Türkan bebek hüzünle anıldı

Bulgaristan’da 1984 yılında uygulanan zorunlu asimilasyon politikalarına karşı düzenlenen protestoda annesinin kucağında asker kurşunuyla hayatını kaybeden Türkan Feyzullah, Edirne’de adını taşıyan parkta düzenlenen törenle anıldı. Protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda soydaşın katıldığı programda kimlik mücadelesinde hayatını kaybedenler rahmetle anılırken, duygusal anlar yaşandı.
Bulgaristan’da 1984 yılında uygulanan zorunlu asimilasyon politikalarına karşı Kırcaali’nin Mogilyane köyünde düzenlenen protesto yürüyüşü sırasında, annesinin kucağında Bulgar askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden 2 yaşındaki Türkan Feyzullah, Edirne’de adının verildiği parkta düzenlenen törenle anıldı.

Edirne Belediyesi ile Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen anma programı, Türkan Bebek Anıtı önünde yapıldı. Programa Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanvekili Gökçe Onur Öktem, Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu, Bulgaristan’dan gelen çok sayıda soydaş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Törende saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, sivil toplum kuruluşları tarafından Türkan Bebek Anıtı’na çelenk bırakıldı. Edirne Valisi Yunus Sezer ve protokol üyeleri de anıta karanfil koyarak Türkan Feyzullah’ı andı.

“BARIŞ VE HUZURUN HAKİM OLDUĞU BİR BALKAN COĞRAFYASI DİLİYORUZ”
Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş, Bulgaristan’da yaşayan Türklerin her zaman yaşadıkları ülkeye saygılı ve bağlı bir tutum sergilediğini belirterek, asimilasyon sürecinin geride derin acılar ve göçler bıraktığını söyledi. Güneş, “Bizim insanımız saygılı ve ülkesine bağlıydı ama maalesef bunun sonucu hep bir gözyaşı ve göç ile mükafatlandırıldı diyebilirim. 41 sene önceki insanlarımız vatanını seven insanlar olarak, kimlikleri için özgürlük isterken kırıp dökmediler. Bugün ise ikili ilişkilerimiz en üst seviyede, iyi olduğumuz komşumuzla her türlü alanda ortak çalışmalar yapıldığını görmekteyiz. İkili ilişkilerimizin bulunduğu bu ortamda maalesef siyasi krizler komşumuzu etkilemiş haliyle, soydaşlarımız da bu etkiden nasibini almıştır. Bizler Balkan Türkleri temsilcileri gibi soydaşlarımızın yaşadığı coğrafyalarda soydaşımızın refah içinde olmasını görmek istiyoruz. Türkan bebek, isimlerinden vazgeçmeyen istemeyen Türklerinin kimlik mücadelesinin en küçük şehidi olarak henüz 2 yaşını doldurmadan, annesinin kucağında şehit edilmişti. Lakin bu, total baskıcı rejimin sonucuydu. Ümidim ve dileyim; bu baskıcı stratejik kimlik değiştirip başka kisvelere bürünüp, soydaşlarımıza baskı ve korku yıllarını tekrardan geri getirip baskı yapmamasıdır. Bizler STK olarak barışın, huzurun ve birlikteliğin kol gezdiği bir Bulgaristan ve Balkan coğrafyası temenni ediyoruz” diye konuştu.

“ZULMÜ GERÇEKLEŞTİRENLER HALA CEZASIZ”
Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu ise, asimilasyon sürecinde yaşananların üzerinden yıllar geçmesine rağmen sorumluların hâlâ hesap vermediğine dikkat çekti. Mutlu, “Dile kolay Türkan bebeğimiz şehit olalı 41 yıl oldu. Burada şehit yakınlarımız da var, gazilerimiz var, onların acısını öncelikle paylaşıyorum. Türkan bebeğimize, annesine, diğer şehitlerimize ve 1985 ve daha sonrasında Bulgaristan’daki totaliter rejim tarafından şehit edilmiş tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Üzülerek şunu belirtmek istiyorum; hala Bulgaristan’da bu zulmü yapanlar cezasını almadı, cezasını çekmedi. Hala bizim aramızda dolaşmaktadırlar. Bizim tek derdimiz, tek amacımız, bu insanımızın yaşadığı o sıkıntıları, kim yaşattıysa cezasını çekmesini istiyorum, ceza almasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

“YAŞAM HAKKI VE İNSAN ONURU EVRENSEL BİR SORUMLULUKTUR”
Edirne Belediye Başkanvekili Gökçe Onur Öktem de konuşmasında, Türkan Feyzullah’ın insanlık tarihine, yaşam hakkının en ağır şekilde ihlal edildiği karanlık bir dönemin sembolü olarak geçtiğini ifade etti. Öktem, “Bu acı olay sivillerin ve özellikle çocukların korunmasının evrensel hukuk ve insanlık vicdanı vazgeçilmez bir ilke olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Geçmişte yaşanan bu tür acılar, bizlere yalnızca yas tutmayı değil, hafızayı diri tutmayı, tarihten ders çıkarmayı ve benzer ihlallerin bir daha yaşanmaması için sorumluluk almayı zorunlu kılmaktadır. Bizler tarihten ders çıkarma ve insan uğruna her koşulda savunma kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. İnsan onurunun, kimliğinin ve yaşam hakkının korunması zaman, mekan ve koşullardan bağımsız olarak ortak bir insanlık görevidir” diye konuştu.

“BU, TÜM İNSANLIK ADINA UTANÇ VERİCİDİR”
Edirne Valisi Yunus Sezer ise 1984 yılında yaşananların insanlık adına utanç verici olduğunu vurguladı. Sezer, “Aslında insanlık olarak hepimizin büyük utanç duyacağı bir olay. Biz çocuklarımıza her sene bir milletin isminin ve kimliğinin değişmemesi için vermiş olduğu mücadeleyi anlatıyoruz ve bu mücadelede de hayatını kaybeden 20 aylık bir bebeği anlatıyoruz. Bu çocuklarımıza bunu anlatmak insanlık adına aslında utanç verici. Bu Bulgaristan’da yapılsın ya da dünyanın herhangi bir yerinde yapılsın, hepimiz için utanç verici bir olaydır. Burada sadece Türkan bebeğimiz değil aynı zamanda Türkan bebeğimizle beraber o mücadelede Türklüğün mücadelesi, Türklüğün kimlik mücadelesinde aslında birçok soydaşımızı kaybettik. Birçok soydaşımız, işkenceler nedeniyle yıllarca hapishanelerde kaldılar. Yerlerinden ve yurtlarından oldular. Aslında geriye baktığımız zaman çok da zaman geçmemiş, 41 yıl gibi bir zaman geçmiş. Allah bir daha göstermesin. Allah bir daha Türkan bebek gibi bebeklerimizin ve insanların, kimlikleri nedeniyle, dinleri nedeniyle insanlık dışı muameleye kalmalarını kimseye nasip etmesin” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından programda, 75’inci Yıl İlkokulu öğrencileri tarafından günün anlam ve önemine ilişkin şiirler okundu. Anma töreni, dualar ve yapılan konuşmalarla sona erdi.
Adem Batuhan SEVER








