Sanat İçin Yürüdüler!

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde Edirne’de sanatçılar sokaklara döküldü. Metin Deniz’in “Sanat savaşı döver” mesajıyla damga vurduğu etkinlikte, yerel tiyatroların desteklenmesi çağrısı yapıldı.

Sanat İçin Yürüdüler!
Yayınlama: 27.03.2026 14:21
59

Edirne’de 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında Edirne Oda Sahnesi tarafından organize edilen törende, usta isimlerin bildirileri okundu, sahne sanatlarının insanlık tarihindeki kadim rolü vurgulandı.

27 Mart Dünya Tiyatro Günü kutlamaları kapsamında Edirne Oda Sahnesi öncülüğünde bir araya gelen sanatçılar, şehrin tarihi dokusuyla sanatı harmanlayan özel bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eski Cami önünde toplanan ve aralarında pandomim sanatçılarının da bulunduğu grup, ellerinde tiyatronun evrensel mesajlarını taşıyan dövizlerle Atatürk Anıtı‘na kadar yürüdü.

sanat icin yuruduler 2 | Edirne Ahval Haber Merkezi
Sanat İçin Yürüdüler! | Edirne Ahval Haber Merkezi

Atatürk Anıtı’na sunulan çelenk, sadece bir protokol gereği değil, aynı zamanda Cumhuriyet değerlerinin sanatla olan kopmaz bağının bir sembolü olarak kaydedildi. Tören alanında toplanan topluluk, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) Türkiye Temsilciliği adına, Türk tiyatrosunun duayenlerinden sahne tasarımcısı ve yönetmen Metin Deniz tarafından kaleme alınan özel bildiriyi dinledi.

Metin Deniz’den Tarihi Mesaj: Sanat ve Savaş Karşı Karşıya

Topluluk adına Nisa Ergene tarafından seslendirilen bildiride, günümüz dünyasının içinde bulunduğu kaotik ortama ve adalet tartışmalarına dikkat çekildi. 1960 yılından bu yana ömrünü sahneye adamış olan Metin Deniz, bildirisinde sanatın insan ruhundaki iyileştirici gücüne vurgu yaptı. Bildiride yer alan “İnsan sanat için vardır, insansız sanat olmaz” ifadesi, Edirne semalarında yankılanırken, tiyatronun toplumlara birbirini tanıma ve hesaplaşma fırsatı sunduğu belirtildi.

Tiyatro sanatı, asırlardır süregelen gücüyle insanı merkeze alırken, John Fosse gibi isimlerin kuramsal yaklaşımlarıyla da desteklendi. Bildirinin en can alıcı noktası ise “Sanat savaşı döver” cümlesi oldu. Bu ifade, sadece bir temenni değil, yaratıcılığın yıkıcı güçlere karşı kazandığı tarihsel bir zaferin ilanı olarak nitelendirildi. Sahnedeki hayali bir denizin bile insanlara gerçek bir deneyim yaşatabildiği vurgulanarak, tiyatronun illüzyonun ötesindeki hakikati yansıttığı aktarıldı.

Edirne Oda Sahnesi Diksiyon Eğitmeni Sabahattin Bostancıoğlu,, seyircinin sahnedeki rolde kendisini bulmasının bu sanatın temel mucizesi olduğunu ifade etti. Bostancıoğlu; “Tiyatro, karşılıklı duygu alışverişiyle yaşanır ve insan tiyatro sahnesinde her rolü canlandırabilir, üstlenebilir ve seyredenler de kendilerini o canlandırılan rolde hissederler. Zaten güzel olan o hissi, duyguyu aktarabilmektir. İşte biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Umarız tiyatro sanatı benimsenir ve böyle varlığını sürdürmeye devam eder” dedi.  

Yerel Sahnelerin Hayatta Kalma Mücadelesi

Edirne Oda Sahnesi kurucusu Uğur Özkaya, kutlamaların ötesinde sektörün içinde bulunduğu gerçeklere parantez açtı. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü bildirisinin sadece bir kutlama metni olmadığını, aynı zamanda tiyatronun kronikleşmiş sorunlarına dikkat çekmek için bir fırsat olduğunu belirtti. Özkaya; “Dünya Tiyatro Günü aslında bizim uluslararası platformda ve yerelde bu bildirilerle, tiyatronun sorunlarının, problemlerinin daha nasıl iyileştirilebileceğiyle ilgili bir etkinlik yapmaya çalıştık. Her sektörde olduğu gibi tiyatroda da problemler var, bunlardan bahsetmek istemiyoruz. Salonları dolduralım, seyirci olarak daha çok insan gelsin, daha çok oyunlarımız izlensin. Ki bunun için biz de fiyatlarımızı çok cüzi tutuyoruz. Biz bir buçuk yıldır ayakta durmaya çalışıyoruz. İzleyin, izlettirin diyoruz” şeklinde konuştu. Damla GÖÇ AKYÜZ

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.