2025 Yılı 15’li Ragbi Ligi’nin tamamlanmasıyla birlikte, şampiyonun adı belli oldu. Ligi zirvede bitiren Kadıköy Ragbi Kulübü Antrenörü Sayın Oğulhan KABADAYI ile şampiyon bitirdikleri sezonu ve daha birçok konuyu konuştuk.
Sayın Kabadayı’ya katılımları için teşekkür ediyor ve röportaja geçiyorum.
ZAFER ERAY(ZE): Okuyucularımıza sizi tanıtarak başlayalım.
OĞULHAN KABADAYI(OK): 2006 yılında kurulmuş ve yaklaşık 20 yıldır resmi liglerde mücadele eden Kadıköy Ragbi’nin 15’li ve 7’li Ragbi Takım Antrenörüyüm. Zaman zaman sakatlıklar sebebiyle ara verilen süreler harici, kuruluşundan itibaren hem sporcu hem de yönetici olarak kulüpte görev aldım. İlkokul çağlarımdan itibaren, profesyonel spor dallarının altyapılarında resmi sporcu olarak mücadele ettim. Hem Ragbi branşıyla hem de Kadıköy Ragbi ile tanışıklığım, lise çağlarında, Fransız Koleji’nde eğitim almam ve okulda kurulan ragbi takımına katılmam sayesinde oldu. Kadıköy Ragbi Kulübü’nde forma giymeye başladıktan sonra ilerleyen 2014-2015-2016 yıllarında Finlandiya, Norveç, Danimarka, İsviçre gibi güçlü takımların bulunduğu ve şimdiye kadar takımın mücadele ettiği en yüksek lig seviyesi olan European Nations Cup Second Division’a kadar yükselen Türkiye Ragbi Milli takımında mücadele ettim. Bu süre zarfında maalesef anlam veremediğim şekilde ülkemizde kabul görmeyen uluslararası geçerliliği olan World Rugby Match Official Level 1,World Rugby Coaching 1 ve World Rugby Coaching 2 eğitimlerine katıldım. 2015-2016 yıllarında kulübümüzün antrenörlüğünü yapan Julien Treu’nün de yardımlarıyla kurulan Kadıköy Ragbi Kadın Takımı Antrenörlüğü yaptım ve Çocuk Akademisi kurulumu girişimlerinde yer aldım.
ZE: 2024 sezonundan sonra 2025 sezonunda da 15’li Ragbi Ligi’nde şampiyon olma mutluluğunu yaşadınız. Sezonun genelini takımınız adına değerlendirebilir misiniz? Yarı final ve final müsabakalarına özellikle değinmenizi bekliyorum.
OK: Öncelikle Kadıköy Ragbi Takımı oyuncularına ve yönetim ekibine kulübün kuruluşundan beri 15’li Ragbi Ligi’nde geçirdiğimiz en başarılı iki sene için teşekkür etmek istiyorum. Yıllar içerisindeki deneyimlerime dayanarak, bir spor takımının şampiyon olması, şampiyonluğunu korumasından daha kolaydır. Bu sebeple takımımızın 2025 sezonunda ikinci kez şampiyonluğu kazanması oldukça değerli ve takımımızın gelişimini gösteren önemli bir başarıdır.
Yarı finalde sistemli, bilinçli, plana sadık kalabilen ve saha içerisinde mutlaka uygulanması gereken sürekliliği benimseyebilmiş bir takım olduğunu bildiğimiz ODTÜ SK ile eşleştik. ODTÜ’nün sürekliliğine ve istikrarına karşı maçın yarısından fazlasında sert ve agresif bir savunma gerçekleştirdik. Topun bize geçtiği anlarda doğru hamleler ve seçimlerle skora ulaştık ve maçtan galibiyetle ayrıldık.
Final maçında ise hırslı, azimli ve yıllar sonra yükselişte olan Ottomans Ragbi takımıyla eşleştik. Yıllardan beri süregelen rekabet sebebiyle yüksek tansiyonlu bir maç geçirdik. Ancak takımımızın birlik ve beraberliğini bozmadan, oyuna ve plana sadık kalmalarıyla birlikte, kondisyon ve sistemli oyunun karşılığını final etaplarında pek görülmeyen şekilde farklı bir skor ile aldık.

ZE: Son iki yılda, takımınızın gösterdiği oyun ve oyuncu gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
OK: İki sene önce antrenörlüğe başladığım andan itibaren, öncelikle sporun teknik kısımlarına yöneldim. Deneyimli oyuncular için yanlış bilinen ve alışılmış teknik noktaları düzeltip, nispeten deneyimsiz ve yeni oyuncuların da bu esnada doğruyu öğrenip kendilerini bu yönde geliştirmelerine olanak sağlamış oldum. Bu senenin başından itibaren takımın bir düzene ve sisteme uyum sağlayabilmesini hedefledim. Geçtiğimiz yıla nazaran bu sene daha düzenli ve sahada bilinçli hareket eden bir ekibe dönüştük. Takım olarak sisteme uyum sağlama ve bir bütünü oluşturan oyuncuların bireysel olarak odaklanması gereken noktalarına değindim. Sonuç olarak, iki senenin sonunda belirlenen stratejiyi ve oyun planını sahada ortaya koyabilen bir takım haline gelmemiz, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. İlerleyen yıllarda bu sistemin üzerinden detaylara inerek oyunumuzu çeşitlendirmek ve üst seviye ragbi takımlarının stratejilerini ve oyun planlarını takımımıza entegre etmeye çalışacağız.
ZE: Sahada kazandığınız başarıların karşılığını, saha dışında alabiliyor musunuz? Başarılarınız destek bulmaya başladı mı?
OK: Bu konuda bağımsız bir şekilde şahsi görüşümü belirtmem gerekirse, saha dışında başarılarımızın karşılığını manevi olarak diğer kulüplerden ya da camiadaki diğer sporculardan ne yazık ki alamıyoruz (tabii bizim mentalitemizi benimseyen ya da bizi anlayan kişiler hariç). Çünkü içinde bulunduğum takımın kültürü ve karakteri gereği, haksızlıklara ses çıkaran, susmayan, vazgeçmeyen, karşı takımların ya da federasyonun yaşattığı zorluklardan (deplasman maç günleri, maç ertelemeleri, maç sahalarının suni çim olarak ayarlanması vb.) rahatsız olup dile getiren, yer yer kabul etmeyen ya da direten, zaman zaman saha içindeki teknik ekibi oyun bilgisi yetersizliği sebebiyle sert bir şekilde eleştiren, agresif ve hırslı bir tutum sergilediğimiz için maalesef Kadıköy Ragbi camiada pek kabul görmeyen bir topluluk. Ancak biz bunu yıllar önce kabullendik ve yolumuza aynı şekilde devam edeceğiz. Umarım ki bir gün tüm ragbi camiası empati duygusuna kavuşur, takımlar gibi teknik ekipler de kendilerini geliştirmek için çaba sarfeder. Takımlar rakibe saygı duymayı ya da isteklerine karşılık vermeyi hedefleyerek herkesin iyi anlaştığı, sorunların çözüme ulaşması için çabalayan ve bencil olmayan bir topluluk halini alır.
Maddi olarak değerlendirmek gerekirse, yılda üç kez Büyükler 7’li Ragbi Turnuvası katılımı (deplasman), yılda minimum iki kez Büyükler 15’li Ragbi Turnuvası katılımı (deplasman), yılda iki kez U18 7’li Ragbi Turnuva Katılımı (deplasman) gibi büyük kalemlerin yanı sıra, ekipman tedariği ve çeşitli sağlık ihtiyaçlarını içine katacak şekilde tüm masraflarımızı kulüp olarak kendimiz karşılıyoruz. Ana sponsorumuz Kadıköy Belediyesi (araç) ve özel şirketlerden (sponsorluk ücretleri) de zaman zaman destekler almaktayız. Sporun gelişmesiyle ve daha fazla seyirci kitlesine ulaşmasıyla bu konunun gelişeceğini umut ediyoruz ve dört gözle bekliyoruz.
ZE: 2026 sezonu planlamanız, hedefleriniz üzerine ne söylemek istersiniz?
OK: 2026 yılında öncelikli hedefimiz, oyun planımızı ve stratejimizi çeşitlendirmek, aynı zamanda gelişmekte olan oyuncuların ya da yeni başlayanların dahil olabileceği önceki seneden daha iyi bir sistemi benimsemek olacak. Ragbi branşının gelişimi için girişimde bulunup, geçtiğimiz sene yeniden kurulan U18 takımımızı geliştirmek ve onlara önem vermek. Yeni oyuncular bulmak ve oyuncu havuzumuzu geliştirmek. Son olarak kulübümüzün kuruluşunun 20. yılında da kupayı tekrar kazanmaktır.
ZE: Türkiye Ragbi Federasyonu Ragbi Teknik Kurulu’nun 15’li ragbi liginden sorumlu üyesi olarak görev yapıyorsunuz. Sezon boyunca yaptığınız gözlemleri, kulüplerden size gelen dönüşleri dikkate alarak bir değerlendirme yapsanız, 2025 Yılı 15’li Ragbi Ligi’nin organizasyonu ve oyun kalitesi için ne söylersiniz? Hangi konularda iyiyiz? Hangi konuları geliştirmeliyiz?
OK: Teknik kurul ekibi olarak, ragbinin gelişimi için planlamalar yapıyor ve bunu bir düzene sokmaya çalışıyoruz. Teknik kurul ekibindeki tüm üyeler istisnasız bu sporun gelişimi için ortak paydada buluşuyor. Ancak çözülmesi gereken ve geliştirilmesi gereken birçok nokta mevcut. Her sene takımlara ve sporculara daha iyi şartlar sağlayabilmek için çalışmalarımız sürüyor ve sürecek. Doğrusunu söylemek gerekirse, organizasyon ve oyun kalitesi açısından federasyona bağlı birçok spor dalı olduğu için ve yöneticilerin iş yükünden dolayı bölünmeleri sebebiyle, bana göre, Ragbi hak ettiği değeri maalesef göremiyor. Bu sebeple, bana göre, önceki yıllara göre sürekli geriliyor. Nasıl hem profesyonel futbolcu hem basketbolcu hem voleybolcu hem de formula 1 pilotu olamayacağınız gibi federasyonun yürütmeye çalıştığı sistemde de tek çatı altında birçok spor dalının yönetilmesiyle gelişim maalesef söz konusu değildir. Şu an için en üst noktadaki milli takımdan en alttaki kulüp altyapılarına kadar sorumluluk sahibi kişilerin yeterince denetlenmediği, biraz daha kaos içerisinde ilerleyen bir sistem mevcut. Umarım, bir gün özerk bir Ragbi Federasyonu kurulur ve tek amaçları, Ragbi branşını geliştirmek olur. Böylece Avrupa Ragbi Federasyonu’ndan destekler alınır ve ragbinin profesyonelliğe geçişinin ilk adımı atılır.