Süt üreticisinden net talep

Edirne Merkez, Süloğlu ve Havsa Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt için açıkladığı 22 lira 22 kuruşluk tavsiye alım fiyatını değerlendirdiği konuşmasında, söz konusu fiyatın süt-yem paritesine bakıldığında 25 lira olması gerektiğinde vurgu yaparak, “Fiyat maksimum üç ay geçerli olmalı. Yani mart ayında bu fiyat tekrar revize edilmeli. Çünkü bizim sadece yem değil, bunun haricinde orada çalışanlar var, çeşitli giderleri var. Bunlarda hepsi zincirleme artış yaşanacak” dedi.
Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) çiğ süt için açıkladığı 22 lira 22 kuruşluk tavsiye alım fiyatını değerlendiren Edirne Merkez, Süloğlu ve Havsa Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, söz konusu fiyatın süt-yem paritesi dikkate alındığında üreticiyi korumaktan uzak olduğunu söyledi. Suiçmez, dengeli ve sürdürülebilir bir üretim için çiğ sütün litresinin en az 25 lira olması gerektiğini vurguladı.
Ulusal Süt Konseyi, 7 Ocak 2026 tarihinde yaptığı Yönetim Kurulu Toplantısı’nda çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatını 19 lira 60 kuruştan 22 lira 22 kuruşa yükseltti. Açıklanan rakamın çiğ süt desteği hariç olduğu belirtilirken, fiyat artışı sahada yeterli bulunmadı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, açıklanan fiyatın üretici açısından beklentilerin altında kaldığını ifade etti.
“SÜT-YEM DENGESİ BU RAKAMLA SAĞLANAMIYOR”
Süt fiyatlarının belirlenmesinde en önemli kriterin süt-yem paritesi olduğuna dikkat çeken Suiçmez, sektörün dışından bakanların yaşanan sıkıntıyı tam olarak anlayamadığını söyledi. Açıklanan fiyatın yeterli olmadığını yineleyen Suiçmez, “Bu işin içerisinde olmayan insanlar, buradaki sıkıntıyı bilemez. Bu fiyat asla yeterli değil. Ama diğer bir taraftan da; ‘Yandık, bittik, toz olduk’ durumu da yok ortada. Sosyal medyayı takip ediyorum; ‘Hayvancıyı bitirdiler’ şeklinde eleştiriler yapılıyor. O pozisyonda da değil. Şu anda olması gereken fiyat 25 lira olmalıydı ki benim beklentilerim vardı o yönde. Neden 25 lira derseniz? 1.5 litre yem paritesi bu rakama tekabül ediyor, dengeliyor. Şu anda açıklanan bu fiyatla yem paritesi, 1.29’a geliyor. Bunun 1.5 olması lazım. Bu olduğunda da aşağı yukarı 25 lira bir fiyat olması lazım, bu makul olan fiyattır” dedi.
“BU FİYAT KALICI DEĞİL, EN GEÇ 3 AY İÇİNDE GÜNCELLENİR”
Açıklanan fiyatın 2026 yılının tamamı için geçerli olacağı yönünde bir algı oluştuğunu ifade eden Suiçmez, bunun doğru olmadığını söyledi. Ulusal Süt Konseyi’nin yapısı gereği fiyatların düzenli aralıklarla güncellendiğini hatırlatan Suiçmez, “Süt fiyatları açıklandığında, revize edildiğinde bu 2026 tamamını kapsıyor gibi bir algı oluşturuldu. Böyle bir şey bugüne kadar hiç olmadı. Burada, bu fiyatın kaç ay gideceğini ben bilemem ama konseyde alınan kararda; ‘Her 3 ayda bir veyahut olağanüstü bir durum olduğunda aylık güncellemeler’ diye bir madde var. Yani bu fiyat zaten maksimum 3 ay sonra revize edilecektir. Geçtiğimiz yılda 3 defa revize edilmiş, ondan önceki yıl da öyle. Yani bugüne kadar bir fiyat açıklanıp da 12 ay gittiği görülmemiştir. Çok kesin söylemeyeyim ama belki bir defa olmuştur, olmamıştır. Genel anlamda yılda 2-3 defa bu fiyatlar revize olur” şeklinde konuştu.
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN REVİZYON ŞART”
Süt üretiminde sürdürülebilirliğin altını çizen Suiçmez, mevcut fiyatın kısa süre içinde mutlaka yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Suiçmez, ““Bir litre sütte paritesi dünya ölçeklerine göre 1’e 1 buçuktur. Yani bir litre süt satıp 1.5 kilo yem almak gerekir. Bizim bunu alabilmemiz için süt fiyatı 25 olması lazım. Bir takım gerçekleri ortaya koyarsak; 25 lira gibi bir fiyat açıklansaydı ve 1 Ocak’tan geçerli olmuş olsaydı şu anda Ulusal Süt Konseyi’ne ben teşekkür ediyor olacaktım. Ama şu anda teşekkür de edemiyorum ama ‘yandık, bittik, toz olduk’ da demiyorum. Önemli olan bunun sürdürülebilir olması. Önemli olan oradaki konseyin almış olduğu üç aylık revize etme kurallarına uymaları. Yani şu fiyat burada maksimum üç ay geçerli olmalı. Yani mart ayında bu fiyat tekrar revize edilmeli. Çünkü bizim sadece yem değil, bunun haricinde orada çalışanlar var, çeşitli giderleri var. Bunların hepsi zincirleme artış yapacak” ifadelerini kullandı.
“HAYVANCILIK ZOR AMA GELECEĞİ VAR”
Hayvancılığın son derece meşakkatli bir iş olduğuna dikkat çeken Suiçmez, “Hayvancılık çok zor, çok meşakkatli bir meslek. Bu çamurda, bu yağmurda, ‘Hayvanlara yağmur dinsin de ben gideyim’ deme şansın yok. Hani böyle bir durum hayvancılıkta. Bunun gecesi yok, gündüzü yok, tatili yok. Ciddi anlamda da hayvancılıktan kaçışlar söz konusu. Bakanlığımız bunların geri dönüşleri için projeler yapıyor. Bazı alanlarda çok başarılı olan yerler de var. Bunların daha da genişletilmesi lazım ki iki 2026 için biraz umutluyuz. 2026’da hayvancılıktan hiç kimse umudunu kesmesin. Hayvancılık sevmeden yapılmaz. Sevmiyorsanız hayvanı, hayvancılığı yapamazsınız. Hayvancılığın önü çok açık. Ama zor mu? Zor. Biz burada neyi yapmamız lazım? Mutlaka verimliliği arttırmanın yollarına kafa yormamız lazım. Bu arayışların içerisine girelim” diye konuştu.
Adem Batuhan SEVER



