Vicdan

Yeryüzünde bulunan canlıların en büyük iletişimi iyilikten ve sevgiden geçmektedir. Bu davranış veya iletişim iyiyi ve güzeli ortaya çıkarma aracıdır. Bazen bazı haberleri okuduğunuzda dikkatinizi çekmez ve sadece okuyup geçersiniz. Ancak yıllar sonra siz de o okuduğunuz haberdeki benzer bir şeyle karşılaştığınızda, unuttuğunuzu sandığınız o haber zihninizde aniden capcanlı bir hale dönüşür.

Yolda giderken elimdeki poğaçayı, ekmeği veya simiti köpeklerle paylaştığım çok olmuştur. Hele bir de aç olduğunu anladığım anda keşke daha fazla yiyeceği köpeğe verebilseydim diye hayıflandığım da olmuştur. Evdeki ekmek kırıntılarını da mutfak penceresinin dış kenarına bırakırım ki serçeler veya kumrular yesin diye. Kuşlar da pencerenin kenarına hemen toplaşır ve kendi aralarında hızlı yeme yarışına girerler. Göçebe kuşlar; pelikan, leylek, atmaca, gökgüvercini, doğan, kartal, kelaynak ilkbaharda ülkemize, daha doğrusu kuzey yarım küreye göç ederler. Bu kuşlar bir yerden başka bir yere göç ederken birlikte hareket ederler ve senkronize olurlar. Ülkemizden ayrılmaları da sonbahardır. Güney yarım küreye doğru yola çıkarlar. Yani bu kuşlar uzun yol koşucusudurlar. Evcil değildir, insanlarla bu anlamda iletişimleri söz konusu değildir.

Canlısını olmasa bile resimlerini gördüğümüz göçmen kuşlardan olan bir leylek, eğer ocak ayında deniz kenarında, tıpkı bir evcil hayvan gibi karşınıza çıkar ve peşinizden gelirse, üstelik elinizdeki simit parçasını almaya çalışırsa, işte o zaman tıpkı benim yüzümdeki gibi şaşkınlık ve tebessüm oluşur. Perşembe günü Tekirdağ’da havanın da güneşli ve nispeten ılık olması nedeniyle sahilde deniz kenarında çay içmek için gittiğimizde, bir leylek insanlardan çekinmeden aramızda dolaştı ve anlattığım olayı yaşamamıza sebep oldu.

Ben de yine yıllar öncesinde kalmış bir leylek hikâyesini hatırladım Leyleğin ayağı kırılıyor ve hayvan sever bir beyefendi de leyleğin ayağını tedavi ediyor. Ancak diğer leylekler daha önce göç ettiği için yaralı leylek de kışı bu hayvan severle birlikte geçiriyor ve iletişimleri de mükemmel bir seviyede oluyor. Hatta bir sonraki yıl sonbaharda arkadaşlarıyla göç edip, ilkbaharda yeniden gelince; tedavisini yapan kişinin yanına gidiyor. Böyle olayları okuduğumda veya tanık olduğumda insanın bütün canlılara karşı vicdanlı olmasının ne kadar önemli olduğunu hatırlıyorum.

Bütün canlıların yolu vicdanlı ve iyi insanlara çıksın.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu