordu. 3. turun güzel yenişlerinden birisi, Cengizhan Şimşek ve Orhan Okulu maçında yaşandı. Orhan Okulu’nun atağına karşılık veren Cengizhan Şimşek, rakibini açık düşürerek Kırkpınar favorilerinden birini turnuva dışına itiyordu. Bir başka eski şampiyon, Mehmet Yeşil Yeşil de puanlamada kayderek Kırkpınar’a veda etti. Serhat Gökmen ve Recep Kara mücadelesinde yaşanan bir pozisyonda, iki pehlivanda kazandıklarını iddia etseler de kule hakemlerinin kararıyla, müsabakaya devam edildi. Puanlama sırasında rakibi Recep Kara’yı bastıran Serhat Gökmen adını çeyrek finale yazdırırken, bir büyük tecrübe daha bu yılki Kırkpınar macerasına son noktayı koyuyordu. 3. turun en uzun süren müsabakası, İsmail Balaban ve Yusuf Can Zeybek arasında geçti. Bir saat kırk dakika süren bu yorucu karşılaşmada gülen taraf, İsmail Balaban oluyordu. İkinci turda alınan sonuçlarının şokunu henüz yaşarken, gün sonunda ortaya çıkan 3. tur sonuçları, güreşseverlerin hayretlerini iyice katmerledi. Final günü öncesinde, çeyrek finale kalan son sekiz baş pehlivan şu isimlerden oluşuyordu: Hüseyin Gümüşalan, Cengizhan Şimşek, Tanju Gemici, Fatih Atlı, Ertuğrul Dağdeviren, Mustafa Taş, Serhat Gökmen, İsmail Balaban.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde şampiyonların belirleneceği pazar günü, yine erken saatlerde alandaydım. Bir önceki güne göre daha kalabalık kafileler halinde Saray İçi’ne akıyordu insanlar. Coşkunun daha büyük olduğu hemen fark ediliyordu. Gün boyunca da insan seli eksik olmadı Saray İçi’nde. Güvenlik önlemleri daha sıkıydı. Gençlik ve Spor Bakanı’nın gelecek olması, protokoldeki hazretli sayısındaki artış, bu önlemleri getirmişti. 

Saat 11.00 gibi Er Meydanı’na çıktığımda, sahada dolaşıp, havayı koklamak istedim. Sahada alt boylardaki gençler hünerlerini sergiliyor, herkes sorumluluğunca koşuşturuyordu. Önceki günden farklı olarak, basın mensuplarına ve fotoğraf sanatçılarına yeni bir uygulama getirilmişti. Saha içerisinde kendilerine belirlenen alanların dışına çıkmamaları hususunda sık sık uyarıldılar. Çayır kenarında oturulan yerler konusunda bile sık sık uyarı aldı basın mensupları. En iyi kareyi yakalamak, en güncel haberi okuyucuya ulaştırmak için koşturan bu emekçilere, böyle bir uygulama yakışmadı. Basın mensupları da tepki olarak Ağalık İhalesi’ni protesto edebilirlerdi. Ancak kollektif bir tepki gösterilmedi.  

Sahaya dönecek olursak, baş pehlivanlık müsabakaları programda belirtilen saatten daha geç başladı. O vakte kadar alt boylardaki gençlerin mücadelelerini izledik. Gayet keyifli, rekabetçi müsabakalardı bunlar. Minik pehlivanların hırslı güreşleri takdire láyıktı. Kazananlarda haklı bir sevinç, kaybedenlerde üzüntü hakimdi. Erken saatteki bu güreşlerin dolu tribünler önünde yapıldığını belirteyim. Rahatsız olduğum bir nokta, tellerden atlayıp sahaya dalan çok fazla güreş antrenörü vardı. Kule hakemleri önünde tüm gün yaşanan itiraz hadiseleri, güreşlerin tadını kaçırıyor.

Açıklanan programda saat 13.00’da başlaması gereken baş pehlivanlık güreşleri, bir saat gecikmeli başlayabildi. Nedenini bilmediğimizden, ihtimalleri düşünüyoruz. Benim aklıma gelen, ”Acaba protokol mü bekleniyor? oldu. Çekilen kuranın ardından, Mustafa Taş Hüseyin Gümüşalan’la; İsmail Balaban Fatih Atlı’yla; Ertuğrul Dağdeviren Serhat Gökmen’le; Cengizhan Şimşek Tanju Gemici’yle eşleşmişti. Tabii ki burada en dikkat çeken ikili, İsmail Balaban ve Fatih Atlı oldu. İsimlerin verdiği heyecana rağmen, çayırdaki performansları izleyenleri tatmin etmedi. Çeyrek finalin ilk kazananı Cengizhan Şimşek olurken, O’nu takiben Ertuğrul Dağdeviren, İsmail Balaban ve Mustafa Taş rakiplerini yenerek yarı finale adlarını yazdırdılar.

Mustafa Taş’ın rakibini yendiği esnada, Ağalık İhalesi’nin hazırlıkları da devam ediyordu. Çayırdaki güreş biter bitmez ihale başladı. İki adayın katıldığı 2023 Yılı Kırkpınar Ağa’lığı ihalesi, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın verdiği 2 milyon 23 bin TL’lik fiyatla başladı. Peşi sıra verilen tekliflerin ardından ağalık, 4 milyon 22 bin TL’ye mevcut ağa Seyfettin Selim’e gitti. Ülkedeki her şeyin fiyatı gibi Kırkpınar Ağalığı’nın da fiyatı astronomik bir artış gösterdi.

Yarı finallerin saati gelmiş ve kura çekilmişti. İsmail Balaban-Cengizhan Şimşek, Ertuğrul Dağdeviren-Mustafa Taş eşleşmeleri, finale giden yolu belirleyecekti. 16.45 gibi başlayan peşrev, dolu tribünler önünde yapılıyordu. Güreşlerin normal süreleri boyunca seyirci, heyecanlanacak çok fazla aksiyona şahit olmadı. Mustafa Taş- Ertuğrul Dağdeviren eşleşmesinde daha çok çalışan, isteyen, deneyen isim Mustafa’ydı. Normal süre boyunca Ertuğrul Dağdeviren’in sadece yerde yattığını gördük. Belki de taktiği gereği, kendisini puanlamaya saklayıp, finale yürümeyi düşünmüştü. Ne yazık ki işler Ertuğrul pehlivanın istediği gibi gitmedi ve rakibine kaybederek Kırkpınar’a veda etti. 97 doğumlu, 25 yaşındaki Mustafa Taş altın kemer için mücadele edecekti. Şahsen, bu karşılaşmanın sonucunda Mustafa’nın kazanmasını sevinçle karşıladım. Atletik, çalışkan pehlivan sevdiğimden Mustafa’nın oyunu bana yakın gelmişti. Bu mücadelenin bitişinin akabinde, tribünlerden birinde iki grup arasında çıkan kavga, çayırın tadını kaçırdı. Su şişelerinin havada uçuştuğunu gördüğümüz bu anlarda, devam eden diğer güreşte de yeniş gerçekleşti. Stattaki birçok insanın dikkati dağıldığından bu yenişi göremedi. Yarı finalin diğer eşleşmesinde, normal sürede bol bol el ense ve tırpan izleyip, bunun dışında bir oyun göremedik. Puanlamaya giden karşılaşmada, rakibini deviren Cengizhan Şimşek finale yürüyen bir diğer isim oluyordu. Eşleşmeler puanlamaya kaldığında, artık favorinin olmadığını düşünüyorum. Bir anlık hata, tüm emeklerin kayıp gitmesine neden oluyor puanlamada. Özgeçmişlerinde şampiyonluklar bulunan tecrübeli pehlivanların elenmesinin ardından, iki genç, 661. Kırkpınar’ın baş pehlivanı olmak için çayıra çıkacaklardı.

Ve final… 19.00’ı geçiyordu çayır hareketlendiğinde. Hareketlendi dediğime bakmayın, finale yakışan dolu dizgin bir maç izlemedik. Normal sürede pehlivanlar, risk almadan açık kovaladılar. Onların hareketsizliği, seyircileri rahatsız ederken, protesto seslerini de işittik. Güreşin kaderini belirleyecek olan puanlama kısmına geçildiğinde, oyun, iki tarafa da gidebilirdi. Ancak gülen, Cengizhan Şimşek oluyordu. Bitirişi gerçekleştirdikten sonra koşarak protol tribünündeki Muhittin Böcek’e giden şampiyon, ilk sevincini Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı’yla paylaştı. Edirne Belediyesi’nin dağıttığı şampiyonluk ödülünün yanında, Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim’in verdiği 1 milyonluk ödülü de cebine koydu Cengizhan Şimşek. 661. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne Antalya kulübünün damga vurduğunu söylemeliyiz. Böyle bir organizasyonda, baş pehlivanlık yarışında, ilk üçe kendi pehlivanlarını yerleştirmek çok büyük başarı. Antalya’nın yağlı güreş camiasındaki ağırlığının da bir kanıtı.

Peki, Edirne’nin pehlivanları ne yaptı? Her sene olduğu gibi ”En İyi Peşrev” kategorisini kimseye bırakmadık. Yıl boyunca en iyi peşrevi çekebilmek için çok sıkı çalışan pehlivanlarımız, emeklerinin karşılığını aldılar. Üç sırayı da kapatarak, geçmiş bşaşrılarını tekrarladılar. Edirne adına bir üçüncülük, deste büyük boyda Tuğberk Koç’tan geldi. Maalesef diğer pehlivanlarımızdan sevindirici haber alamadık.

Edirne’yi Kırkpınar’da temsil eden iki kulübümüze sizler için görüşlerini sordum. Şahi Spor Kulübü Başkanı Şamil Doğu Delen, ”Bu sene beklentimiz vardı. Buraya hangi psikolojiyle geldik? Altı Kırkpınar’da beş derece yaptık. Tabii bu, bizde beklenti oluşturdu. Ama bu sene olmadı. Çeyrek finale kadar yükselebildi pehlivanlarımız. İki pehlivanımız çeyrek finalde, iki pehlivanımız da son 16’da elendi. Aslında bu sonuçlarda kötü değil. Burası Kırkpınar çayırı. Ali Gürbüz gibi bir pehlivan, bugün bu çayırda kemerini kaybetti. Önümüzde boy atlamalı güreşler var hálá. Elmalı Güreşleri, Kurtdere Güreşleri gibi… Buralarda da pehlivanlarımız derece yaparlarsa, bir üst boya çıkacaklar. Atakan Makas, Serkan Makas, Abdülbaki Kara gibi pehlivanlar umut vaat eden, geç sporcularımız. Zaten hepsi, yaşlarının gerektirdiğinin üzerindeki boylardalar. Bizim de amacımız, abileri, hocaları olarak onları en hızlı şekilde başa taşımak. 2400’ün üzerinde rekor bir katılım oldu bu sene. Edirne; misafir ağırlamayı seven, tecrübeli, Kırkpınar’a hazır bir şehir. Gece geç saatlere kadar esnafımız görevinin başındaydı. Bu sınavı güzel atlattığımızı düşünüyorum. Büyük organizasyonlarda aksilikler yaşanabilse de bir sonraki organizasyonda bunlar giderilir. Biz, işin spor kısmıyla daha çok ilgileniyoruz. Yarından itibaren, boy atlamalı güreşlere çalışmaya devam edeceğiz. Gönül isterdi ki şartlarımız daha iyi olsaydı, pehlivanlarımıza daha iyi şartlar sunabilseydik. Geçen yıl Şahi Spor altında şampiyon olan pehlivanımızı, bu sene Ankara Tedaş Spor’a gönderdik. Burada yarı finale kaldı. Yani madalyası garanti. Ama işte Edirne’nin yerine, başka şehirlerin isimleri okunuyor. Maddiyatsızlıktan sporcularımızı göndermek durumunda kalıyoruz.” diyerek görüşlerini bildirdi. Bir diğer görüşmemi, Trakya Birlik Spor Kulübü antrenörü Ahmet Yavuz ile gerçekleştirdim. ”Kırkpınar bizim için çok iyi geçti denilemez.” diyen Ahmet Hoca, deste büyük boy ve teşvikte iki üçüncülük madalyası kazandıklarını belirtti. Kırkpınar’a kemer umuduyla geldiklerini ancak pehlivanları İsmail Koç’un bir hata sonucu elendiğini söyleyen Ahmet Yavuz, diğer boylardaki pehlivanlarının da çeyrek final ve son 16 maçlarında Kırkpınar’a veda ettiklerini, yılı iki madalya ile kapattıklarını söyledi. Cumhuriyetimizin 100. yılında yapılacak güreşlere çok daha iyi hazırlanacaklarını belirten Yavuz, ”Tranfer olacak mı?” sorum üzerine, ”İnşallah, düşünüyoruz.” cevabını verdi.

İyisiyle kötüsüyle 661. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri sona erdi. Kimi pehlivanlar hayatlarının en mutlu günlerinden birini yaşarken, kimileri hayallerini gerçekleştiremedi. Sporun içerisinde kazanmak kadar kaybetmek de var. Önemli olan, azimle, durmaksızın hedefe yürümeye devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu